ağacı ile cümle

ağacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Сбросит он, как виноградная лоза, недозрелую ягоду свою и, как маслина, стряхнет цвет свой.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Ще изрони неузрялото си грозде като лозата, И ще хвърли цвета си като маслината.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.יחמס כגפן בסרו וישלך כזית נצתו׃
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.يساقط كالجفنة حصرمه وينثر كالزيتون زهره.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.他 必 像 葡 萄 樹 的 葡 萄 、 未 熟 而 落 、 又 像 橄 欖 樹 的 花 、 一 開 而 謝
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.他 必 像 葡萄樹 的 葡萄 、 未熟 而 落 、 又 像 橄欖樹 的 花 、 一開而謝
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.Ausztráliában egy liliomból alakult ki a pálmafű,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.Di Australia, sebuah bunga bakung berubah menjadi sebuah pohon rumput,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.En Australia, un lirio se convertió en un árbol herbáceo,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.En Australie, un nénuphar est devenu un xanthorrhoea
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.În Australia, un crin s-a transformat într-un arbust,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.In Australia, un giglio divenne una xanthorrhoea,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.In Australien verwandelte eine Lilie sich in einen Grasbaum,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.In Australië werd een lelie een grasboom,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.호주에서 백합은 잔디 나무가 되었습니다.
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.Na Austrália, um lírio transformou-se numa "Árvore Herbácea" ["genus Xanthorrhoea"]
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.Ở Úc, hoa huệ phát triển thành cây Thích diệp thụ,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.V Austrálii sa ľalia zmenila na trávový strom,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü. ve Havai'de, bir papatya bir gümüş kılıç oldu.Australiassa lilja muuttui heinäpuuksi, ja Hawajilla päivänkakkarasta tuli haleakalanlaavakalpa.
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü. ve Havai'de, bir papatya bir gümüş kılıç oldu.ハワイでは ヒナギクが ギンケンソウになりました
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.W Australii, lilia zmieniła się w trawę drzewiastą
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.Στην Αυστραλία, ένα νούφαρο μετατράπηκε σε ένα δέντρο χλόης Xanthorrhoea
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.В Австралии лилии стали травяными деревьями,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.В Австралия една лилия се превърнала в тревно дърво,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.באוסטרליה, חבצלת הפכה לעץ-דשא,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.فى أستراليا، تحول الزنبق إلى شجر عنب،
Ayrıca, çam ağacından, her biri iki kanatlı, katlanabilen iki kapı yaptırdı.chacun des battants était formé de deux planches brisées.
Ayrıca, çam ağacından, her biri iki kanatlı, katlanabilen iki kapı yaptırdı.Juga dibuat dua daun pintu dari kayu cemara biasa, yang masing-masing dapat dilipat
Ayrıca, çam ağacından, her biri iki kanatlı, katlanabilen iki kapı yaptırdı.그 두 문짝은 잣나무라 이 문짝도 두 짝으로 접게 되었고 저 문짝도 두 짝으로 접게 되었으며
Ayrıca, çam ağacından, her biri iki kanatlı, katlanabilen iki kapı yaptırdı.lại làm hai cánh cửa bằng gỗ tòng ; mỗi cánh có hai miếng trá khép lại được .
Ayrıca, çam ağacından, her biri iki kanatlı, katlanabilen iki kapı yaptırdı.lại làm hai cánh cửa bằng gỗ tòng; mỗi cánh có hai miếng trá khép lại được.
Ayrıca, çam ağacından, her biri iki kanatlı, katlanabilen iki kapı yaptırdı.och två dörrar av cypressträ, var dörr bestående av två dörrhalvor som kunde vridas.
Ayrıca, çam ağacından, her biri iki kanatlı, katlanabilen iki kapı yaptırdı.og to dørfløier av cypresstre; begge dørfløiene var i to deler, som kunne svinges hver for sig.
