ağacı ile cümle
ağacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ağacın tepesinde güzel meyveler var.Horní větve nesou spoustu šťavnatých plodů.
Ağacın tepesinde güzel meyveler var.Il y a une multitude de bons fruits en haut de l'arbre
Ağacın tepesinde güzel meyveler var.아주 맛있는 열매들 말이지요.
Ağacın tepesinde güzel meyveler var.Na czubku tego drzewa jest dużo dobrych owoców.
Ağacın tepesinde güzel meyveler var.Ott a rengeteg finom gyümölcs a tetején.
Ağacın tepesinde güzel meyveler var.Tem um bocado de bons frutos no topo da árvore.
Ağacın tepesinde güzel meyveler var.Trên cây có rất nhiều quả ngon
Ağacın tepesinde güzel meyveler var.Un montón de buenas frutas en la parte alta del árbol.
Ağacın tepesinde güzel meyveler var.Υπάρχει ένα σωρό καλές φρούτων στην κορυφή του δέντρου.
Ağacın tepesinde güzel meyveler var.Има един куп добри плодове на върха на дървото.
Ağacın tepesinde güzel meyveler var.Много вкусных фруктов наверху.
Ağacın tepesinde güzel meyveler var.На вершечку дерева росте в'язка спілих фруктів.
Ağacın tepesinde güzel meyveler var.יש כמה פירות טובים בצמרת העץ.
Ağacın tepesinde güzel meyveler var.وفوقها بعض الثمار الحلوة
Ağacın tepesinde güzel meyveler var.リンゴだとしよう。そして、こんな感じの牛のような生物が、
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Arrancó la punta de su renuevo, lo llevó a una tierra de mercaderes, y la puso en una ciudad de comerciantes
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.A rupt ramura cea mai înaltă a lui, a dus -o într'o ţară de negoţ, şi a pus -o într'o cetate de negustori;
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Gyönge ágainak hegyét letépte, és vivé azt a kalmárok földére, az árusok városában tevé le.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Han bröt av dess översta kvist och förde den till krämarlandet och satte den i en köpmansstad.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Hän taittoi siitä latvalehvän ja vei sen kauppiasten maahan, asetti sen kauppurien kaupunkiin.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.그 연한 가지 끝을 꺾어 가지고 장사하는 땅에 이르러 상고의 성읍에 두고
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.lalu membawanya dan meletakkannya di kota dagang yang ramai
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Najgorenjo vejico je odtrgal in jo odnesel v deželo tržnikov in jo postavil v mestu kupčevalcev.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Nó bẻ nhành non rất cao , đem đến trong một đất thương_mãi , và để trong một thành của người buôn_bán .
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Nó bẻ nhành non rất cao, đem đến trong một đất thương mãi, và để trong một thành của người buôn bán.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.odlomil čo bolo najvýbornejšie jeho mládnikov a zaniesol to do kupeckej zeme, složil to v meste obchodníkov.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Spidsen af dens Skud brød den af, bragte den til et Kræmmerland og satte den i en Handelsby.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.stroncò il ramo più alto e lo portò in un paese di mercanti, lo depose in una città di negozianti
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.und brach das oberste Reis ab und führte es ins Krämerland und setzte es in die Kaufmannstadt.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Vrch mladistvých ratolestí jeho ulomila, a přenesla jej do země kupecké; v městě kupeckém položila jej.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.απεκοψε τα ακρα των τρυφερων αυτου κλαδων και εφερεν αυτα εις γην εμπορικην εθεσεν αυτα εις πολιν εμπορων.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.сорвал верхний из молодых побегов его и принес его вземлю Ханаанскую, в городе торговцев положил его;
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Той откърши върховете на клончетата му Та ги занесе в търговска страна, Тури ги в търговски град.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.את ראש יניקותיו קטף ויביאהו אל ארץ כנען בעיר רכלים שמו׃
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.قصف راس خراعيبه وجاء به الى ارض كنعان وجعله في مدينة التجار.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.就 是 折 去 香 柏 樹 儘 尖 的 嫩 枝 、 叼 到 貿 易 之 地 、 放 在 買 賣 城 中
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.就是 折去 香柏 樹儘 尖 的 嫩枝 、 叼到 貿易 之 地 、 放在 買賣 城中
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.Aș crea o scară pentru a mă urca în vârful copacului.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.Crearía una escalera para subir a lo alto del árbol.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.Creerei una scala per salire in cima agli alberi.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.Frau: Ich würde eine Leiter bauen und damit hoch zur Baumspitze gelangen.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.Ik zou mijn eigen wandelstok maken. Vrouw: Een ladder om in de boom te klimmen.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.Je voudrais créer une échelle pour monter au sommet des arbres.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.사다리를 만들어서 나무 오르는 데 쓸 것입니다.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.Nữ: Tôi sẽ tạo ra cái thang để leo lên ngọn cây.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.Stworzyłbym drabinę, aby dostać się na szczyt drzewa.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.Бих направил стълба, с която да се качвам на върха на дървото.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.Женщина: Я бы сделала лестницу, чтобы залазить на верхушки деревьев.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.הייתי מיצרת סולם כדי להגיע לצמרת העץ.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.سأقوم بإنشاء سلم أستعمله للوصول إلى أعلى الشجرة.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.(女性)オリーブサーバーね
Ağacın üstüne bir ağız koyarsanız "aptal" olur.Dajme ústa na strom a je to IDIOT.
Ağacın üstüne bir ağız koyarsanız "aptal" olur. (Gülüşmeler)Ada mulut di atas pohon, artinya "idiot," (Tawa)
Ağacın üstüne bir ağız koyarsanız "aptal" olur. (Gülüşmeler)Dáme pusu na strom a je z toho IDIOT.
Ağacın üstüne bir ağız koyarsanız "aptal" olur. (Gülüşmeler)Đặt cái "miệng" ở trên cây, đó sẽ là "thằng ngốc"
Ağacın üstüne bir ağız koyarsanız "aptal" olur. (Gülüşmeler)Ponham uma boca no cimo da árvore e temos "idiota".
Ağacın üstüne bir ağız koyarsanız "aptal" olur. (Gülüşmeler)Usta nad drevesom pomenijo "bedak." (Smeh)
Ağacın üstüne bir ağız koyarsanız "aptal" olur. (Gülüşmeler)Αν βάλουμε ένα στόμα πάνω στην κορυφή ενός δέντρου, αυτό θα πει "βλάκας".
Ağacın üstüne bir ağız koyarsanız "aptal" olur. (Gülüşmeler)Если поместить рот на верхнюю часть дерева, получится "идиот".
Ağacın üstüne bir ağız koyarsanız "aptal" olur. (Gülüşmeler)Сложете уста върху дървото и това е "идиот" (Смях)