ağı ile cümle
ağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Düşük bir ağırlık seçin ve makineye oturun pede dayalı olsunYour arms should be bent around 90 degrees with your triceps resting against the pads provided.
Meteor Krateri, içerdiği metal elementlerin ağırlığıyla birlikte, yeryüzüne ulaşmıştı.In Meteor Crater it was made of metal, and metal is much tougher, so it made it to the ground.
"Breath"(Nefes) ile ağızlarını kapattılar.With "Breath" they covered their mouths.
Hapşırdığı zaman 'Ben oğlum için ağır konuşan, onu yenmek;'I speak severely to my boy, I beat him when he sneezes;
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun.'How are you getting on?' said the Cat, as soon as there was mouth enough for it to speak with.
'Onlar ağızlarıyla onların kuyrukları var ve hepsi üzerinde kırıntıları.''They have their tails in their mouths--and they're all over crumbs.'
Böylece onların kuyrukları hızlı ağızlarına var.So they got their tails fast in their mouths.
Toulon Kuşatması'nda isyanı bastırabilmek için ağır silahları etkileyici biçimde kullanabilmişti.In the Siege of Toulon he was able to use artillery effectively to suppress a rebellion.
Bu, size burada ayrıca, ortam koşullarının ağır bastığını anlatıyor.This tells you that here also, context overrides.
Daha az haber, daha çok görüş olmalı, düşünce ağırlıklı olmalı.It should be opinion-driven; less news, more views.
İşte şimdi kaybetmenin ağırlığıyla tekrar yüzyüze geldi, ama görünüşe göre kuyu hala kuruydu.Really?
Ağız yayı deniyor buna.It's called the mouth bow.
Şimdi bu noktada, 45 yaşın üstündekilerin ağızlarının sulanmaya başladığını biliyorum.Now, I know everybody over the age of, like 45 -- their mouths are watering at this point.
Meyve ve sebzenin ağırlıkta olduğu bir beslenme şekli bizi Allahsız, korkak liberallere çevirmez mi?Won't a diet heavy in fruit and vegetables turn us into godless, sissy, liberals?
Bir tohumun ağırlığı yok gibidir ama bir ağaç çok ağırdır, değil mi?A little seed weighs next to nothing and a tree weighs a lot, right?
Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?Where does the tree get the stuff that makes up this chair, right?
Hiçbir teşekkür bu kadar ağır değildir."No thank you," was more like it.
Bu da hem örümceklerin hem de örümcek ağının 380 milyon yıldır var olduğunu gösteriyor.So this means that both spiders and spider silk have been around for 380 million years.
Birçok örümcek ağı türü var.There are many kinds of spider silk.
Bu daire örümcek ağına baktığınızda aslında birbirinden farklı ağ lifleri görürsünüz.When you look at this orb web, you're actually seeing many types of silk fibers.
Bir dahaki sefere bir örümcek ağı gördüğünüzde lütfen durun ve daha yakından bakın.The next time you see a spider web, please, pause and look a little closer.
Böyle bir ağımızın olduğunu varsayalım.Let's assume we have the following grid.
'Ani bir ağır gümbürtüsü başını kaldırıp bana yaptı.'An abrupt heavy rumble made me lift my head.
Yakalanmalarına rağmen ağır bir uluslararası baskıdan sonra nihayetinde serbest bırakılmışlardı.Even though they were caught, they were eventually released, after heavy international pressure.
Görme duyunuz en hızlısı. bir bilgisayar ağıyla eşit kapasiteye sahip.Your sense of sight is the fastest. It has the same bandwidth as a computer network.
Bu benim kendi sosyal ağım.Here's part of my own social network with me here.
Molekül ağırlığı 300 milyonun üzerinde.It's over 300 million molecular weight.
Sadece yer değiştiren suyun ağırlığıdır.That's just the weight of liquid displaced.
- Anne o bavul ağır.- Mom, it's heavy.
Çok ağırsın!Ah, you're heavy!
Son zamanlarda ise daha ağırlıklı olarak basın işIeri üzerinde çalışıyorum.I'm really into press work lately.
Hayır, ağırbaşlılı ve güzelim değil mi?No, with dignity and elegance, right?
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.My first introduction was at the Abidjan airport on a sweaty, Ivory Coast morning.
İlk yılımız olan 2003'te ilk ağımızı piyasaya sürdük.In our first year, the first net went off the line in October of 2003.
Ağır birikintilerden bir kısmı ise yörüngede kaldı.Some heavier debris, however, remained in orbit.
Ağır bombardımanın sonuna doğruLate heavy bombardment ]
Terleme solumanın yerini alınca, boş kalan ağızları sayesinde ilkel sesler çıkarabiliyorlardı.As sweating replaced panting, the mouth was freed up allowing for primitive voices to develop.
Yani bütün o kablolama ve bütün o ağır altyapı --So all of the cabling and all of the heavy infrastructure --
İşte, çünkü bu ağır altyapı zaten kurulmuştu da ondan.Well, it was because that heavy infrastructure had already been laid down.
Diyelim ki 10 kilogram olduğunu söylüyorlar. Diyelim ki var 10 kilo ağırlığında bir kitle.Let's say I have a 10-kilogram mass.
Peki ne kadar dönme eksenine koymak 10 kilogram ağırlığında bir kitle?So how far from the axis of rotation do I put this 10-kilogram mass?
Sizin sosyal ağınızı oluşturan insanlar, size benziyen insanlardan oluşacaktır.Your social networks are going to be with people who are like you.
Ama ugrastigimiz aluminyumun sadece 27 atomik kutle birmi agirliginda olsun.But let's just say that the aluminium that we're dealing with has a mass of 27 atomic mass units.
Bu nedenle hepsi ağitim aldılar.So they all trained.
Kesin hazine çok ağır olduğu için, taşıyamadıklarından geciktiler bir sorun olduğunu sanmam !I guess, they are late because of heavy treasure ! I think there is nothing !
Ama ağabey ! sizin eliniz ağırdır ! Çok konuşma bakalım !Brother ! you are too strong ! shut up ! let's fight !
Bir örnek vererek Bayes Ağı'nın nasıl birşey olduğunu gösterelim.Let me give you a flavor of a Bayes network using an example.
Burada bir Bayes Ağı var.What you have here is a Bayes network.
Bir Bayes Ağı düğümlerden oluşur.A Bayes network is composed of nodes.
Bu Bayes Ağı'nda toplamda 16 değişken var.There is a total of 16 variables in this Bayes network.
Dahası, Baye Ağı'nı tanımladıktan sonra, mesela, arabanın çalışmadığı durumu, gözlemleyebiliriz.Further, once we specify the Bayes network, we can observe, for example, the car won't start.
Böylece kariyerimi ağır akıl hastalıkları üzerinde araştırmalara adadım.So I dedicated my career to research into the severe mental illnesses.
Ve her adımım kaskatı, iyice ağır, ve tutuktu.And every step is very rigid and very deliberate.
Sonra yedekleri üzerinize alırsınız ve ardından ağır çantayı sırtınıza takarsınız.And then you put on your reserve, and then you put on your heavy rucksack.
Ve bütün bunlar ağızlarımızdan çıkan bir parça hava dolayısıyla olabilir.And all of this from a puff of air emanating from our mouths.
Dünyanın en ağır ve en pahalı yiyeceklerinden biridir.One of the most expensive luxury foods by weight in the world.
Ben çok ağır cezalara mahkum edilmiş çocukları temsil ediyorum.And I've been representing these kids who have been sentenced to do these very harsh sentences.
Aynı ağırlıkta, fakat farklı ses renkleri.Same amount of weight, but different sound colors.
Fakat, beni ağırladığınız için çok teşekkür ederim!But thank you very much for having me!
Genel olarak ağır uçaklar, hafif uçaklardan pike yaparak kurtulabilir.In general heavy aircraft can escape from light ones by diving.
İlgili Sayfalar