ağaçlardan ile cümle

ağaçlardan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
59
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Então para lhe chegar primeiro temos que nos livrar das árvores.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Jadi untuk mendapatkannya, Anda perlu menyingkirkan pepohonan.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.그래서 그걸 얻으려면, 먼저 나무를 베어 내야 합니다.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Takže abyste se k ní dostali, musíte nejdříve vykácet ty stromy.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Takže ak sa k nej chcete dostať, musíte sa najskôr zbaviť stromov.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Um daran zu kommen, muss man zuerst die Bäume loswerden.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Vì để lấy dầu, trước hết bạn phải đốn bỏ các cây xung quanh.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Έτσι, για να την αποσπάσεις, πρέπει πρώτα να ξεφορτωθείς τα δέντρα.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Така че, за да стигнете до него, първо трябва да се отървете от дърветата.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Чтобы добыть его, нужно сперва избавиться от деревьев.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.אז כדי להגיע אליו, ראשית יש להיפטר מכל העצים.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.ولكي نستخرجه علينا اولاً ان نتخلص من الغطاء النباتي
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.まず木を切り倒さなければなりません それから表土を剥がして
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.A väčšina zástupu prestierali svoje rúcha na cestu, a zase iní sekali letorasty so stromov a stlali na cestu,
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.A wielki lud słał szaty swoje na drodze, a drudzy obcinali gałązki z drzew, i słali na drodze.
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.Bấy giờ phần nhiều trong đám dân đông trải áo mình trên đường; kẻ khác chặt nhánh cây mà rải ra giữa đường.
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.Bấy_giờ phần_nhiều trong đám dân đông trải áo mình trên đường ; kẻ khác chặt nhánh cây mà rải ra giữa đường .
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.Cei mai mulţi din norod îşi aşterneau hainele pe drum; alţii tăiau ramuri din copaci, şi le presărau pe drum.
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.Ja suurin osa kansasta levitti vaatteensa tielle, ja toiset karsivat oksia puista ja hajottivat tielle.
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.무리의 대부분은 그 겉옷을 길에 펴며 다른이는 나무 가지를 베어 길에 펴고
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.Mnogo ljudstva pa pogrne oblačila svoja po poti, a drugi sekajo veje z dreves, ter jih steljejo po poti.
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.Mnohý pak zástup stlali roucha svá na cestě, jiní pak ratolesti z dříví sekali a metali na cestu.
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.Og størstedelen av folket bredte sine klær på veien, andre hugg grener av trærne og strødde dem på veien,
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.Множество же народа постилали свои одежды по дороге,а другие резали ветви с дерев и постилали по дороге;
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.Пребагато ж народу простилали одежу свою по дорозї; инші ж різали віттє з дерева і встилали дорогу.
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.ורב ההמון פרשו את בגדיהם על הדרך ואחרים כרתו ענפי עצים וישטחום על הדרך׃
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.والجمع الاكثر فرشوا ثيابهم في الطريق. وآخرون قطعوا اغصانا من الشجر وفرشوها في الطريق.
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.眾 人 多 半 把 衣 服 鋪 在 路 上 . 還 有 人 砍 下 樹 枝 來 鋪 在 路 上
Halkın büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dal kesip yola seriyordu.眾 人 多半 把 衣服 鋪在 路上 . 還 有 人 砍下 樹枝 來鋪 在 路上
Harika bir proje, ilk plan, Afrika kıtası boyunca dikilecek ağaçlardan bir kuşak oluşturmak.아주 훌륭한 프로젝트입니다. 그 초기계획은 나무들로 이루어진 방어 벨트를 아프리카 대륙 전체를 가로질러 심는 것이었습니다.
Harika bir proje, ilk plan, Afrika kıtası boyunca dikilecek ağaçlardan bir kuşak oluşturmak.פרוייקט פנטסטי, התוכנית ההתחלתית קראה לשתילת חגורת עצים מגנה לרוחב היבשת האפריקאית,
Harika bir proje, ilk plan, Afrika kıtası boyunca dikilecek ağaçlardan bir kuşak oluşturmak.إنه مشروع رائع. الخطة المبدئية للمشروع دعت إلى زرع حزام واقِ من الأشجار يمتد في القارة الأفريقية
Harika bir proje, ilk plan, Afrika kıtası boyunca dikilecek ağaçlardan bir kuşak oluşturmak.アフリカ大陸を横断して 防風林を作る予定でした 西はモーリタニアから、東のジブチまで横切ってです
Kırdaki bütün ağaçlardan daha çok büyüdü. Bol su verildiği için Dal budak saldı, dalları uzadı.그 나무가 물이 많으므로 키가 들의 모든 나무보다 높으며 굵은 가지가 번성하며 가는 가지가 길게 빼어났고
Kırdaki bütün ağaçlardan daha çok büyüdü. Bol su verildiği için Dal budak saldı, dalları uzadı.על כן גבהא קמתו מכל עצי השדה ותרבינה סרעפתיו ותארכנה פארתו ממים רבים בשלחו׃
Kırdaki bütün ağaçlardan daha çok büyüdü. Bol su verildiği için Dal budak saldı, dalları uzadı.فلذلك ارتفعت قامته على جميع اشجار الحقل وكثرت اغصانه وطالت فروعه لكثرة المياه اذ نبت.
