ağaçları ile cümle
ağaçları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Sonbaharda ağaçların yaprakları sararır ve dökülür.בסוף הקיץ העלים נושרים ומתייבשים.
Genellikle söğüt ve kavak ağaçları yer alır.בדרך כלל מחובר אליו העוגן ובית העוגן.
Çok büyük ağaçları vardır.מדובר בכמות גדולה של עצים.
Çınar ağaçları Kavak diye adlandırılmaktadır.גבעולי הפשתן נקראו "עצי פשתן".
Çam ağaçları olan yerlerde rengi daha koyu olur.עורה מוכתם בנקודות שצבען כהה יותר.
Parktaki çam ağaçları, yaklaşık 100 moh'a kadar büyür.בפארק גדלים למעלה מ-100 מינים של עצים.
Manzara sadece çam ağaçlarıyla sınırlı değildir.הצתה אינה מוגבלת למבנים עשויים עץ.
Ağaçları kurutabilirler.Нека дърветата вървят!
Kutsal Kitap döneminde, Kudüs, badem, zeytin ve palmiye ağaçlarından oluşan ormanlarla çevrelenmişti.В библейската епоха Йерусалим е обграден с гори от бадеми, маслини и борове.
Geniş yapraklı ağaçların hakim olduğu bu kısımda, iğne yapraklı ağaçlar oldukça azdır.Това отчасти обяснява защо растенията в Арктика са толкова дребни.
Mahallenin İçi, evlerin bahçeleri meyve ağaçları, üzüm asmaları ile bir yeşil görünüm içindedir.При тях раят изобилства от много вкусни ястия, сладки шербети и удоволствия.
Kavak ve meyve ağaçları köyde geniş yer kaplar.Много поляни и дървета пречистват въздуха в селото.
Dağlarda özellikle çam ve meşe ağaçları vardır.По хълмовете има предимно маслинени горички и лозя.
Bu durum ikili arama ağaçlarında geçerli değildir.Въпреки това, то не е двоично дърво за търсене.
Lόrellin Gölü'nde ağaçların gölgelediği bir yerde uykuya dalardı.Накрая спрели в сянката на едно дърво да си починат.
Yine ceviz ağaçları da çok sayıdadır.Също така има и известно количество маногови дървета.
Çınar ağaçları Kavak diye adlandırılmaktadır.Плитката пещера се нарича Чашките.
Eskiden burada ceviz ağaçları varmış.Tu su nekoć bile podzidane njive.
Rehber Bobby Joe kaçmayı dener ama ormanda ağaçların saldırısına uğrar.Ed biva ubijen, a Bobby Joe bježi šumu.
Evler genellikle, meyve ağaçları olan bahçelere sahipti.Oko kuća često su se nalazile okućnice sa vrtovima i voćnjacima.
Ayrıca gemisinde Bonsai ağaçları yetiştirmekte ve yemekleri de pişirmektedir.Dječaci su također slani na kopnu sjeći drva i pripremati jela.
Noel ağaçları Pagan geleneklerinden gelen bir ritüeldir.Hrvatski božićni običaji dio su hrvatske tradicije.
Ormanlarda en çok çam, ardıç ve meşe ağaçları bulunmaktadır.Na najvišim visinama nalazimo travu i šume.
Çınar ağaçları Kavak diye adlandırılmaktadır.Stablo nazivamo kivikom.
Arkeler rRNA filojenetik ağaçlarına göre iki ana gruba ayrılırlar, Euryarchaeota ve Crenarchaeota.Do danas je opisano oko 250 vrsta arheja koje su svrstane dva koljena: Euryarchaeota i Crenoarchaeota.
Geniş yapraklı ağaçların hakim olduğu bu kısımda, iğne yapraklı ağaçlar oldukça azdır.Između starih stabala koja su dosta rijetka javlja se mlada mješovita šuma.
Dendroloji, ağaçları inceler.Drevinami sa zaoberá dendrológia.
Çok büyük ağaçları vardır.Majú kvalitné drevo.
Şiddetli rüzgar şehirdeki çok büyük ağaçları devirdi.Zemetrasenie Zemetrasenie spustošilo obrovskú časť mesta.
Pawpaw ağaçları 5-7 yıl arasında meyve vermeye başlar.Bežný strom durianu plodí ovocie po štyroch až piatich rokoch.
Köyde pinnalar, zeytin ve Kıbrıs ağaçları vardır.V kraji sú vinice, citrusové a olivové sady.
Bunu yörede bulunan ceviz ağaçlarından almış olmalıdır.Vyrábali ju hrnčiari v obci Ľubietová z hliny, ktorú ťažili v okolí.
