Çiftçi domuz ağılına girdi.The farmer entered the pigsty.
Şimdi niye ağılıyorsun?Why are you crying now?
Yaklaşık 32 kilo ağılığında, yaklaşık 2,5 cm'lik çapa sahip bir kablosu var.Weighs about 70 pounds, has a wire about an inch in diameter.
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.He also chose David his servant, and took him from the sheepfolds;
Gerçekten de bir bağırış gönderdik onlara, derken hayvan ağılına konan çalıya çırpıya döndüler.We sent a single blast against them, and they were reduced to husks of a decayed fence.
Kara gagalı amazon (Amazona agilis), Jamaika'ya endemik bir papağandır.The black-billed amazon (Amazona agilis) is a parrot endemic to Jamaica.
"A new small ornithopod (Agilisaurus louderbacki gen. et sp. nov.) from Zigong, China"."Small-bodied ornithischian dinosaurs from the Middle Jurassic of Sichuan, China".
Arthrobacter agilis bitki büyümesini destekler.Ottó Herman warb aktiv für den Vogelschutz.
Bu yüzden bu mahallenin adının kıl ağılı konduğu rivayet edilir.On voit donc ici que le village porte son nom à juste titre.
AGI (Agility) (Çeviklik) Saldırı ve kaçış hızınızı etkiler.AGI (Agilité) : augmente la vitesse d'attaque ainsi que le taux d'esquive.
Zamanla Ağılışık sözü Allıışık adına çevrilmiştir.Тогда же возник и сам термин.
Agility: Paralı üye yeteneğidir, çeviklik.ليلى أمداح: فنانة تشكيلية، ونحاتة جزائرية.
AGI (Agility) (Çeviklik) Saldırı ve kaçış hızınızı etkiler.Bloodlust: vergroot de aanvalssnelheid en loopsnelheid van je troepen.
Oradan baktıklarında Mahallenin ışıklarını görmüşler ve buraya Ağılışık demişlerdir.Jeg fortalte min mor, 'Se på det lyse lys' og pegede op.
Havalar soğuduğunda ise daha çok okyanusal besinlere ağılık verir.Nếu thời tiết lạnh, họ khoác thêm chăn (ùi) ra ngoài.
Zamanla Ağılışık sözü Allıışık adına çevrilmiştir.一般說來,不限時間進行辯論的權利是受保障的。
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.(77:70) и избрал Давида, раба Своего, и взял его от дворов овчих
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.A ales pe robul Său David, şi l -a luat dela staulele de oi.
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.A vyvolil Davida služebníka svého, vzav jej od chlévů stáda.
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.A vyvolil si Dávida, svojho služobníka, a vzal ho od ovčích chlievov,
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.Egli scelse Davide suo servo e lo trasse dagli ovili delle pecore
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.Eligió a su siervo David; lo tomó de los rediles de las ovejas
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.És kiválasztá Dávidot, az õ szolgáját, és elhozá õt a juhok aklaiból.
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.Han udvalgte David, sin Tjener, og tog ham fra Fårenes Folde,
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.Hän valitsi Daavidin, palvelijansa, ja otti hänet lammastarhoista.
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.Ia memilih Daud hamba-Nya, dan mengambil dia dari kawanan ternak
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.Il choisit David, son serviteur, Et il le tira des bergeries;
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.In izvolil je Davida, hlapca svojega, vzemši ga iz ovčje ograje;
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.I obrał Dawida sługę swego, wziąwszy go z obór owczych;
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.또 그 종 다윗을 택하시되 양의 우리에서 취하시며
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.Ngài cũng chọn Ða - vít là tôi_tớ Ngài , Bắt người từ các chuồng chiên :
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.Ngài cũng chọn Ða-vít là tôi tớ Ngài, Bắt người từ các chuồng chiên:
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.Och han utvalde sin tjänare David och tog honom ifrån fårhjordens fållor.
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.Og han utvalgte David, sin tjener, og tok ham fra fårehegnene;
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.Também escolheu a Davi, seu servo, e o tirou dos apriscos das ovelhas;
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.Und erwählte seinen Knecht David und nahm ihn von den Schafställen;
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.Zijn knecht David koos Hij uit en Hij haalde hem weg achter de schapen.
