ağacı ile cümle

ağacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk."Тя е само малко на едно момиче" е имало старо дърво с клон се наведе като място в нея.
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk."היא קצת של ילדה" היה עץ זקן עם סניף כפוף כשל
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk.و"انها مجرد قليلا من فتاة من" كان هناك شجرة قديمة ولها فرع وكأنها عازمة
Bir 'diye bir kız biraz' eski bir ağacın bir dalı vardı gibi eğildi koltuk.その上に座席。彼女は"彼女はバラがその上に成長作った"を
Bir dosya ağacı gösterArată un arbore de fișiere
Bir dosya ağacı gösterChoisissez un fichier dans lequel enregistrer le torrent
Bir dosya ağacı gösterEen bestandsboomstructuur tonen
Bir dosya ağacı gösterEinen Dateibaum anzeigen
Bir dosya ağacı gösterFastruktúra megjelenítése
Bir dosya ağacı gösterMostrar uma árvore de ficheiros
Bir dosya ağacı gösterMostrar un árbol de archivos
Bir dosya ağacı gösterMostra tutti i file in un torrent
Bir dosya ağacı gösterNäytä tiedostopuu
Bir dosya ağacı gösterPokaż drzewo plików
Bir dosya ağacı gösterPrikazuje vse datoteke v torrentu
Bir dosya ağacı gösterVisar ett filträd
Bir dosya ağacı gösterVis et filtræ
Bir dosya ağacı gösterZobrazit strom souborů
Bir dosya ağacı gösterZobrazuje všetky súbory v torrente
Bir dosya ağacı gösterΕμφάνιση όλων των αρχείων που περιέχονται σε ένα torrent
Bir dosya ağacı gösterИзберете файл за записване на торент
Bir dosya ağacı gösterОтображать как дерево файлов
Bir dosya ağacı gösterПоказати ієрархію файлів
Bir dosya ağacı gösterاختر a ملفّ إلى حفظ
Bir dosya ağacı gösterファイルツリーを表示
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.El avea un număr minunat în care o tufă de trandafiri înflorea în fața ochilor auditoriului.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Él tenía este truco maravilloso hacía florecer un rosal frente a nuestros ojos.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Er hatte einen tollen Trick, bei dem ein Rosenbusch vor Ihren Augen zu blühen begann.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Hij had een prachtige truc waarbij een rozenstruik vlak voor je ogen ging bloeien.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Il avait ce tour magnifique où un rosier fleurissait sous vos yeux.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.그는 여러분들의 눈 앞에서 장미가 피는 이런 대단한 마술을 할 줄 압니다.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Robil tento úžasný trik, pri ktorom ružový krík rozkvitol pred vašimi očami.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Sapeva fare un trucco fantastico: faceva fiorire un rosaio proprio davanti ai vostri occhi.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Tinha um truque espantoso em que uma roseira florescia mesmo em frente dos nossos olhos.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.W jednym z jego wspaniałych trików róża rozkwitała na oczach widzów.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Той имал този прекрасен трик, където розов храст разцъфва направо пред очите ви.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.У него был этот замечательный трюк, где куст роз расцветает прямо перед вашими глазами.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.היה לו טריק נפלא שבו שיח וורדים היה פורח מול העיניים שלכם.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.كانت لديه هذه الخدعة الرائعة حيث تتفتح شجيرة ورود أمام أعيننا مباشرة.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.素晴らしいマジックが十八番でしたが 一番見事なマジックは
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Det hendte engang at trærne vilde salve sig en konge, og de sa til oljetreet: Vær konge over oss!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Die Bäume gingen hin, daß sie einen König über sich salbten, und sprachen zu dem Ölbaum: Sei unser König!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Drevesa so šla, da si pomazilijo kralja, in so dejala oljki: Kraljuj nad nami!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Engang tog Træerne sig for at salve sig en Konge. De sagde da til Olietræet: Vær du vor Konge!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Foram uma vez as árvores a ungir para si um rei; e disseram � oliveira: Reina tu sobre nós.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.하루는 나무들이 나가서 기름을 부어 왕을 삼으려 하여 감람나무에게 이르되 너는 우리 왕이 되라 하매
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Los árboles iban a elegir un rey sobre ellos y dijeron al olivo: "¡Reina sobre nosotros!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Puut lähtivät voitelemaan itsellensä kuningasta. Ja he sanoivat öljypuulle: `Ole sinä meidän kuninkaamme`.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Raz boly odišly stromy pomazať nad sebou kráľa a povedaly olive: Kraľuj nad nami!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Sešlo se některého času dříví, aby pomazalo nad sebou krále. I řekli olivě: Kraluj nad námi.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Si misero in cammino gli alberi per ungere un re su di essi. Dissero all'ulivo: Regna su di noi
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Zeszły się drzewa, aby pomazały nad sobą króla, i rzekły do oliwnego drzewa: Króluj nad nami.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Υπηγον ποτε τα δενδρα να χρισωσι βασιλεα εφ' εαυτων και ειπον προς την ελαιαν, Βασιλευσον εφ' ημων.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.еднъж дърветата отишли да помажат цар, който да ги владее, и рекли на маслината: Царувай над нас.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Пошли некогда дерева помазать над собою царя исказали маслине: царствуй над нами.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.הלוך הלכו העצים למשח עליהם מלך ויאמרו לזית מלוכה עלינו׃
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.مرّة ذهبت الاشجار لتمسح عليها ملكا. فقالت للزيتونة املكي علينا.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.有 一 時 樹 木 要 膏 一 樹 為 王 、 管 理 他 們 、 就 去 對 橄 欖 樹 說 、 請 你 作 我 們 的 王
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.有 一 時樹 木 要 膏一樹為王 、 管理 他 們 、 就 去 對 橄欖樹說 、 請 你 作 我 們 的 王
Bir gün ormanda yalnız başına kaybolursan,bir ağacı sarılאם אי פעם תאבד דרכך בעודך לבד ביער, תמיד אפשר לחבק עץ

İlgili Sayfalar