ağaçları ile cümle
ağaçları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
"Eski ağaçların yükseldi." O soran yardımcı olamazdı, çünkü o bilmek çok istedim."Quello in cui i vecchi rosai sono." Lei non poteva fare a chiedere: perché lei tanto voluto sapere.
"Eski ağaçların yükseldi." O soran yardımcı olamazdı, çünkü o bilmek çok istedim."Sellainen, jossa vanha roosa-puut." Hän ei voinut olla kysymättä, koska hän halusi niin paljon tietää.
"Eski ağaçların yükseldi." O soran yardımcı olamazdı, çünkü o bilmek çok istedim."Ten, w którym stare różowe drzewa." Ona nie mogła pomóc prosząc, bo Tak bardzo chciał wiedzieć.
"Eski ağaçların yükseldi." O soran yardımcı olamazdı, çünkü o bilmek çok istedim."Tista, kjer je staro rose-drevesa." Ona ne more pomagati, sprašuje, ker je želel toliko, da veš.
"Eski ağaçların yükseldi." O soran yardımcı olamazdı, çünkü o bilmek çok istedim."Yang mana yang tua naik-pohon." Dia tidak bisa membantu bertanya, karena dia sangat ingin tahu.
"Eski ağaçların yükseldi." O soran yardımcı olamazdı, çünkü o bilmek çok istedim."Той, де старі рожеві дерева." Вона не могла не запитати, бо вона так хотілося б знати.
"Eski ağaçların yükseldi." O soran yardımcı olamazdı, çünkü o bilmek çok istedim."Тот, где старые розовые деревья." Она не могла не спросить, потому что она так хотелось бы знать.
"Eski ağaçların yükseldi." O soran yardımcı olamazdı, çünkü o bilmek çok istedim."זה שם הישנה ורד עצים." היא לא יכלה שלא לשאול, כי היא
"Eski ağaçların yükseldi." O soran yardımcı olamazdı, çünkü o bilmek çok istedim."واحد حيث ارتفعت من العمر ، والأشجار." إنها لا يمكن أن نطلب المساعدة ، لأنها
"Eski ağaçların yükseldi." O soran yardımcı olamazdı, çünkü o bilmek çok istedim.知っているので、多くを望んでいた。 "すべての花は死んでいる、またはいくつかの操作を行います。
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!Abre, ó Líbano, as tuas portas para que o fogo devore os teus cedros.
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!¡Abre tus puertas, oh Líbano, y que el fuego consuma tus cedros
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!Apri, Libano, le tue porte, e il fuoco divori i tuoi cedri
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!Avaa ovesi, Libanon! Tuli on kuluttava sinun setrisi.
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!Deschide-ţi porţile, Libanule, ca să-ţi mănînce focul cedrii!
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!Hai Libanon, bukalah pintu-pintumu, agar api membakar pohon-pohon arasmu
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!Hỡi Li-ban, khá mở các cửa ngươi, cho lửa thiêu nuốt những cây bá hương ngươi!
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!Hỡi_Li - ban , khá mở các cửa ngươi , cho lửa thiêu nuốt những cây bá hương ngươi !
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!레바논아 네 문을 열고 불이 네 백향목을 사르게 하라
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!Lat op dine porter, Libanon, så ilden kan fortære dine sedrer!
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!Libanon, luk Dørerne op, så Ild kan fortære dine Cedre!
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!Liban, ouvre tes portes, Et que le feu dévore tes cèdres!
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!Nyisd meg kapuidat, oh Libánon, hogy tûz emészszen czédrusaid közt!
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!Open uw deuren, Libanon, voor uw vonnis. Het vuur zal uw ceders verteren.
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!Öppna dina dörrar, Libanon, ty eld skall nu förtära dina cedrar.
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!Otevři, Libáne, vrata svá, ať zžíře oheň cedry tvé.
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!Otvor, Libanone, svoje vráta, a nech žerie oheň tvoje cedry!
