ağı ile cümle
ağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Din gününde ağırlanışları böyledir.Such will be their welcome on the Day of Judgement.
İstiyorlar ki, ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürsünler.They want to extinguish the light of God by uttering blasphemies.
Yahut buna biraz ekle! Ve Kur'an'ı ağır ağır, düşüne düşüne oku!Or a little more, and recite the Qur'an slowly and distinctly.
Doğrusu, biz senin üzerine ağır bir söz bırakacağız.We shall soon entrust to you a message heavy (with solemnity).
İndirmedik mi üzerinden ağır yükünü!And removed your burden
Ve toprak, ağırlıklarını çıkardığı zaman,And the earth throws out its burdens,
İşte o gün, tartıları ağır basan kişi,Then he whose deeds shall weigh heavier in the scale
Bu, Allah'ın hidayet verdiği kimselerden başkasına elbette ağır gelir.And this was a hard (test) except for those who were guided by God.
Allah'tan korkun. Biliniz ki Allah'ın vereceği ceza ağırdır.Have fear of God, and remember that God is severe in punishment.
Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme.Burden us not, O Lord, with a burden as You did those before us.
Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.Then those whose (deeds) are heavier in the balance will find fulfilment,
O göklere de yere de ağır gelmiştir.Oppressive will it be for the heavens and the earth.
Ayrıca, onu anlamamaları için kalplerine bir kapalılık ve kulaklarına bir ağırlık veririz.And We put covers over their hearts and deafness in their ears that they should not understand it.
Ağızlarından çıkan bu söz ne büyük oldu!How terrible are the words they utter!
Kim ondan yüz çevirirse, şüphesiz ki kıyamet gününde o, ağır bir günah yükünü yüklenecektir.Whoever turns away from it will surely carry a burden on the Day of Judgement,
Artık kimlerin (sevap) tartılan ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.Only those whose scales are heavier in the balance will find happiness.
(Peygamber'in eşine) bu ağır iftirayı uyduranlar şüphesiz sizin içinizden bir guruptur.Those who spread lies were a clique among you.
Eğer on yıla tamamlarsan artık o kendinden; yoksa sana ağırlık vermek istemem.And if you stay on for ten, it is up to you. I do not wish to impose any hardship on you.
Onları biraz faydalandırır, sonra kendilerini ağır bir azaba sürükleriz.We let them enjoy themselves only for a while, then We shall drag them to a severe punishment.
Bunlar sizin ağızlarınıza geliveren sözlerden ibarettir.This is only what your lips pronounce.
(Türlü türlü) meyveler vardır. Ve onlar ağırlanırlar.Fruits of every kind, and they will be honoured
Kulaklarımızda da bir ağırlık vardır. Bizimle senin aranda bir perde bulunmaktadır.There is a deafness in our ears, and a veil lies between us and you.
Fakat kendilerini çağırdığın bu (din), Allah'a ortak koşanlara ağır geldi.Heavy is to idolaters what you invite them to.
Siz ve eşleriniz, ağırlanmış olarak cennete giriniz!(You will) enter the garden, you and your spouses, and be glad."
İbrahim'in ağırlanan misafirlerinin haberi sana geldi mi? (Bunlar meleklerdi.)Has the story of Abraham's honoured guests come to you?
Onlar ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar.They want to extinguish the light of God by uttering blasphemies.
İşte bunlar, cennetlerde ağırlanırlar.They will live in gardens with honour.
Doğrusu biz sana (taşıması) ağır bir söz vahyedeceğiz.We shall soon entrust to you a message heavy (with solemnity).
Toprak ağırlıklarını dışarı çıkardığı,And the earth throws out its burdens,
O gün kimin tartılan ameli ağır gelirse.Then he whose deeds shall weigh heavier in the scale
Bu iş elbette Allah'ın hidayet ettiği kimselerin dışındakilere çok ağır gelecekti.And this was a hard (test) except for those who were guided by God.
