ağaçların ile cümle
ağaçların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Maria da fotoğrafta bu ağaçların birinde oturuyor.마리아가 그 중 하나에 앉아 있네요.
Maria da fotoğrafta bu ağaçların birinde oturuyor.Maria đang ngồi trên một nhánh.
Maria da fotoğrafta bu ağaçların birinde oturuyor.Maria è a sedere su una di queste.
Maria da fotoğrafta bu ağaçların birinde oturuyor.Maria e așezată pe una din ele.
Maria da fotoğrafta bu ağaçların birinde oturuyor.Maria egy ilyenen ül.
Maria da fotoğrafta bu ağaçların birinde oturuyor.Maria siedzi na jednym z nich.
Maria da fotoğrafta bu ağaçların birinde oturuyor.Marie zit op een ervan.
Maria da fotoğrafta bu ağaçların birinde oturuyor.Мария седи на една от тях.
Maria da fotoğrafta bu ağaçların birinde oturuyor.Мария сидит на одной из них.
Maria da fotoğrafta bu ağaçların birinde oturuyor.מריה יושבת על אחד מהם.
Maria da fotoğrafta bu ağaçların birinde oturuyor.ماريا تجلس على إحداها.
Maria da fotoğrafta bu ağaçların birinde oturuyor.この部分は樹齢500~600年ほどでしょうか
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.Affen leben auch auf Bäumen und essen Erdwürmer zum Frühstück, wir aber nicht.
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.Apor lever också i träd och äter daggmaskar till frukost, det gör inte vi.
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.유인원은 나무 위에 살고, 아침으로 벌레를 먹습니다. 우리는 그러지 않죠.
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.Les singes vivent dans les arbres et mangent des vers de terre au petit déjeuner. Mais pas nous !
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.Los simios también viven en árboles y desayunan lombrices y nosotros no.
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.Maimuțele locuiesc în copaci, mănâncă râme la micul dejun, noi nu.
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.Приматы живут на деревьях и завтракают червями. Мы так не делаем.
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.فالقرود تعيش على الشجر وتفطر على الديدان بينما نحن لا.
Maymunlar ağaçların üzerinde yaşıyorlar ve kahvaltıda solucan yiyorlar ama biz bunu yapmıyoruz.私達は違います ある人はこう言うでしょう
Mimarideki muhteşem tarzdaki bölünmelere ve ağaçların dikey şekillerini görürüm.건축의 구조를 적절히 분리시키고 나무들이 수직의 볼거리를 제공해줍니다
Mimarideki muhteşem tarzdaki bölünmelere ve ağaçların dikey şekillerini görürüm.Nur ein schöner Bruch in der Architektur, und wie die Bäume senkrechte Elemente bilden.
Mimarideki muhteşem tarzdaki bölünmelere ve ağaçların dikey şekillerini görürüm.O frumoasă fragmentare a arhitecturii, modul în care copacii formează elemente verticale.
Mimarideki muhteşem tarzdaki bölünmelere ve ağaçların dikey şekillerini görürüm.Schitterend hoe bomen als verticale elementen de architectuur doorbreken.
Mimarideki muhteşem tarzdaki bölünmelere ve ağaçların dikey şekillerini görürüm.Solo un meraviglioso tipo di rottura architetturale, e il modo in cui gli alberi formano elementi verticali.
Mimarideki muhteşem tarzdaki bölünmelere ve ağaçların dikey şekillerini görürüm.Właśnie taki cudowny rodzaj przerwy w architekturze i sposób, w jaki drzewa tworzą pionowe elementy.
Mimarideki muhteşem tarzdaki bölünmelere ve ağaçların dikey şekillerini görürüm.Просто чудесно разчупване на архитектурата и начинът, по който дърветата оформят вертикални елементи.
Mimarideki muhteşem tarzdaki bölünmelere ve ağaçların dikey şekillerini görürüm.Это просто великолепный вид разлома в архитектуре и то, как деревья формируют вертикальные элементы.
