ağızdan ile cümle
ağızdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Öyle ki, Rabbimiz İsa Mesihin Tanrısını ve Babasını birlik içinde hep bir ağızdan yüceltesiniz.pentruca toţi împreună, cu o inimă şi cu o gură, să slăviţi pe Dumnezeu, Tatăl Domnului nostru Isus Hristos.
Öyle ki, Rabbimiz İsa Mesihin Tanrısını ve Babasını birlik içinde hep bir ağızdan yüceltesiniz.perché con un solo animo e una voce sola rendiate gloria a Dio, Padre del Signore nostro Gesù Cristo
Öyle ki, Rabbimiz İsa Mesihin Tanrısını ve Babasını birlik içinde hep bir ağızdan yüceltesiniz.så at I enige, med én munn, kan prise Gud og vår Herre Jesu Kristi Fader!
Öyle ki, Rabbimiz İsa Mesihin Tanrısını ve Babasını birlik içinde hep bir ağızdan yüceltesiniz.så att I endräktigt och med en mun prisen vår Herres, Jesu Kristi, Gud och Fader.
Öyle ki, Rabbimiz İsa Mesihin Tanrısını ve Babasını birlik içinde hep bir ağızdan yüceltesiniz.δια να δοξαζητε ομοθυμαδον εν ενι στοματι τον Θεον και Πατερα του Κυριου ημων Ιησου Χριστου.
Öyle ki, Rabbimiz İsa Mesihin Tanrısını ve Babasını birlik içinde hep bir ağızdan yüceltesiniz.дабы вы единодушно, едиными устами славили Бога и Отца Господа нашего Иисуса Христа.
Öyle ki, Rabbimiz İsa Mesihin Tanrısını ve Babasını birlik içinde hep bir ağızdan yüceltesiniz.щоб однодушне, одними устами славили Бога й Отця Господа нашого Ісуса Христа.
Öyle ki, Rabbimiz İsa Mesihin Tanrısını ve Babasını birlik içinde hep bir ağızdan yüceltesiniz.אשר תכבדו בנפש אחת ובפה אחד את האלהים אבי אדנינו ישוע המשיח׃
Öyle ki, Rabbimiz İsa Mesihin Tanrısını ve Babasını birlik içinde hep bir ağızdan yüceltesiniz.لكي تمجدوا الله ابا ربنا يسوع المسيح بنفس واحدة وفم واحد.
Öyle ki, Rabbimiz İsa Mesihin Tanrısını ve Babasını birlik içinde hep bir ağızdan yüceltesiniz.一 心 一 口 、 榮 耀 神 、 我 們 主 耶 穌 基 督 的 父
Öyle ki, Rabbimiz İsa Mesihin Tanrısını ve Babasını birlik içinde hep bir ağızdan yüceltesiniz.一 心 一 口 、 榮耀神 、 我們主 耶穌基督 的 父
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.A Pilát im povedal: Čo tedy mám urobiť s Ježišom, zvaným Kristom? Všetci mu povedali: Ukrižovať ho!
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.Dí jim Pilát: Co pak učiním s Ježíšem, jenž slove Kristus? Řekli mu všickni: Ukřižován buď.
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.Disse loro Pilato: «Che farò dunque di Gesù chiamato il Cristo?». Tutti gli risposero: «Sia crocifisso!»
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.빌라도가 가로되 그러면 그리스도라 하는 예수를 내가 어떻게 하랴 저희가 다 가로되 십자가에 못 박혀야 하겠나이다
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.Pilate leur dit: Que ferai-je donc de Jésus, qu`on appelle Christ? Tous répondirent: Qu`il soit crucifié!
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.Pilato les dijo: --¿Qué, pues, haré con Jesús, llamado el Cristo? Todos dijeron: --¡Sea crucificado
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.Pilatus sier til dem: Hvad skal jeg da gjøre med Jesus, som de kaller Messias? De sier alle: La ham korsfeste!
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.Reče jim Pilat: Kaj naj storim z Jezusom, ki se imenuje Kristus? Vsi mu reko: Križaj ga!
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.Tornou-lhes Pilatos: Que farei então de Jesus, que se chama Cristo? Disseram todos: Seja crucificado.
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.Каже до них Пилат: Що ж оце робити му з Ісусом, на призвіще Христом ? Кажуть йому всі: Нехай буде рознятий.
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.Пилат говорит им: что же я сделаю Иисусу, называемому Христом? Говорят ему все: да будет распят.