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.Και εξελεξε Δαβιδ τον δουλον αυτου και ανελαβεν αυτον εκ των ποιμνιων των προβατων
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.Избра и слугата Си Давида, И го взе от кошарите на овците;
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.ויבחר בדוד עבדו ויקחהו ממכלאת צאן׃
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.واختار داود عبده واخذه من حظائر الغنم.
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.又 揀 選 他 的 僕 人 大 衛 、 從 羊 圈 中 將 他 召 來
Kulu Davutu seçti, Onu koyun ağılından aldı.又 揀選 他 的 僕人 大衛 、 從 羊圈 中將 他 召來
Şimdi niye ağılıyorsun?¿Por qué lloras ahora?
Şimdi niye ağılıyorsun?Pourquoi tu pleures maintenant ?
Şimdi niye ağılıyorsun?Tại sao giờ cô lại khóc?
Şimdi niye ağılıyorsun?А сейчас-то ты чего плачешь?
Şimdi niye ağılıyorsun?Сега пък защо плачеш?
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, koyun ağılına kapıdan girmeyip başka yoldan giren kişi hırsız ve hayduttur.Amen, amen pravím vám: Kdož nevchází dveřmi do ovčince ovcí, ale vchází jinudy, ten zloděj jest a lotr.
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, koyun ağılına kapıdan girmeyip başka yoldan giren kişi hırsız ve hayduttur.Ameň, ameň vám hovorím, že ten, kto nevchádza dverami do ovčínca, ale prechádza inokade, je zlodej a zbojník;
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, koyun ağılına kapıdan girmeyip başka yoldan giren kişi hırsız ve hayduttur.내가 진실로 진실로 너희에게 이르노니 양의 우리에 문으로 들어가지 아니하고 다른데로 넘어가는 자는 절도며 강도요
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, koyun ağılına kapıdan girmeyip başka yoldan giren kişi hırsız ve hayduttur.Истинно, истинно говорю вам: кто не дверью входит во двор овчий, но перелазит инде, тот вор и разбойник;
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, koyun ağılına kapıdan girmeyip başka yoldan giren kişi hırsız ve hayduttur.Істино, істино глаголю вам: Хто не ввіходить дверима в кошару, а перелазить де инде, той злодїй і розбійник.
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, koyun ağılına kapıdan girmeyip başka yoldan giren kişi hırsız ve hayduttur.אמן אמן אני אמר לכם איש אשר לא יבוא דרך השער אל מכלא הצאן כי אם יעלה בדרך אחר גנב ופריץ הוא׃
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, koyun ağılına kapıdan girmeyip başka yoldan giren kişi hırsız ve hayduttur.الحق الحق اقول لكم ان الذي لا يدخل من الباب الى حظيرة الخراف بل يطلع من موضع آخر فذاك سارق ولص.
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, koyun ağılına kapıdan girmeyip başka yoldan giren kişi hırsız ve hayduttur.我 實 實 在 在 的 告 訴 你 們 、 人 進 羊 圈 、 不 從 門 進 去 、 倒 從 別 處 爬 進 去 、 那 人 就 是 賊 、 就 是 強 盜
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, koyun ağılına kapıdan girmeyip başka yoldan giren kişi hırsız ve hayduttur.我 實實 在 在的 告訴 你 們 、 人 進 羊圈 、 不 從門進 去 、 倒從別處 爬 進去 、 那人 就是 賊 、 就是 強盜
Yaklaşık 32 kilo ağılığında, yaklaşık 2,5 cm'lik çapa sahip bir kablosu var.무게는 70파운드 (약31kg), 지름이 3센치 정도인 선이 연결되어 있습니다.
Yaklaşık 32 kilo ağılığında, yaklaşık 2,5 cm'lik çapa sahip bir kablosu var.Cântăreşte cam 30 de kg., şi are un fir cu un diametru de aproape 3 cm.
Yaklaşık 32 kilo ağılığında, yaklaşık 2,5 cm'lik çapa sahip bir kablosu var.Es wiegt etwa 140 Kilo und hat einen Draht von etwa 2,5 cm Durchmesser.