Kırdaki bütün ağaçlardan daha çok büyüdü. Bol su verildiği için Dal budak saldı, dalları uzadı.所 以 他 高 大 超 過 田 野 諸 樹 、 發 旺 的 時 候 、 枝 子 繁 多 . 因 得 大 水 之 力 枝 條 長 長
Kırdaki bütün ağaçlardan daha çok büyüdü. Bol su verildiği için Dal budak saldı, dalları uzadı.所以 他 高大 超 過 田野 諸樹 、 發旺 的 時候 、 枝子 繁多 . 因 得 大水 之 力 枝條長長
Tüm bu zaman şehirde yaşıyordum, çünkü, doğrusu, ağaçlardan korkuyordum.Celý tento čas som žila v meste, lebo, ak mám byť úprimná, mala som strach zo stromov.
Tüm bu zaman şehirde yaşıyordum, çünkü, doğrusu, ağaçlardan korkuyordum.Durante questo periodo ho vissuto in città perché, francamente, ero spaventata dagli alberi.
Tüm bu zaman şehirde yaşıyordum, çünkü, doğrusu, ağaçlardan korkuyordum.Durante todo esse tempo vivi na cidade, porque, para ser franca, eu tinha medo de árvores.
Tüm bu zaman şehirde yaşıyordum, çünkü, doğrusu, ağaçlardan korkuyordum.Hela den här tiden bodde jag i stan, eftersom jag, för att vara ärlig, var rädd för träd.
Tüm bu zaman şehirde yaşıyordum, çünkü, doğrusu, ağaçlardan korkuyordum.Ik woonde al die tijd in de stad, omdat, om eerlijk te zijn, ik bang was voor bomen.
Tüm bu zaman şehirde yaşıyordum, çünkü, doğrusu, ağaçlardan korkuyordum.In all dieser Zeit lebte ich in der Stadt, um ehrlich zu sein vor allem, weil ich Angst vor Bäumen hatte.
Tüm bu zaman şehirde yaşıyordum, çünkü, doğrusu, ağaçlardan korkuyordum.În tot acest timp am locuit în oraş, pentru că, sinceră să fiu, îmi era teamă de copaci.
Tüm bu zaman şehirde yaşıyordum, çünkü, doğrusu, ağaçlardan korkuyordum.지금껏 저는 도시에 살았습니다. 그 이유는, 솔직히 말해서 나무가 두려웠기 때문입니다.
Tüm bu zaman şehirde yaşıyordum, çünkü, doğrusu, ağaçlardan korkuyordum.Mindez idő alatt a városban éltem, mert, hogy őszinte legyek, féltem a fáktól.
Tüm bu zaman şehirde yaşıyordum, çünkü, doğrusu, ağaçlardan korkuyordum.Przez cały ten czas żyłam w mieście, ponieważ, uczciwie, obawiałam się drzew.
Tüm bu zaman şehirde yaşıyordum, çünkü, doğrusu, ağaçlardan korkuyordum.Suốt thời gian tôi sống ở thành phố này, bởi vì, thú thật là tôi sợ cây cối.
Tüm bu zaman şehirde yaşıyordum, çünkü, doğrusu, ağaçlardan korkuyordum.Tenkrát jsme žila ve městě, protože, upřímně řečeno, měla jsem strach ze stromů.
Tüm bu zaman şehirde yaşıyordum, çünkü, doğrusu, ağaçlardan korkuyordum.Todo este tiempo he vivido en la ciudad, porque, sinceramente, me asustaban los árboles.
Tüm bu zaman şehirde yaşıyordum, çünkü, doğrusu, ağaçlardan korkuyordum.Όλο αυτό το διάστημα ζούσα στη πόλη, γιατί, για να είμαι ειλικρινής, φοβόμουν τα δέντρα.
Tüm bu zaman şehirde yaşıyordum, çünkü, doğrusu, ağaçlardan korkuyordum.Весь цей час я жила в місті, тому що, якщо чесно, Я боялась дерев.
Tüm bu zaman şehirde yaşıyordum, çünkü, doğrusu, ağaçlardan korkuyordum.Все это время я жила в городе, потому что, если честно, меня пугали деревья.
Tüm bu zaman şehirde yaşıyordum, çünkü, doğrusu, ağaçlardan korkuyordum.През цялото това време живеех в града, защото, да си призная, се страхувах от дърветата.
Tüm bu zaman şehirde yaşıyordum, çünkü, doğrusu, ağaçlardan korkuyordum.כל הזמן הזה חייתי בעיר, מכיוון, שאם לומר את האמת, פחדתי מעצים.
Tüm bu zaman şehirde yaşıyordum, çünkü, doğrusu, ağaçlardan korkuyordum.كل هذا الوقت كنت أعيش في المدينة ، لأنه ، لأكون صادقة ، كنت خائفة من الأشجار.
Tüm bu zaman şehirde yaşıyordum, çünkü, doğrusu, ağaçlardan korkuyordum.というのも 正直に言って 木が怖かったのです 頭には子供を産むことが できないので
Tüm bu zaman şehirde yaşıyordum, çünkü, doğrusu, ağaçlardan korkuyordum.我過去一直住系城裡, 因為,講句實話, 我好驚啲樹。

İlgili Sayfalar