ağacı ile cümle
ağacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
% 1 için DOM AğacıDOM- træ for% 1
% 1 için DOM AğacıDrevo DOM za% 1
% 1 için DOM AğacıDrzewo DOM dla% 1
% 1 için DOM AğacıStrom DOM pre% 1
% 1 için DOM AğacıStrom DOM pro% 1
% 1 için DOM AğacıΔέντρο DOM για% 1
% 1 için DOM AğacıДерево DOM для% 1
% 1 için DOM AğacıДерево DOM для% 1
% 1 için DOM AğacıДърво DOM на% 1
% 1 için DOM Ağacıעץ DOM עבור% 1
% 1 için DOM Ağacıشجرة DOM ل% 1
42' nin asal çarpanlarını bulmak için çarpan ağacı yapabiliriz.42을 소인수 분해하기 위해 가지치기를 해보겠습니다
42' nin asal çarpanlarını bulmak için çarpan ağacı yapabiliriz.Egy prímtényezős fával a 42-t felbonthatjuk a prímtényezőire.
42' nin asal çarpanlarını bulmak için çarpan ağacı yapabiliriz.Hintet er, at vi kan bruge et faktortræ til at finde 42's primfaktoriseing.
42' nin asal çarpanlarını bulmak için çarpan ağacı yapabiliriz.Use uma árvore de fator para quebrar a 42 em sua fatoração.
42' nin asal çarpanlarını bulmak için çarpan ağacı yapabiliriz.どの素数が 42 を割り切るのか? そうですね.
99 metre uzunluğuyla Sekoya evrenine uzayıp giden bu ağacı düşünün.이 나무가 325피트(99.0미터), 즉 32층 건물의 높이로
99 metre uzunluğuyla Sekoya evrenine uzayıp giden bu ağacı düşünün.32階建ての高さです 長い時間をかけて自らを形作ってきた
99 metre uzunluğuyla Sekoya evrenine uzayıp giden bu ağacı düşünün.Pomyślcie o drzewie, wysokim na 100 metrów - 32 piętra.
99 metre uzunluğuyla Sekoya evrenine uzayıp giden bu ağacı düşünün.חשבו על העץ הזה, עולה, 69 מטר, מעלה לתוך חלל הרדווד.
99 metre uzunluğuyla Sekoya evrenine uzayıp giden bu ağacı düşünün.فكروا في هذه الشجرة، ترتفع 8 أمتار و 255 سنتيمترا في فضاء غابات السكويا،
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bu küçük bir maun ağacı dalı. [2.Det är en liten kvist från Neem-trädet. man nr 2 pratar på inhemskt språk:
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bu küçük bir maun ağacı dalı. [2.Det er en lille gren fra et Neem-træ. anden mand taler lokalt sprog:
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bu küçük bir maun ağacı dalı. [2.Mały patyczek z miodli indyjskiej. drugi mężczyzna mówi w ojczystym języku:
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bu küçük bir maun ağacı dalı. [2.Tämä on pieni Neem-puun oksa. mies #2 puhuu omaa kieltään:
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bu küçük bir maun ağacı dalı. [2.Větvička zederachu. muž 2 rodnou řečí:
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bu küçük bir maun ağacı dalı. [2.Это веточка дерева ним. второй мужчина:
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bu küçük bir maun ağacı dalı.C'est une brindille de margousier.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bu küçük bir maun ağacı dalı.Das ist ein Zweig des Neem-Baumes.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bu küçük bir maun ağacı dalı.Ez egy kis miatyánkcserje-ág.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bu küçük bir maun ağacı dalı.Het is een takje van de neem-boom. man 2 in eigen taal:
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bu küçük bir maun ağacı dalı.남자: 인도멀구슬나무의 작은 가지에요.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bu küçük bir maun ağacı dalı.Ένα μικρό κλαδί από δέντρο Νιμ.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bu küçük bir maun ağacı dalı.الرجل: إنه سواك صغير شجرة النيم.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bu küçük bir maun ağacı dalı.男2(母国語): 何に使うの?
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Có người thấy điều đó , đến nói cùng Giô-áp rằng : Tôi đã thấy Áp - sa-lôm bị treo trên cây thông .
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Có người thấy điều đó, đến nói cùng Giô-áp rằng: Tôi đã thấy Áp-sa-lôm bị treo trên cây thông.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Co ujrzawszy mąż niektóry, oznajmił Joabowi, mówiąc: Otom widzał Absaloma wiszącego na dębie.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Da das ein Mann sah, sagte er's Joab an und sprach: Siehe, ich sah Absalom an einer Eiche hangen.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Dette fikk en mann se, meldte det til Joab og sa: Jeg så Absalom henge i terebinten der borte.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Eén van Davids mannen zag hem daar hangen en meldde het Joab.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.En Mand, der så det meldte det til Joab og sagde: "Jeg så Absalon hænge i en Terebinte."
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.In neki mož vidi to in oznani Joabu in reče: Glej, videl sem Absaloma, da visi na hrastu.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Keď to videl ktorýsi muž, oznámil to Joábovi a riekol: Hľa, videl som Absaloma visieť na dube.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Kit mikor egy ember meglátott, hírül adá Joábnak, és monda: Ímé, láttam Absolont egy cserfán függeni.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.한 사람이 보고 요압에게 고하여 가로되 내가 보니 압살롬이 상수리나무에 달렸더이다
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Och en man fick se det och berättade för Joab och sade: »Jag såg där borta Absalom hänga i en terebint.»
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Sen näki eräs mies ja ilmoitti sen Jooabille ja sanoi: "Katso, minä näin Absalomin riippuvan tammessa".
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.To uzřev jeden, oznámil Joábovi, řka: Hle, viděl jsem Absolona, an visí na dubě.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.um homem, vendo isso, contou-o a Joabe, dizendo: Eis que vi Absalão pendurado dum carvalho.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Un hombre lo vio y avisó a Joab diciendo: --He aquí que he visto a Absalón colgado de una encina
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Un homme ayant vu cela vint dire à Joab: Voici, j`ai vu Absalom suspendu à un térébinthe.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Un om, văzînd lucrul acesta, a venit şi a spus lui Ioab: ,,Iată, am văzut pe Absalom spînzurat de un stejar.``
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Un uomo lo vide e venne a riferire a Ioab: «Ho visto Assalonne appeso a un terebinto»
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Ιδων δε ανηρ τις, απηγγειλε προς τον Ιωαβ, και ειπεν, Ιδου, ειδον τον Αβεσσαλωμ κρεμαμενον εις δρυν.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.И един човек го видя та извести на Иоава, казвайки: Ето, видях Авесалома увиснал на дъб.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.И увидел это некто и донес Иоаву, говоря: вот, явидел Авессалома висящим на дубе.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.וירא איש אחד ויגד ליואב ויאמר הנה ראיתי את אבשלם תלוי באלה׃
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.فرأه رجل واخبر يوآب وقال اني قد رأيت ابشالوم معلقا بالبطمة.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.有 個 人 看 見 、 就 告 訴 約 押 說 、 我 看 見 押 沙 龍 掛 在 橡 樹 上 了