Mimarideki muhteşem tarzdaki bölünmelere ve ağaçların dikey şekillerini görürüm.פשוט סוג נהדר של חתיכה מתוך ארכיטקטורה, והדרך שבה העצים יוצרים אלמנטים אנכיים.
Mimarideki muhteşem tarzdaki bölünmelere ve ağaçların dikey şekillerini görürüm.إنه نوع جميل من الانفصال عن الهندسة المعمارية والطريقة التي تشكل فيها الأشجار عناصر عامودية
Mimarideki muhteşem tarzdaki bölünmelere ve ağaçların dikey şekillerini görürüm.建築学的な中断をもたらしています 赤色は大抵の場合
Nereden size tüm para almak sizce dan? Sadece ağaçların üzerinde yetişen düşünüyor musunuz?어디에서 당신은 모든 돈을받을 생각 에서? 당신은 그냥 나무에서 자라는 생각하십니까?
Nereden size tüm para almak sizce dan? Sadece ağaçların üzerinde yetişen düşünüyor musunuz?מאיפה אתה חושב שאתה מקבל את כל הכסף מ? אתה חושב שזה רק גדל על העצים?
Nereden size tüm para almak sizce dan? Sadece ağaçların üzerinde yetişen düşünüyor musunuz?私はこれを要求しませんでした。私は要求していない あなた、私はママのために要求していない、私はあなたの息子だと
New York şehrinin ağaçlarına kadar.뉴욕시의 트리 장식을 따라갔죠.
New York şehrinin ağaçlarına kadar.שניקדו את דרכם דרך עצי העיר ניו-יורק.
New York şehrinin ağaçlarına kadar.小さな光が 瞬いていた 彼の内から 闇の中の闇から
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.Abbiamo incominciato a coltivare alberi di acacia, ve li ho già mostrati.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.A v této oblasti jsme začali pěstovat několik akácií, které jste před chvíli viděli.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.Dan di area itu kami mulai menumbuhkan sejumlah pohon akasia yang tadi Anda lihat.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.E naquela área começámos a plantar algumas acácias que vocês viram há pouco.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.En in dat gebied lieten we wat acacia's groeien die je eerder al zag.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.Et dans cette zone nous avons commencé à faire pousser des acacias que vous venez de voir.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.I na tym obszarze zaczęliśmy sadzić akacje, które widzieliście wcześniej.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.In zona aceea am inceput sa crestem salcami Acacia pe care ia-ti vazut mai devreme.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.바로 저 지역에 저희는 아카시아 나무를 심었습니다 앞에서 보셨지요
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.Ott pedig azokat az akáciákat kezdtük termeszteni, amiket az imént láttak.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.Und in diesem Bereich fingen wir an, Akazien zu pflanzen die sie vorher gesehen haben.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.Và trong khu vực đó, chúng tôi bắt đầu trồng một số cây keo mà bạn đã thấy lúc trước.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.Y en esa área empezamos a plantar algunas acacias, las que antes vieron.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.А в этом районе мы начали выращивать деревья акации, которые вы уже видели.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.В тази област започнахме да отглеждаме акациевите дървета, които преди малко видяхте.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.שאתם יכולים לראות מהחלל. ובאיזור הזה התחלנו לגדל כמה עצי שיטה
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.وفي تلك المنطقة بدأنا بزراعة بعض أشجار السنط التي رأيتم من قبل.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.先ほどお見せしましたよね。 さて、これが1年後の様子です。
Onlar ağaçların yapraklarını koparıp çatı yalıtım malzemesi yapabiliyorlardı.그 사람들은 나뭇잎으로 지붕도 만들고,
Onlar ağaçların yapraklarını koparıp çatı yalıtım malzemesi yapabiliyorlardı.והם היו מסוגלים לקטוף עלים ולעשות מהם רעפים,
Onlar ağaçların yapraklarını koparıp çatı yalıtım malzemesi yapabiliyorlardı.وبإمكانهم قطف صفق من الشجر و صنع القوباء من الصفق،
Onlar ağaçların yapraklarını koparıp çatı yalıtım malzemesi yapabiliyorlardı.木から ベッドも作れたし