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!Otwórz, Libanie! wrota swe, niech pożre ogieó cedry twoje.
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!Tue deine Türen auf, Libanon, daß das Feuer deine Zedern verzehre!
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!Zec 11;1 Odpri vrata svoja, o Libanon, da požre ogenj tvoje cedre!
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!Ανοιξον, Λιβανε, τας θυρας σου και ας καταφαγη πυρ τας κεδρους σου.
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!Отвори, Ливане, вратите си За да изяде огън кедрите ти.
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!Отворяй, Ливан, ворота твои, и да пожрет огонь кедры твои.
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!פתח לבנון דלתיך ותאכל אש בארזיך׃
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!افتح ابوابك يا لبنان فتأكل النار ارزك.
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!利 巴 嫩 哪 、 開 開 你 的 門 、 任 火 燒 滅 你 的 香 柏 樹
Ey Lübnan, kapılarını aç ki, Ateş sedir ağaçlarını yakıp yok etsin!利巴嫩哪 、 開開 你 的 門 、 任 火 燒滅 你 的 香柏樹
Fakat ondan daha yaşlı ağaçların olduğu da düşünülüyor.Hier sehen Sie, in rot, die Verbreitung des Küstenmammutbaums.
Fakat ondan daha yaşlı ağaçların olduğu da düşünülüyor.Ici, en rouge, c'est l'aire de répartition du séquoia côtier.
Fakat ondan daha yaşlı ağaçların olduğu da düşünülüyor.물론 각각의 나무들 중에는 더 오래 되었다고 여겨지는 것들도 있고요.
Fakat ondan daha yaşlı ağaçların olduğu da düşünülüyor.Pojedyncze drzewa mogą być jeszcze starsze. Pojedyncze drzewa mogą być jeszcze starsze.
Fakat ondan daha yaşlı ağaçların olduğu da düşünülüyor.למרות שיש חשד שישנם עצים מסוימים עתיקים אף יותר מכך.
Fakat ondan daha yaşlı ağaçların olduğu da düşünülüyor.بالرغم من وجود شك بأن هناك أشجارا منها أكبر عمراً من ذلك.
Fakat ondan daha yaşlı ağaçların olduğu da düşünülüyor.言われていますが 赤い部分がセコイアの分布図です
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.Aber bis jetzt gab es dazu keinen anderen Weg, außer Bäume zu fällen.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu. Ama şimdi bir çözümümüz var.שמשתמשת בפסולת חקלאית כדי לייצר דלק לבישול.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.Asta e remarcabil. Dar până acum nu au existat căi de a o face fără a se tăia copaci.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.Cependant, c'était jusqu'alors impossible sans abattre d'arbres.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.É notável! Mas até agora, não havia maneira de o fazer sem derrubar árvores.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.Eso es notable. Pero hasta el momento, no había manera de hacerlo sin talar árboles.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.Ma fino ad ora, non c'è stato modo di farlo senza tagliare alberi.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.Nhưng cho đến nay, vẫn không có cách nào khác ngoài việc chặt cây cả.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.Tapi sampai sekarang, tidak ada cara untuk melakukannya tanpa menebang pohon.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.Tot nu toe moest je daarvoor bomen kappen.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.Αλλά μέχρι τώρα, δεν υπήρχαν τρόποι να γίνει κάτι τέτοιο χωρίς να κόψουμε δέντρα.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.А це вражає, до сьогодення, не було способу зробити це без вирубки дерев.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.Досега обаче нямаше начини това да се направи без сечене на дървета.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.Это потрясающе, но до настоящего времени этого нельзя было сделать без вырубки лесов.
Fraktal ağaçların çizer. Yazar Peter Baumung. Herkes fraktalları sever doğru değil mi?Alberi frattali. Scritto da Peter Baumung; 1997.
Fraktal ağaçların çizer. Yazar Peter Baumung. Herkes fraktalları sever doğru değil mi?Árboles fractales. Escrito por Peter Baumung; 1997.