ağacı ile cümle

ağacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bir ağacı keserek devirdin.You chopped a tree down.
O bir ağacı keserek devirdi.He chopped a tree down.
Tom bir ağacı kestiTom chopped a tree down.
O bir ağacı kesti.She chopped a tree down.
Mary bir ağacı keserek devirdi.Mary chopped a tree down.
Biz bir ağacı keserek devirdik.We chopped a tree down.
Onlar bir ağacı budadı.They chopped a tree down.
Gölün hanımı, Merlin'i büyüledi ve onu bir ağacın gövdesinde tuzağa düşürdü.The Lady of the Lake bewitched Merlin and trapped him in the trunk of a tree.
Tom bir ağacın arkasına saklandı.Tom hid behind a tree.
Tom bir ağacın arkasında saklanıyordu.Tom was hiding behind a tree.
Bahçeme bir şeftali ağacı diktim.I planted a peach tree in my garden.
Ben ağacın kesilmesine kesinlikle karşı çıkıyorum.I'm absolutely opposed to the tree being chopped down.
Ben kesinlikle ağacın kesilmesine karşıyım.I'm absolutely against the tree being chopped down.
Erkek kardeşlerim ağacın altındadırlar.My brothers are under the tree.
Bu ağacın meyvesi tatlıdır.The fruit of this tree is sweet.
Ağacın altındaki bankta kitap okuyan kişi Tom'dur.The person reading a book on the bench under the tree is Tom.
Bir ağacı keserek devirdim.I chopped one down.
Bir ağacı suladı.She watered a tree.
Noel ağacının altında bir sürü hediyeler var.There are a lot of gifts under the Christmas tree.
Tom defterinde bir şeyin taslağını yaparken bir ağacın altında oturdu.Tom sat under a tree, sketching something in his notebook.
Tom gitar tıngırdatırken bir ağacın altında oturdu.Tom sat under a tree, strumming his ukulele.
Adam ağacın altında.The man is under the tree.
Bu ağacın kabuğu çok sert.The bark of this tree is very rough.
Çabuk, bu ağacın üzerine tutun.Quick, hold onto this tree.
Erik ağacını kesmedim daha.I haven't cut down the plum tree yet.
Erik ağacını henüz kesmedim.I haven't cut down the plum tree yet.
Bu bir elma ağacıdır.This is an apple tree.
Tom hâlâ Noel ağacını almadı.Tom still hasn't taken down his Christmas tree.
Benim ağacım hasta görünüyor. Ona ne olduğunu merak ediyorum.My tree looks sick. I wonder what's wrong with it.
Bahçende kaç elma ağacı var?How many apple trees do you have in your orchard?
Tom'un, laleleri meşe ağacının yanına dikeceğini sanıyordum.I thought Tom would plant the tulips near the oak tree.
Meyve bahçende kaç tane elma ağacı var?How many apple trees are there in your orchard?
Meyve bahçenizde kaç tane elma ağacı var?How many apple trees are there in your orchard?
Tom, Mary'yi ağacın altında bir sandviç yerken gördü.Tom saw Mary eating a sandwich under the tree.
Tom, Noel ağacını süslemesine Mary'nin yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help decorate his Christmas tree.
Bu bir şeftali ağacı. Çok güzeldir.This is a peach tree. It's very pretty.
Tom bir kitap okurken bir ağacın altında oturuyordu.Tom was sitting under a tree, reading a book.
Tom ve Mary bir ağacın altında piknik öğle yemeği yiyerek oturdu.Tom and Mary sat under a tree eating a picnic lunch.
Bahçede birçok meyve ağacı var.There are many fruit trees in this garden.
Alnını bir ağacın dalına çarptı.He hit his forehead against the branch of a tree.
Arka bahçemizde büyük bir meşe ağacımız var.We have a big oak tree in our backyard.
Huş ağacının beyaz bir kabuğu var.The birch has white bark.
Çadırımızı büyük bir ağacın gölgesi altına kurduk.We pitched our tent under the shade of a large tree.
Tom ağacı budadı.Tom pruned the tree.
Tom ağacın arkasında saklandı.Tom hid behind the tree.
Sen bir çocukken bizim meşe ağacına tırmanırdın.You used to climb our oak tree when you were a kid.
Tom komşusunun bahçesindeki ağacı gösterdi.Tom pointed at the tree in his neighbor's yard.
Bu ağacı keserek devireceğim.I'm going to chop this tree down.
Çadırımızı büyük bir ağacın gölgesinde kurduk.We put up our tent in the shade of a large tree.
Havva, bilgi ağacından meyve kopardı.Eve plucked fruit from the tree of knowledge.
Mary Noel ağacını süslemek için annesine yardım etti.Mary helped her mother decorate the Christmas tree.
Marie, annesinin Noel ağacını süslemesine yardımcı oldu.Marie helped her mother decorate the Christmas tree.
Yaşlı ağacı başka bir yere ekmek zordur.It's difficult to transplant an old tree.
Benim arabam onun ağacından daha yaşlı.My car is older than this tree.
Her aile yeni yıl için bir köknar ağacı süsler.Every family decorates a fir tree for the new year.
Ağacı kesmesi için birine ödeme yaptık.We paid someone to cut the tree down.
Tom kendini ağacın arkasına sakladı.Tom hid himself behind the tree.
Bahçede büyük bir kiraz ağacı var.There's a big cherry tree in the garden.
Bu bir elma ağacı değildir.This isn't an apple tree.
O yol kenarına uzandı ve bir ağacın altında biraz kestirdi.He laid down by the wayside and took a nap under a tree.

İlgili Sayfalar