ağaçları ile cümle
ağaçları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Tıpkı ağaçların hareket ettiğini gördüğümde, ağaçların hışırtı sesi çıkardığını hayal etmem gibi.Allo stesso modo, quando vedo un albero muoversi immagino che quell'albero emetta un fruscio.
Tıpkı ağaçların hareket ettiğini gördüğümde, ağaçların hışırtı sesi çıkardığını hayal etmem gibi.Do mesmo modo que, quando vejo uma árvore a mexer, imagino a árvore a fazer um som sussurrante.
Tıpkı ağaçların hareket ettiğini gördüğümde, ağaçların hışırtı sesi çıkardığını hayal etmem gibi.Genauso, wie wenn ich einen Baum sich bewegen sehe, dann stelle ich mir vor, wie der Baum raschelt.
Tıpkı ağaçların hareket ettiğini gördüğümde, ağaçların hışırtı sesi çıkardığını hayal etmem gibi.Hasonlóképpen, amikor látom a fákat hajladozni, elképzelem, hogy susogó hangokat hallatnak.
Tıpkı ağaçların hareket ettiğini gördüğümde, ağaçların hışırtı sesi çıkardığını hayal etmem gibi.In acelasi fel in care, atunci cand un copac se misca, eu imi imaginez copacul fosnind.
Tıpkı ağaçların hareket ettiğini gördüğümde, ağaçların hışırtı sesi çıkardığını hayal etmem gibi.Keď vidím, ako sa hýbu stromy, predstavujem si zvuk šumenia listov.
Tıpkı ağaçların hareket ettiğini gördüğümde, ağaçların hışırtı sesi çıkardığını hayal etmem gibi.나무의 흔들림을 보면서 바스락거리는 소리를 상상하는 것과 마찬가지에요
Tıpkı ağaçların hareket ettiğini gördüğümde, ağaçların hışırtı sesi çıkardığını hayal etmem gibi.På samma sätt som att när jag ser ett träd röra sig, föreställer jag mig att trädet rasslar.
Tıpkı ağaçların hareket ettiğini gördüğümde, ağaçların hışırtı sesi çıkardığını hayal etmem gibi.Úplně stejně, jako když vidím, jak se pohybuje strom, tak si představuji, že ten strom vydává šustivý zvuk.
Tıpkı ağaçların hareket ettiğini gördüğümde, ağaçların hışırtı sesi çıkardığını hayal etmem gibi.Zoals wanneer ik bomen zie bewegen, ik mij verbeeld dat die boom een ruisend geluid maakt.
Tıpkı ağaçların hareket ettiğini gördüğümde, ağaçların hışırtı sesi çıkardığını hayal etmem gibi.Όπως όταν βλέπουμε τα κλαδιά ενός δέντρου να κινούνται, υποθέτουμε πως παράγεται ένα θρόισμα.
Tıpkı ağaçların hareket ettiğini gördüğümde, ağaçların hışırtı sesi çıkardığını hayal etmem gibi.По същия начин, когато видя да се движи дърво, си представям как дървото издава шумолящ звук.
Tıpkı ağaçların hareket ettiğini gördüğümde, ağaçların hışırtı sesi çıkardığını hayal etmem gibi.Таким же образом, когда я вижу, что дерево движется, я представляю, что дерево шелестит.
Tıpkı ağaçların hareket ettiğini gördüğümde, ağaçların hışırtı sesi çıkardığını hayal etmem gibi.Таким же чином, коли я бачу, що дерево рухається, я уявляю, що дерево шелестить.
Tıpkı ağaçların hareket ettiğini gördüğümde, ağaçların hışırtı sesi çıkardığını hayal etmem gibi.ממש כמו כשאני רואה עצים מתנועעים, ומדמיינת שהם משמיעים אוושה.
Tıpkı ağaçların hareket ettiğini gördüğümde, ağaçların hışırtı sesi çıkardığını hayal etmem gibi.بنفس الطريقة عندما أرى شجرة تتحرك، عندها أتخيل أن الشجرة تصدر صوت الحفيف.
Tıpkı ağaçların hareket ettiğini gördüğümde, ağaçların hışırtı sesi çıkardığını hayal etmem gibi.葉擦れの音を想像するのと一緒です 分かります?
Tohumlarını toplarken, aynı zamanda ağaçların çoğalmasını sağlar.Adunând seminţele, replantează.
Tohumlarını toplarken, aynı zamanda ağaçların çoğalmasını sağlar.Alors qu'il recueille ses graines, il plante également des arbres.
Tohumlarını toplarken, aynı zamanda ağaçların çoğalmasını sağlar.Enquanto recolhe as sementes, está também a replantar as árvores.
Tohumlarını toplarken, aynı zamanda ağaçların çoğalmasını sağlar.Ketika mengumpulkan biji-biji, ia menanam kembali pohonnya.
Tohumlarını toplarken, aynı zamanda ağaçların çoğalmasını sağlar.씨를 모으면서 나무를 다시 심게 된다는거죠.
Tohumlarını toplarken, aynı zamanda ağaçların çoğalmasını sağlar.Mentre raccoglie i loro semi, ripianta anche gli alberi.