Ayrıca, çam ağacından, her biri iki kanatlı, katlanabilen iki kapı yaptırdı.og to Dørfløje af Cyprestræ, således at hver af de to Dørfløje bestod af to bevægelige Dørflader;
Ayrıca, çam ağacından, her biri iki kanatlı, katlanabilen iki kapı yaptırdı.şi cu două uşi de lemn de chiparos; fiecare uşă era făcută din două scînduri despărţite.
Ayrıca, çam ağacından, her biri iki kanatlı, katlanabilen iki kapı yaptırdı.und zwei Türen von Tannenholz, daß eine jegliche Tür zwei Blatt hatte aneinander hangen in ihren Angeln,
Ayrıca, çam ağacından, her biri iki kanatlı, katlanabilen iki kapı yaptırdı.И две врати от елхово дърво; двете крила на едната врата се сгъваха и двете крила на другата врата се сгъваха.
Ayrıca, çam ağacından, her biri iki kanatlı, katlanabilen iki kapı yaptırdı.ושתי דלתות עצי ברושים שני צלעים הדלת האחת גלילים ושני קלעים הדלת השנית גלילים׃
Ayrıca, çam ağacından, her biri iki kanatlı, katlanabilen iki kapı yaptırdı.ومصراعين من خشب السرو. المصراع الواحد دفّتان تنطويان والمصراع الآخر دفّتان تنطويان.
Ayrıca, çam ağacından, her biri iki kanatlı, katlanabilen iki kapı yaptırdı.用 松 木 作 門 兩 扇 、 這 扇 分 兩 扇 、 是 摺 疊 的 、 那 扇 分 兩 扇 、 也 是 摺 疊 的
Ayrıca, çam ağacından, her biri iki kanatlı, katlanabilen iki kapı yaptırdı.用 松木 作 門兩 扇 、 這扇 分兩扇 、 是 摺疊 的 、 那 扇 分兩扇 、 也是 摺疊的
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››A dvě olivy při něm, jedna po pravé straně dčbánu olejného, a druhá po levé straně jeho.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››A dve olivy pri ňom, jedna z pravej strany nádoby a jedna na jej ľavej strane.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››desuden to Olietræer ved Siden af den, et til højre, et andet tilvenstre for Oliekarret."
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Di sebelah kiri dan kanan kaki lampu itu ada dua pohon zaitun.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Due olivi gli stanno vicino, uno a destra e uno a sinistra»
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Dwie też oliwy przytem, jedna po prawej stronie czaszy, a druga po lewej stronie jej.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››e junto a ele há duas oliveiras, uma � direita do vaso de azeite, e outra � sua esquerda.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››En ik zie twee olijfbomen staan aan weerszijden van het reservoir.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››És mellette két olajfa: egyik az olajtartó jobb oldalán, a másik pedig annak bal oldalán.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››et il y a près de lui deux oliviers, l`un à la droite du vase, et l`autre à sa gauche.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››in dve oljki zraven njega, ena ob desni strani oljenke in druga ob levi plati njeni.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Ja kaksi öljypuuta sen ääressä, toinen öljyastian oikealla, toinen vasemmalla puolella."
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››그 등대 곁에 두 감람나무가 있는데 하나는 그 주발 우편에 있고 하나는 그 좌편에 있나이다 하고
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Och två olivträd sträcka sig över den, ett på högra sidan om skålen och ett på vänstra.»
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››og to oljetrær står ved siden av den, ett på oljekarets høire side og ett på dets venstre side.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Ỡ kề bên lại có hai cây ô - li-ve , một cây ở bên hữu cái chậu , và một cái ở bên tả .
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Ỡ kề bên lại có hai cây ô-li-ve, một cây ở bên hữu cái chậu, và một cái ở bên tả.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Şi lîngă el sînt doi măslini, unul la dreapta vasului, şi altul la stînga lui.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Sobre él hay dos olivos, uno a la derecha del depósito, y otro a su izquierda

İlgili Sayfalar