Ana içeriğe geç
Sözlük

ağır metal ile cümle

ağır metal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Şu ağır metal kutuları taşıyacak kadar güçlüyüm.I'm strong enough to carry those heavy metal boxes.
Prostellar halindeki güneşin fotosferi %71.1 hidrojen %27.4 helyum ve %1.5 ağır metal içermekteydi.Originally it would have contained about 71.1% hydrogen, 27.4% helium, and 1.5% heavier elements.
Bu kirleticiler azot oksitler, kükürt dioksit, uçucu organik bileşikler ve ağır metaller içerir.Pollutants include nitrogen oxides, sulphur dioxide, volatile organic compounds and heavy metals.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.And those dolphin parts had a huge load of PCBs, dioxins and heavy metals.
Bazı civa ve ağır metalleri atabilmek için de iyoda ihtiyacı vardır.It also needs iodine to move toxins in particular mercury, lead and heavy metals.
Sonuç olarak da bu tehlikeli ağır metal büyük miktarlarda havaya karışıyor.As a result, large amounts of this dangerous heavy metal are emitted.
Ağır metaller göğüs solunumu yoluyla içine işlemiş.""The heavy metals were passed on through breast-feeding."
Ağır metaller insanların sağlığı üzerinde yıkıcı bir etkiye sahip.Heavy metals have a destructive effect on people's health.
Cruise ve Blunt ağır metal elbiseler giydi.Cruise, known for performing his own film stunts, also did so in Edge of Tomorrow.
Arazinin sanayi tarafından ağır metalle kirlenmesi.Heavy metal contamination of land by industry.
Sabaton, İsviçreli bir ağır metal grubudur.Sabaton[needs Swedish IPA] is a Swedish heavy metal band from Falun, Sweden.
Ağır metaller yeryüzünde doğal olarak bulunur.Heavy metals are found naturally in the earth.
İnsanlarda ağır metal zehirlenmesi genellikle şelatlama ajanlarının uygulanmasıyla tedavi edilir.In humans, heavy metal poisoning is generally treated by the administration of chelating agents.
Avustralya ağır metaliAustralian heavy metal
Uzmanların dediklerine göre, 25.000 ton ağır metal böylece gölün havzanına girmiş.Nach Angaben von Experten gelangen so jährlich 25.000 Tonnen Schwermetalle in den See.
Size doğru dört bir yandan (sağ, sol, ön, arka) ağır metalik toplar atılıyor.Sobre ella, el tímpano de arco apuntado, cobijado por cuatro alquivoltas.
Ağır metallerin metilasyonu biyolojik sistemler dışında da olur.La metilazione dei metalli pesanti può avvenire anche al di fuori dei sistemi biologici.
Bu ağır metal kutuları taşımak için yeterince güçlüyüm.У меня достаточно силы, чтобы нести эти тяжелые металлические ящики.
Prostellar halindeki güneşin fotosferi %71.1 hidrojen %27.4 helyum ve %1.5 ağır metal içermekteydi.На стадии протозвезды фотосфера содержала 71.1% водорода, 27.4% гелия и 1.5% металлов.
Ağır metallerin metilasyonu biyolojik sistemler dışında da olur.A metilação de metais pesados pode também ocorrer fora dos sistemas biológicos.
Prostellar halindeki güneşin fotosferi %71.1 hidrojen %27.4 helyum ve %1.5 ağır metal içermekteydi.Słońce w fazie protogwiazdy zawierało przypuszczalnie 71,1% wodoru, 27,4% helu i 1,5% metali.
Organik atıkların aksine ağır metaller bozunmadıkları için tehlikelidir.Than hoạt tính không có hiệu quả trong việc loại bỏ kim loại nặng.
Ağır metallerin metilasyonu biyolojik sistemler dışında da olur.また、重金属のメチル化は生物機構の外部でも起こることができる。
Ağır metallerin metilasyonu biyolojik sistemler dışında da olur.重金属修饰可以在生物系统外发生。
Kentte bunların dışında ağır metal ve diğer sanayiler de yer almaktadır.כמו כן קיימים בעיירה גם מפעלי מתכת ומפעלים נוספים.
Bazı civa ve ağır metalleri atabilmek için de iyoda ihtiyacı vardır.También necesita yodo para eliminar toxinas, en particular mercurio, plomo y otros metales pesados.
Bazı civa ve ağır metalleri atabilmek için de iyoda ihtiyacı vardır.הוא זקוק ליוד גם כדי לסלק רעלנים, במיוחד כספית, עופרת ומתכות כבדות.
