Elma ağacın dibine düşer.Like father, like son.
Bir ayı ağaca tırmanabilir.A bear can climb a tree.
Para ağaçlarda yetişmez.Money does not grow on trees.
Tepede meşe ağaçları var mı?Are there oak trees on the hill?
Tepede bir sürü bodur ağaçlar büyümektedir.Lots of low trees grow on the hill.
İklim, bitkilerin ve ağaçların büyümesini etkiledi.The climate affected the growth of trees and plants.
Okulun önünde bazı ağaçlar görürsün.You see some trees in front of the school.
Noel ağacını ışıklarla dekore ettik.We decorated the Christmas tree with lights.
Çiçeklerin ve ağaçların temiz havaya ve taze suya ihtiyacı vardır.Flowers and trees need clean air and fresh water.
Çiçek ve ağaçlar temiz hava ve taze suya ihtiyaç duyarlar.Flowers and trees need clean air and fresh water.
Meyve ağaçları büyümek için geniş bir alan alanı gerektirir.Fruit trees require a large amount of space in which to grow.
Ağaca tırmanan bazı maymunlar gördüm.I saw some monkeys climbing the tree.
Bazı maymunların ağaca tırmandığını gördüm.I saw some monkeys climbing the tree.
Maymunlar ağaçlara tırmanırlar.Monkeys climb trees.
Bir maymun için ağaca tırmanmak kolay bir şeydir.It is easy for a monkey to climb a tree.
Bir maymun yüksek bir ağaca tırmanıyor.A monkey is climbing up a tall tree.
Yağmur bu ağacı canlandıracak.The rain will revive this tree.
Yaşlı bir adam ağacın altında dinleniyordu.An old man was at rest under the tree.
Bir ağacın arkasından bir kadın çıktı.A woman appeared from behind a tree.
Evimin önünde uzun bir ağaç vardı.There was a tall tree in front of my house.
Önceden evimin arkasında büyük bir kiraz ağacı vardı.There used to be a big cherry tree at the back of my house.
Evimin etrafında büyük ağaçlar vardı.There used to be big trees around my house.
Biz ağaçların arasında yürüdük.We walked among the trees.
Washington'da şimdi kiraz ağaçları çiçek açtı.Cherry trees are now in bloom in Washington.
İpi ağaca bağla.Fasten the rope to the tree.
Elmalar ağaçlarda büyür.Apples grow on trees.
Bütün elma ağaçları kesildi.All the apple trees were cut down.
Elma ağacının güzel bir çiçeği var.The apple tree has a beautiful blossom.
Elma ağaçları yaşlandı ve yenileri ekildi.The apple trees grew old and new ones were planted.
Elma ağaçlarının tohumdan yetiştiklerini bilmiyordum.I didn't know apple trees grow from seeds.
Elma ağaçtan düştü.The apple fell from the tree.
Ağaçta birkaç elma var, değil mi?There are a few apples on the tree, aren't there?
Bazı elmalar ağaçtan düştü.Some apples fell down from the tree.
Ağaçtan bir elma düştü.An apple fell off the tree.
Sincaplar ağaçlara tırmanmada çabuktur.Squirrels are nimble in climbing trees.
Lamba bir ağacın dalından askıya alındı .The lamp was suspended from the branch of a tree.
Yakında gün ağaracak.Day will break soon.
Çok geçmeden ağaçlar yapraksız olacak.It won't be long before the trees are bare.
Bak! o ağaçta bir kuş var.Look! There's a bird in that tree.
Çocuk büyük bir ağacın arkasında saklanıyordu.The child was hiding behind a big tree.
Newton bir elmanın ağaçtan düştüğünü gördü.Newton saw an apple fall off a tree.
Bu ne kadar yüksek bir ağaç!What a tall tree it is!
Tom yüksek ağaca tırmanmaya çalıştı.Tom tried to climb the tall tree.
Tony adını bir ağacın üstüne bıçakla kazıdı.Tony carved his name on a tree with a knife.
Uçurtma ağaçta sıkıştı.The kite got caught in the tree.
Çok sayıda ağaç kesildi.A lot of trees were cut down.
Bir sürü küçük kırmızı kuş her zaman ağaçlarda neşeyle şarkı söylüyor.Many little red birds always sing merrily in the trees.
Bütün ağaca ne olur?What happens to all the wood?
Bu ağaçları kesme.Don't cut down those trees.
Ağaç rüzgardan devrildi.The tree was blown down.
Ağacın pek çok sürgünleri ve dalları vardır.The tree has too many twigs and branches.
Ağaç tayfunda devrildi.The tree fell over in the typhoon.
Ağaç meyvece verimlidir.The tree is abundant in fruit.
Ağaç meyve bakımından verimlidir.The tree is abundant in fruit.
Ağaç düşmek üzereydi.The tree was ready to fall down.
Ağaç yaklaşık çatı kadar yüksektir.The tree is about as high as the roof.
Ağaç kendiliğinden devrildi.The tree fell down by itself.
Ağaç çok uzadı.The tree grew very tall.
Ağaçlar otuz metre aralıkla ekilir.The trees are planted at intervals of thirty meters.
Ağacın gölgesi çimlere vuruyor.The tree throws a shadow on the grass.