Ey Rabbimiz, bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme!Burden us not, O Lord, with a burden as You did those before us.
Kin ve düşmanlıkları ağızlarından taşmaktadır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür.Hate is on their tongues, and what they hide in their hearts is worse.
Onun ağırlığına göklerde ve yerde dayanacak bir kimse yoktur.Oppressive will it be for the heavens and the earth.
Ağızlarından çıkan söz ne büyük bir iftiradır.How terrible are the words they utter!
Böylece kimlerin tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.Only those whose scales are heavier in the balance will find happiness.
Biz onlara biraz zevk ettiririz de sonra kendilerini ağır bir azaba zorlarız.We let them enjoy themselves only for a while, then We shall drag them to a severe punishment.
Kulaklarımızda da bir ağırlık vardır. Seninle bizim aramızda anlaşmamıza engel bir de perde vardır.There is a deafness in our ears, and a veil lies between us and you.
Bunlar çok bağışlayıcı ve çok merhametli olan Allah tarafından bir ağırlamadır.As a gift from the forgiving, ever-merciful (God)."
Fakat senin kendilerini davet ettiğin şey, müşriklere ağır geldi.Heavy is to idolaters what you invite them to.
Siz ve eşleriniz cennete girin. Orada ağırlanıp sevindirileceksiniz."(You will) enter the garden, you and your spouses, and be glad."
Derken bir ağırlık taşıyanlara,And those who bear the load (of rain),
Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar.They want to extinguish the light of God by uttering blasphemies.
İşte bunlar cennetlerde ağırlanırlar.They will live in gardens with honour.
Veya bunu artır ve ağır ağır Kur'ân oku.Or a little more, and recite the Qur'an slowly and distinctly.
Doğrusu biz, senin üzerine ağır bir söz bırakacağız (Kur'an vahyedeceğiz).We shall soon entrust to you a message heavy (with solemnity).
Firavun o elçiye isyan etmişti. Biz de onu ağır bir yakalayışla yakaladık.But the Pharaoh disobeyed the apostle; so We seized him with a grievous punishment.
Çünkü onlar bu dünyayı seviyorlar ve önlerindeki ağır bir günü arkaya atıyorlar.Surely men love what hastes away and forget the grievous day (ahead).
Yer, içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarı attığı,And the earth throws out its burdens,
O gün kimin tartıları ağır basarsa o, hoşnut olacağı bir hayat içindedir.Then he whose deeds shall weigh heavier in the scale
Bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ya Rabbenâ!Burden us not, O Lord, with a burden as You did those before us.
Size şimşeği göstererek, hem korku hem ümit verir, yağmur yüklü ağır bulutlar oluşturur.It is He who makes the lightning flash for fear and hope, and raises massive clouds.
Ağızlarından çıkan o söz ne dehşetli bir söz!Ama onların iddia ettikleri, sırf yalandan ibaret!How terrible are the words they utter! They speak nothing but lies.
Kıyamet günü bu yük, onlar için ne ağır bir yük olacak!How evil the burden they will carry on the Day of Doom!
O gün kimin iyilikleri mizanda ağır basarsa onlar kurtulacaklar.Only those whose scales are heavier in the balance will find happiness.
İman edip güzel ve makbul işler yapanlar cennet bahçelerinde ağırlanarak neşelenirler.Those who believed and did the right will be feasted in a rich, well-watered meadow.
Onlar Allah'ın nûrunu ağızlarıyla üfleyerek söndürmek isterler.They want to extinguish the light of God by uttering blasphemies.
Biz sana pek ağır bir söz vahyedeceğiz.We shall soon entrust to you a message heavy (with solemnity).
Senin belini çatırdatan o ağır yükünü indirmedik mi?And removed your burden
Ve yer bağrındaki ağırlıkları çıkardığı zaman...And the earth throws out its burdens,