Bazı civa ve ağır metalleri atabilmek için de iyoda ihtiyacı vardır.毒を除去するために必要です そして充分なヨウ素は 乳がんと前立腺がんの危険を減らします
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.En die dolfijnstalen bevatten een enorme lading PCB's, dioxines en zware metalen.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.E quelle parti di delfino contenevano un tasso di PCB elevatissimo, diossine e metalli pesanti.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.Et ces parties du dauphin contenaient des quantités importantes de PCB, et de toxines et de métaux lourds.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.Iar acele bucăţi de delfin erau pline de bifenili policloruraţi, dioxine şi metale grele.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.그리고 이 돌고래 부분은 엄청난 PCB 축적물과 독소와 중금속을 가지고 있었습니다.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.Und diese Delfinteile waren stark mit PCBs belastet, mit Dioxinen und Schwermetallen.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.Và những phần đó của cá heo có một lượng lớn PCBs, đi-ô-xin và kim loại nặng.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.В этих частях дельфина содержалось огромное количество ПХБ, диоксинов и тяжелых металлов.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.И в тези части от делфини има огромно количество PCB-та, диоксини и тежки метали.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.וחלקי הדולפין האלה הכילו כמויות ענק של ביפניל רב-כלורי, דיוקסינים ומתכות כבדות.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.و أجزاء الدلفين هذه كان فيها كميات كبيرة من "البي سي بي" الديوكسين والمعادن الثقيلة.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.大量のPCBや ダイオキシンや重金属が含まれていました それら大量の汚染物は
En sık görülen kirleticiler, ağır metaller ve madenî yağlardır.Yleisimmät epäpuhtaudet ovat raskasmetallit ja mineraaliöljy.
En sık görülen kirleticiler, ağır metaller ve madenî yağlardır.De vanligaste förorenande ämnena är tungmetaller och mineralolja.
En sık görülen kirleticiler, ağır metaller ve madenî yağlardır.Die häufigsten Schadstoffe sind Schwermetalle und Mineralöl.
En sık görülen kirleticiler, ağır metaller ve madenî yağlardır.In de meeste gevallen gaat het om vervuiling met zware metalen en minerale oliën.
En sık görülen kirleticiler, ağır metaller ve madenî yağlardır.Les polluants les plus fréquents sont les métaux lourds et les huiles minérales.
En sık görülen kirleticiler, ağır metaller ve madenî yağlardır.Mezi nejčastější znečišťující látky patří těžké kovy a minerální oleje.
En sık görülen kirleticiler, ağır metaller ve madenî yağlardır.Najčastejšími kontaminantmi sú ťažké kovy a minerálne oleje.
En sık görülen kirleticiler, ağır metaller ve madenî yağlardır.Najczęstszymi zanieczyszczeniami są metale ciężkie i olej mineralny.
En sık görülen kirleticiler, ağır metaller ve madenî yağlardır.Najpogosteje so tla kontaminirana s težkimi kovinami in mineralnimi olji.
En sık görülen kirleticiler, ağır metaller ve madenî yağlardır.Οι συχνότεροι παράγοντες μόλυνσης είναι τα βαρέα μέταλλα και το ορυκτέλαιο.
Etkin karbon blok filtresi kloru, kötü tat ve kokuyu, ağır metaller ve diğer zararlı maddeleri temizler.مرشح كتلة الكربون المنشط والذي يزيل الكلور، والطعم والرائحة السيئة،
İmzalanan: Aarhus Sözleşmesi (AC); CLRTAP’ye POP’lar Protokolü; CLRTAP’ye Ağır Metal ProtokolüFirma: Convenio de Aarhus; Protocolo del CLRTAP sobre COP; Protocolo del CLRTAP sobre metales pesados
İmzalanan: Aarhus Sözleşmesi (AC); CLRTAP’ye POP’lar Protokolü; CLRTAP’ye Ağır Metal ProtokolüFirma: convenzione di Aarhus (CA); protocollo POP della CLRTAP; protocollo sui metalli pesanti della CLRTAP
İmzalanan: Aarhus Sözleşmesi (AC); CLRTAP’ye POP’lar Protokolü; CLRTAP’ye Ağır Metal ProtokolüOndertekening: Verdrag van Aarhus; POP’s- protocol bij CLRTAP; Protocol bij CLRTAP betreffende zware metalen
İmzalanan: Aarhus Sözleşmesi (AC); CLRTAP’ye POP’lar Protokolü; CLRTAP’ye Ağır Metal ProtokolüPodpis: Aarhuský dohovor (AD); Protokol k CLRTAP o POP; Protokol k CLRTAP o "ažkých kovoch
İmzalanan: Aarhus Sözleşmesi (AC); CLRTAP’ye POP’lar Protokolü; CLRTAP’ye Ağır Metal ProtokolüPodpisano: Aarhuška konvencija (AC); Protokol POP k CLRTAP; Protokol o težkih kovinah k CLRTAP
Meyve sineklerine ağır metal verince, sinir sistemlerini fena, hem de çok fena bozuyordu.초파리가 중금속을 먹으면 신경구조가 심하게 손상된다는 것이었어요.
Meyve sineklerine ağır metal verince, sinir sistemlerini fena, hem de çok fena bozuyordu.אם מאכילים זבובי-פירות במתכות כבדות -- זה ממש, ממש פוגע במערכת העצבים.
Meyve sineklerine ağır metal verince, sinir sistemlerini fena, hem de çok fena bozuyordu.عندما تطعم الحشرات معادن ثقيله - حتى تسبب اعتلالا في جهازها العصبي.
Meyve sineklerine ağır metal verince, sinir sistemlerini fena, hem de çok fena bozuyordu.脊髄は断続的になり 神経はごちゃごちゃになっていました
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod