ağı ile cümle

ağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ağız boşluğu. Oral kelimesi için ağız, kavite kelimesi için de boşluk.But you have this space inside of the mouth-- call that the oral cavity.
Ve eğer yakalanırsam, cezam ne kadar ağır olacak?And how much punishment would I get if I get caught?
(Beatbox / Ağızla Ritim)(Beatboxing)
(Beatbox / Ağızla Ritim:(Beatboxing:
Hindistan (Beatbox / Ağızla Ritim) (Sitar / Bir tür Hint çalgısı)India. (Beatboxing) (Sitar)
Çin (Guzheng / Eski Çin çalgısı) (Beatbox / Ağızla Ritim)China. (Guzheng) (Beatboxing)
Almanya (Beatbox / Ağızla Ritim)Germany. (Beatboxing)
Şimdi bu ispeten daha karmaşık olan Bayes Ağı ile ilgili şu soruları sorayım:So let me ask you for this relatively complicated Bayes network the following questions.
Ağırlığa bağlı olarak, ne kadar hızlı düşerdik?HOW FAST WOULD WE BE FALLlNG, AS A FUNCTlON OF THE HElGHT
Bu balinalar yaklaşık 12 metre uzunluğunda ve 40 ton ağırlığında.These whales are about 40 feet long, and weighing over 40 tons.
Bayağı da ağırmış.It's pretty heavy.
İlk iş için biraz ağır oldu.It was a bit too intense for the first job.
Taşı alan kimse, ağırlığına ve dokusuna bakıp... ...veren kişinin hislerini anlarmış.The person who received the stone, read the other person's feelings by the weight and texture.
Ama genelde zordu, ağın neye benzediğini açıklamak gerçekten zordu.But in general it was difficult -- it was really difficult to explain what the web was like.
Bu ağız dolusu lafları alın ve Google'da aratın.Well, you take that mouthful and you put it into Google.
Ama büyük şekiller yapmak çok ağır ve pahalıydı.But to make large forms was too heavy and expensive.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.We needed something to hold the net up out there in the middle of the traffic circle.
Üyeler, aylık tüketim raporu hedeflerini gerçekleştiremediklerinde ağır şekilde cezalandırılıyordu.Members were fined heavy if their monthly life reports were off the mark
Dizlerinizden güç alarak ağırlığı kaldırmaya başlayınNow, begin to pull the bar by extending the knees.
Bazı civa ve ağır metalleri atabilmek için de iyoda ihtiyacı vardır.It also needs iodine to move toxins in particular mercury, lead and heavy metals.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.He took down a heavy brown volume from his shelves.
Kral pelerinini altında ağır bir güderi deri çanta aldı ve üzerine koydu tablosu.The King took a heavy chamois leather bag from under his cloak and laid it on the table.
"Mr. Jabez Wilson ağır güldü.Mr. Jabez Wilson laughed heavily.
Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.My dad was kind of like MacGyver, really: he would invent, like, ways to make things heavy.
Metan'ın ağırlığına eşit.It's equal to the weight of methane.
Ama mutlak baskınlığının bedeli ağırdır.But the price of its dominance is enormous.
Her biri kendi başına tam değil, çünkü insanlar bir ilişkiler ağının parçası.Each one is incomplete, because you're embedded in a network of relationships.
Bir demokrasinin her katılımcısı bir ilişkiler ağının parçasıdır.Any actor in a democracy is embedded in a network of relationships.
Uzunluğu 1.6 metre, ve ağırlığı sadece 450 gram.The length is one meter and six, and the weight is only 450 grams.
Yani, su kaynağı veya karayolu ağı ile aynı düzeyde olsun.So it's on a par with the water supply or the road network.
Sonuçta, taş çatılar çok ağır oluyor.Well, stone roofs weigh a lot.
Herhangi bir ağırlık hissine sahip değillermiş gibi.They don't really seem to have a sense of weight.
Rüzgar, güneş ve yeni bir enerji ağı.Wind, sun, a new energy grid.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.I did a performance with two singers who specialize in making strange noises with their mouths.
Bunun alabileceği değerlerin ağırlıklı ortalamasıdır. -Well that's just the probability weighted sum of the values that this could take on.
Bilgisayar ağı içindeki ağ yönlendiricilerden farklı değiller.They're not radically different from routers inside the middle of the network.
Bu epifitler ağırlıklı olarak yosunlardan oluşur.These epiphytes are mainly dominated by the mosses.
National Institute On Aging bizlere bu yaşlı insanlara sormamız için bir anket verdi.The National Institute on Aging actually gave us a questionnaire to give these centenarians.
Güne ağırlık kaldırarak başlıyor.She starts her day with lifting weights.
Bu kuralları bozan herhangi bir çocuk ağır bir şekilde cezalandırılıyor.If any child is found violating these rules, he is severely reprimanded.
Şunu ele alırsanız, bilirsiniz aslında ağırlıkları çok azdır.If you take this thing, you know very well it weighs very little.
Neden bu kadar ağırsın?Why are you so heavy?
Ağır mı? Kim ağırmış?Why would you ask that?
Hava ağır, odam tam bir enkazdı.The air was fetid, the room a shambles.
- Mekikte ağırlık kısıtlaması var mı?- Uh, Max. - You got a weight limit on the shuttle?
Onlar, gözlerinizi yuvalarından çıkartacaklar. Biraz ağır git, tamam mı?They're gonna be suckin' your eyes into the back of your heads.
- Çok ağırlaştım, adamım.Fifteen thousand.
- Daha da ağırlaşacaksın!What do you mean, "this isn't normal"?
Peki ağır mı?"Is it heavy?"
Onlar da "Tabi ki değil, İnternetin hiçbir ağırlığı olmaz." derler.They say, "Of course not, the Internet doesn't weigh anything."
Ve bu ağı tamamladıktan sonra bağlanacak başka yerler aramaya başladılar.And then having done that, they started to look for places to wire next.
Orkut'un sosyal paylaşım ağı oluşturmak konusunda bir öngörüsü vardı.Orkut had a vision to create a social network.
Biliyorum şu an hepiniz, "Bir başka sosyal paylaşım ağı daha mı" diyorsunuz.I know all of you are thinking, "Yet another social network."
Ve benim ağır kalbim senin altında dibe vurur.And my heavy heart sinks deep down under you
Bir kez bu güvenlik ağı yerdeydim, bankalar kendi sıvı rezervleri yaklaşık % 30 azalır.Once this safety net was in place, banks reduced their liquid reserves to around 30%.
Bu sadece yaşa göre ağırlık değişimi.This is just the weight versus the age.
Bakışları ağıza kayıyor.They shift their looking to the mouth.
Türlerinin en büyüğüdür ve ağırlıkları neredeyse yarım tona ulaşırThey are the largest of their kind in the world weighing up to 550 pounds
Ağırlık birimi olan onsatan bahsediyorum. .16 fluid ounces plus 3 pints plus 4 quarts is equal to how many gallons?
Biri ağırlık.This is weight.
İlgili Sayfalar