Tohumlarını toplarken, aynı zamanda ağaçların çoğalmasını sağlar.Mientras recolecta las semillas, también replanta árboles.
Tohumlarını toplarken, aynı zamanda ağaçların çoğalmasını sağlar.Popri získavaní semiačok tiež sadí nové stromy.
Tohumlarını toplarken, aynı zamanda ağaçların çoğalmasını sağlar.Při hledání semínek také přesazuje stromky.
Tohumlarını toplarken, aynı zamanda ağaçların çoğalmasını sağlar.Terwijl hij de zaden verzamelt, herplant hij ook de bomen.
Tohumlarını toplarken, aynı zamanda ağaçların çoğalmasını sağlar.Trong lúc thu lượm hạt, chúng cũng giúp trồng thêm nhiều cây thông khác.
Tohumlarını toplarken, aynı zamanda ağaçların çoğalmasını sağlar.Wenn er die Samen vergräbt, pflanzt er wiederum neue Bäume.
Tohumlarını toplarken, aynı zamanda ağaçların çoğalmasını sağlar.Zbierając nasiona, zasadza również drzewa.
Tohumlarını toplarken, aynı zamanda ağaçların çoğalmasını sağlar.Καθώς συλλέγει τους σπόρους, ξαναφυτεύει τα δέντρα.
Tohumlarını toplarken, aynı zamanda ağaçların çoğalmasını sağlar.Вона не лише збирає насіння сосни, а й саджає його.
Tohumlarını toplarken, aynı zamanda ağaçların çoğalmasını sağlar.Докато събира своите семена, тя засажда нови дървета.
Tohumlarını toplarken, aynı zamanda ağaçların çoğalmasını sağlar.Она не только собирает семена, но и сажает их.
Tohumlarını toplarken, aynı zamanda ağaçların çoğalmasını sağlar.בזמן איסוף הזרעים, היא גם נוטעת מחדש את העצים.
Tohumlarını toplarken, aynı zamanda ağaçların çoğalmasını sağlar.حين تجمع بذورها، فإنها تقوم أيضا بإعادة زرع الأشجار.
Tohumlarını toplarken, aynı zamanda ağaçların çoğalmasını sağlar.強力なくちばしで マツボックリを
"tomurcuk" yabani elma ağaçlarının günbatımı."버드"야생 사과 나무 일몰.
"tomurcuk" yabani elma ağaçlarının günbatımı.Sonnenuntergang auf "Knospe" die wilde Apfelbäume.
"tomurcuk" yabani elma ağaçlarının günbatımı.שקיעה על "ניצן" עצי התפוח בר.
"tomurcuk" yabani elma ağaçlarının günbatımı.غروب الشمس الى "برعم" وأشجار التفاح البري.
"tomurcuk" yabani elma ağaçlarının günbatımı.ここで、狡猾な彼らは、特定の木に毎晩定期的に来る
Ve baobab ağaçları bunun için mükemmel birer örnek.A baobaby sú tohto vynikajúcim príkladom.
Ve baobab ağaçları bunun için mükemmel birer örnek.Baobaberne er et særligt godt eksempel på dette.
Ve baobab ağaçları bunun için mükemmel birer örnek.Baobabs sind besonders gute Beispiele dafür.
Ve baobab ağaçları bunun için mükemmel birer örnek.Baobaby są tutaj szczególnie dobrym przykładem. Baobaby są tutaj szczególnie dobrym przykładem.
Ve baobab ağaçları bunun için mükemmel birer örnek.Baobob khususnya adalah contoh bagus dari kasus ini.
Ve baobab ağaçları bunun için mükemmel birer örnek.Et les baobabs en particulier en sont un excellent exemple.
Ve baobab ağaçları bunun için mükemmel birer örnek.I Baobab in particolare ne sono un grande esempio.
Ve baobab ağaçları bunun için mükemmel birer örnek.In het bijzonder zijn de Boababs hiervan goede voorbeelden.
Ve baobab ağaçları bunun için mükemmel birer örnek.특히 바오밥 나무의 경우가 가장 좋은 예입니다.
Ve baobab ağaçları bunun için mükemmel birer örnek.Különösen a majomkenyérfák jó példák erre.
Ve baobab ağaçları bunun için mükemmel birer örnek.Os baobás, em particular, são um excelente exemplo disso.
Ve baobab ağaçları bunun için mükemmel birer örnek.Şi baobabii în particular sunt un exemplu grozav al acestui lucru.
Ve baobab ağaçları bunun için mükemmel birer örnek.Và cụ thể, những cây Baobabs này là những ví dụ tuyệt vời.
Ve baobab ağaçları bunun için mükemmel birer örnek.Y los baobabs, en particular, son un gran ejemplo de esto.
Ve baobab ağaçları bunun için mükemmel birer örnek.Και ιδιαίτερα τα Μπαομπάμπ είναι ένα σπουδαίο παράδειγμα.
Ve baobab ağaçları bunun için mükemmel birer örnek.И баобаб в особенности тому замечательный пример.
Ve baobab ağaçları bunun için mükemmel birer örnek.И по-специално баобабите са чудесен пример за това.
Ve baobab ağaçları bunun için mükemmel birer örnek.ובמיוחד עצי הבאובב הם דוגמה נפלאה לכך.