ağacı ile cümle
ağacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ali: Evet yani çarpan ağacına bakabiliriz.Sal: 힌트를 따라 우리는 다른 소인수 분해 가지치기를 해보겠습니다
Ali: Evet yani çarpan ağacına bakabiliriz.Vores første skridt er derfor 2.
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.(51:10) А я, как зеленеющая маслина, в доме Божием, и уповаю на милостьБожию во веки веков,
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Což spravedliví vidouce, budou se báti a jemu posmívati:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Dar eu sînt în Casa lui Dumnezeu ca un măslin verde, mă încred în bunătatea lui Dumnezeu, în veci de veci.
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.De oprechte mensen die het zien, zullen ontzag voor God hebben en zeggen:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Ja vanhurskaat näkevät sen ja pelkäävät, ja he nauravat häntä:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Keď to uvidia spravedliví, budú sa báť a ľudia sa mu budú smiať a povedia:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.오직 나는 하나님의 집에 있는 푸른 감람나무 같음이여 하나님의 인자하심을 영영히 의지하리로다
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.látják [ezt] az igazak, és félnek, és nevetnek rajta:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Mas eu sou qual oliveira verde na casa de Deus; confio na bondade de Deus para sempre e eternamente.
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Men jeg er som et frodigt Olietræ i Guds Hus, Guds Miskundhed stoler jeg evigt og altid på.
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Och de rättfärdiga skola se det och frukta, de skola le åt honom:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Og de rettferdige skal se det og frykte, og de skal le av ham og si:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.To widząc sprawiedliwi będą się bali, i będę się z niego naśmiewali, mówiąc:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Vedendo, i giusti saran presi da timore e di lui rideranno
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.А аз съм като маслина, която зеленее в Божия дом; Уповавам на Божията милост от века до века.
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.ואני כזית רענן בבית אלהים בטחתי בחסד אלהים עולם ועד׃
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.اما انا فمثل زيتونة خضراء في بيت الله. توكلت على رحمة الله الى الدهر والابد.
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.至 於 我 、 就 像 神 殿 中 的 青 橄 欖 樹 . 我 永 永 遠 遠 倚 靠 神 的 慈 愛
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.至於 我 、 就 像 神殿 中的 青橄 欖樹.我永永遠遠 倚靠 神 的 慈愛
Ama bir ağacı ancak Tanrı yapar."Ale tylko Bóg może stworzyć drzewo".
Ama bir ağacı ancak Tanrı yapar.""Básně jsou tvořeny hlupáky jako jsem já, ale jen Bůh může stvořit strom."
Ama bir ağacı ancak Tanrı yapar."오직 하느님만이 나무를 만드실 수 있다네."
Ama bir ağacı ancak Tanrı yapar."Nur Gott kann erschaffen einen Baum für dich."
Ama bir ağacı ancak Tanrı yapar.""Poeziile sunt create de naivi ca mine, Dar puterea de a crea un copac, numai Dumnezeu o deține"
Ama bir ağacı ancak Tanrı yapar.""Runoja tekevät kaltaiseni hupsut, mutta vain Jumala voi tehdä puun."
Ama bir ağacı ancak Tanrı yapar.""Стихотворенията се пишат от глупаци като мен, но само Бог може да направи дърво."
Ama bir ağacı ancak Tanrı yapar."ولكن الله فقط يخلق الاشجار."
Ama bir ağacı ancak Tanrı yapar."「では神が牛を創った」と 皆さんは言うかもしれません
‹‹Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.››Ale z stromu vědění dobrého a zlého nikoli nejez; nebo v který bys koli den z něho jedl, smrtí umřeš.
‹‹Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.››De a jó és gonosz tudásának fájáról, arról ne egyél; mert a mely napon ejéndel arról, bizony meghalsz.
‹‹Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.››선악을 알게하는 나무의 실과는 먹지 말라 네가 먹는 날에는 정녕 죽으리라 하시니라
‹‹Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.››kun af Træet til Kundskab om godt og ondt må du ikke spise; den Dag du spiser deraf, skal du visselig dø!"
‹‹Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.››men av kunskapens träd på gott och ont skall du icke äta, ty när du äter därav, skall du döden dö.»
‹‹Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.››nhưng về cây biết điều thiện và điều ác thì chớ hề ăn đến; vì một mai ngươi ăn chắc sẽ chết.
‹‹Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.››nhưng về cây biết_điều thiện và điều ác thì_chớ hề ăn đến ; vì một_mai ngươi ăn chắc sẽ chết .
‹‹Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.››а от дерева познания добра и зла не ешь от него, ибо в день, в который ты вкусишь от него, смертью умрешь.
‹‹Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.››ומעץ הדעת טוב ורע לא תאכל ממנו כי ביום אכלך ממנו מות תמות׃
‹‹Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.››واما شجرة معرفة الخير والشر فلا تأكل منها. لانك يوم تأكل منها موتا تموت.
‹‹Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.››只 是 分 別 善 惡 樹 上 的 果 子 、 你 不 可 喫 、 因 為 你 喫 的 日 子 必 定 死
‹‹Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.››只是 分別善惡樹 上 的 果子 、 你 不 可 喫 、 因為 你 喫 的 日子 必定 死
‹‹Ama Tanrı, ‹Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz› dedi.››동산 중앙에 있는 나무의 실과는 하나님의 말씀에 너희는 먹지도 말고 만지지도 말라 너희가 죽을까 하노라 하셨느니라
‹‹Ama Tanrı, ‹Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz› dedi.››ומפרי העץ אשר בתוך הגן אמר אלהים לא תאכלו ממנו ולא תגעו בו פן תמתון׃
‹‹Ama Tanrı, ‹Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz› dedi.››واما ثمر الشجرة التي في وسط الجنة فقال الله لا تأكلا منه ولا تمسّاه لئلا تموتا.
‹‹Ama Tanrı, ‹Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz› dedi.››惟 有 園 當 中 那 棵 樹 上 的 果 子 、 神 曾 說 、 你 們 不 可 喫 、 也 不 可 摸 、 免 得 你 們 死
‹‹Ama Tanrı, ‹Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz› dedi.››惟有 園當 中 那 棵 樹上 的 果子 、 神 曾 說 、 你 們不可喫 、 也 不 可 摸 、 免得 你 們死
Ana projeye yerelde yapılan değişiklikleri kendi ağacına çekmesini sormak için izin hazırla.Générer une requête demandant au projet en amont d'inclure les modifications dans son arborescence.
Anlaştık. Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?Azt hiszem, ebben egyetértünk.
Anlaştık. Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?Credo che siamo d'accordo su questo.
Anlaştık. Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?Daar zijn we het over eens.
Anlaştık. Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?이 점은 모두들 동의하리라 믿습니다. 그렇다면 나무는 어디에서 이런 의자를
Anlaştık. Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?Mistä puu sitten saa aineksen, josta tämä tuoli on tehty?
Anlaştık. Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?Où l'arbre prend-il la substance avec laquelle nous faisons cette chaise ?
Anlaştık. Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?Skąd drzewo bierze to, z czego zrobione jest to krzesło?
Anlaştık. Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?Все согласятся с этим, я думаю.
Anlaştık. Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?Мисля, че всички ще се съгласим за това.
Anlaştık. Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?أعتقد أننا نتفق حول ذلك. من أين تأتي الأشجار بالأشياء التي تشكل هذا الكرسي،
Anlaştık. Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?モノをどこから得たのでしょうか? これらは全てどこから来たのでしょう?
Araç Çubuğu & Eylem AğacıArborescence des barres d'outils et des actions