Ancak 1971 yılında yaşanan soğuk kış mevsimi meyve ağaçlarının çoğunu kurutmuştur.Najtuhšia zima bola v roku 1929 keď vymrzlo zasiate obilie.
Mezarlıklardaki meyveli ağaçların meyvelerinin yenmesi de helâldir. ^ " ss. 606-607.Kapitola Zelienka obyčajná / Stehlík zelený, s. 604 – 606.
Dişileri yumurtasını çürümüş ağaçların arasına koyarlar.Samičky roháča kladú svoje vajíčka do rozkladajúceho sa dreva.
Hinokitiol (β-thujaplicin), Cupressaceae familyasındaki ağaçların odununda bulunan doğal bir monoterpenoiddir.Hinokitiol (β-thujaplicín) je prírodný monoterpenoid, ktorý je možné nájsť v lesoch stromov rodu Cupressaceae.
Noel ağaçları süslenir, Noel bayramına özgü geleneksel yemekler hazırlanır.Hangikjöt je tradicionalna hrana za božične praznike.
Ağaçları kurutabilirler.Morda so posnemali les.
İlerleyen bir buzul nedeniyle ölen ağaçların yaşlandırılması.Na koncu pa so nastala v vdolbinah nekdanjega mrtvega ledu današnja mala jezera.
Çok büyük ağaçları vardır.Nekatere imajo zelo visoke strehe.
Geceleri yiyecek arayışına çıkar, gündüzleri ise ağaçların dallarında uyuyarak geçirir.Podnevi spi, ponoči pa išče hrano.
Doğal olarak çam ağaçlarından elde edilen reçine %80 kalofan, %20 terebenti yağı içerir.Sveža korenina kave povprečno vsebuje 80% vode.
Yuvaları çoğunlukla sık sazlıklarda, bazen ağaçların üzerindedir.Lizdas dažniausiai būna ant žemės, kartais medžiuose.
Bu tür ağaçların dalları hemen hiç yoktur.Medžiai nemeta lapų vienu metu.
Dut ağaçları bolca alan kaplamaktadır.Krantai plačiai apaugę medžiais.
Zeytin ve meşe ağaçları ayrıca İtalya doğasının karakteristiğidir.Ąžuolas ir alyvmedis yra tipiški Italijos gamtovaizdžio medžiai.
Buralardaki ağaç kümeleri (Yüksek Mezarlık'ın karşısı hariç) küçük boylu, gölgesi zayıf söğüt ağaçlarıydı.Paviršių dengia krūmokšniai, nedideli medžiai – aukščiau veši kalnų pievos.
Buradaki tüm ağaçları kesecek misin?Ar tu nukirsi visus čia esančius medžius?
Pilotların inişe geçerken çok alçaktan uçması ve ormanın kenarında büyüyen ağaçları engellemiş olması mümkün.Gali būti, kad bandydami leistis lakūnai skrido per žemai ir kliudė miško pakraštyje augusius medžius.
Hinokitiol (β-thujaplicin), Cupressaceae familyasındaki ağaçların odununda bulunan doğal bir monoterpenoiddir.Hinokitiols (β-thujaplicin) ir naturāls monoterpenoīds, kas atrodams ciprešu dzimta koku mizā.
Yılan kadına, "Tanrı gerçekten, 'Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin' dedi mi?" diye sordu."Kas Jumal on tõesti öelnud, et te ei tohi süüa ühestki rohuaia puust?"
Yaşlı ağaçların sadece en üst kısmında dalları kalır.Püsti on jäänud vaid kõige suuremad hooned.
Moğolistan gibi ağaçların az bulunduğu yerlerde her iki tür de insan yapısı yerlerde yuvalanır.Seal kus puid on napilt, nt Mongoolias, kasutavad mõlemad varblaseliigid pesitsemiseks inimkäte loodud kohti.
Yine ceviz ağaçları da çok sayıdadır.Lisaks on vallas arvukalt nimetuid põlispuid.
Yuvaları çoğunlukla sık sazlıklarda, bazen ağaçların üzerindedir.Tunde peetakse kõige sagedamini mõne suure puu all.
14 ile 21 arasında da ağaçların dörtte biri vardır.1/4은 14에서 21 사이에
14 ile 21 arasında da ağaçların dörtte biri vardır.1/4 af træerne er mellem 14 og 21 år.
14 ile 21 arasında da ağaçların dörtte biri vardır.الرابع من الأشجار بين 14 و 21
14 ile 21 arasında da ağaçların dörtte biri vardır.もう1/4は21〜33歳で、
40 metre 130 adım uzunluğundaki Kanopi ağaçları bu bölgede sıkça yetişir.이 지역에서 빽빽히 자라는 캐노피 나무의 크기는 거진 40미터나 된다.