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.Пилат им казва: Тогава какво да правя с Исуса, наречен Христос? Те всички казват: Да бъде разпнат.
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.ויאמר אליהם פילטוס ומה אעשה לישוע הנקרא בשם משיח ויענו כלם יצלב׃
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.قال لهم بيلاطس فماذا افعل بيسوع الذي يدعى المسيح. قال له الجميع ليصلب.
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.彼 拉 多 說 、 這 樣 、 那 稱 為 基 督 的 耶 穌 、 我 怎 麼 辦 他 呢 . 他 們 都 說 、 把 他 釘 十 字 架
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.彼拉多說 、 這樣 、 那 稱為 基督 的 耶穌 、 我 怎 麼辦 他 呢 . 他 們都說 、 把 他 釘十字架
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.Cosa intendo con ecolocalizzazione -- emettono dalla laringe un suono che fuoriesce dalla bocca o dal naso.
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.Folosesc ecolocația. Ce este ecolocația? Liliecii emit sunete din laringe prin gură sau nas.
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.Hogy mit értek echolokáción? Hangot bocsájtanak ki a gégefőjükből, a szájukon vagy az orrukon kersztül.
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.자 그럼, 반향 위치 측정법이란 무엇일까요? 지금부터 설명해드리죠. 박쥐들은 그들의 후두에서 소리를 발생시켜
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.Mit Echoortung meine ich folgendes: sie stoßen Laute vom Kehlkopf durch den Mund oder die Nase aus.
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.Под эхолокацией я подразумеваю то, что они издают гортанный звук через рот или через нос.
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.Що ж я розумію під "ехолокацією" - вони випускають звук із гортані через рот або через ніс.
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.כעת מה שאני מתכוונת באקו-לוקיישן -- הם פולטים קול מתיבת הקול שלהם דרך הפה שלהם
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.ما أعنيه بتحديد الموقع بالصدى هو -- أنها تقوم بإصدار صوت من الحنجرة من خلال الفم
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.喉から口や鼻を経由して音を出すことを指します この音波は周囲にある物体に反射し
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.그래서 수잔 보일이 그 말을 할 때, 8만 관중이 다 같이 불렀죠
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.8万人の聴衆が一緒に歌ったのです それはすばらしい舞台でした
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Als Susan Boyle das gesungen hat, sangen 80'000 Zuschauer live mit.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.A tak, keď to Susan Boyle spievala, 80 000 divákov to spievalo s ňou
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Donc, [alors que ] Susan Boyle disait ça, un auditoire de 80 000 personnes a chanté en choeur.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Jadi saat Susan Boyle mengatakan itu, 80.000 penonton menyanyi bersama.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Joten kun Susan Boyle sanoi sen, 80 000 hengen yleisö lauloi mukana.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Když to Susan říkala, 80 tisíc diváků to s ní zpívalo.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Kiedy Susan Boyle to powiedziała 80 tysięczna widownia zaśpiewała wraz z nią.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Ko je Susan Boyle to ponovila, je 80.000 gledalcev skupaj zapelo.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Nên khi Susan Boyle nói câu đó, 80,000 khán giả đồng thanh hát.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Por isso, ao mesmo tempo que Susan Boyle dizia isso, a audiência de 80 000 pessoas cantou em conjunto.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Quindi mentre lo diceva Susan Boyle, un pubblico di 80 000 persone cantava contemporaneamente.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Så [imens] Susan Boyle sagde det, sang 80.000 tilskuere sammen.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Şi, când Susan Boyle spunea asta, 80.000 de spectatori cântau live împreună.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Terwijl Susan Boyle dat zong, zongen 80.000 mensen live mee.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Y a medida que Susan Boyule cantaba eso una audiencia de 80.000 personas cantó con ella.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Οπότε, καθώς μου τα έλεγε αυτά η Σούζαν Μπόιλ, 80.000 άνθρωποι τραγουδούσαν όλοι μαζί.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.И докато Сюзан Бойл казваше това, 80-хилядната публика пя заедно.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Поэтому, когда Сьюзан Бойл это сказала, 80 000 аудитория начала подпевать.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Тож коли Сьюзан Бойл казала це, 80 000 жива аудиторія заспівала разом.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.אז כשסוזן בויל אמרה זאת, 80,000 איש בקהל שרו יחדיו
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.و مع ذلك تقول سوزان بويل أن 80 ألف مستمع قاموا بالغناء مع بعضهم