ağı ile cümle
ağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Diyarbakır demiryolu ağına bağlıdır.The area belongs to Railway.
Erkekler ortalama 56 kg'lık ağırlığa sahiptir.They average 54.6kg in weight.
Bu iki özel koruma alanı, Natura 2000 ağının kapsamına girecek alanları oluşturmaktadır.These areas of conservation form the Natura 2000 network.
18 ay süreyle çok ağır koşullarda yaşamak zorunda bırakıldı.It was preceded by 18 years of heavy negotiations.
Neolitik Çağ tabakalarında ağır bir yangın geçirdiği anlaşılan bir yapı ortaya çıkarılmıştır.This gives the appearance of a time-worn antique in a new firearm.
Stark ağır yaralanır ama sağ kalır.Tommy is badly injured but survives.
Şarkıda, caz öğeleri ağır basmaktadır ve sözlerin tamamı İngilizcedir.Now all songs are in English and the growls are quite easy to understand.
Olayı başlatan etmen genellikle kötü ağız hijyenidir.It often results in a small bowel obstruction.
Beraberlik halinde, en düşük ağırlığa sahip olan atlet galip ilan edilir.The competitor with the lowest cumulative time is declared the winner.
Ağırlığı ise 20 kg'dır.The standard weight is 20 kg.
Zincir zırh giyerlerdi, ağır zırhlı atları vardı ve mızrakları birincil silahtı.They wore chain mail, had heavily armored horses, and used lances as their primary weapon.
Muharebede ağır hasar alan gemi açık denizde terkedildi ve battı.Her starboard side was severely damaged and open to the sea.
Bölgenin ekonomisi ağırlıklı olarak turizme bağlıdır.The town's economy depends heavily on tourism.
27 Ocak - Millet Partisi, Ankara Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kapatıldı.February 27 – Sitdown strikes are outlawed by the Supreme Court of the United States.
Mayıs 1943'te Daluege büyük bir kalp krizi geçirdi ve ağır bir şekilde hastalandı.In May Laura unexpectedly suffered a massive heart attack and died.
Köyde günümüzde emekliler ağırlıklı olarak yaşamaktadır.The Town Hall is currently heavily indebted.
M parçacğın ağırlığı, noktasal ağırlık olarak varsayılan merkezde yer aldığı varsayılan kütesidir.M is the mass of the particle, which is assumed to be a point mass located at the origin.
Burası ağır endüstriler, depolama, ve enerji temini için uygundur.It is developed for heavy industries and warehousing, and also incorporates energy supply.
Gerek tarımsal faaliyetler, gerek toprak çekilmesiyle höyükte ağır bir tahribat süregelmektedir.High levels of physical activity seem to be necessary to maintain weight loss.
Ortalama uzunluğu 12 cm ve ortalama ağırlığı 7 gr.dır.Its average length is 12 cm and its average weight is 7 g.
Ellerini kullanmadan, dört ayak üzerinde, ağızlarıyla yiyorlarmış.They ate without their hands on all fours with their mouth.
Diğer alınacak ders de genel bilginin hiçbir ağırlığının olmadığı.The other lesson is that general wisdom carries no weight.
Bu savaşın sembol silahı IED ve sembol yarası da ağır bacak yaraları.The signature weapon of the war is the IED, and the signature wound is severe leg damage.
Taşıdığınız malzemelerin ağırlığı nedir.What's the weight of the equipment you're carrying?
Yön ise, i, j ve k bileşenlerinin ağırlıkları oranına göre belirlenir. -And then the direction is given by the relative weighting of the i, j, and k components.
Çalışmamaktan daha ağır bir iş yoktur, patron.No harder work than no work, boss!
Sen ağırbaşlı bir adamsın.You could do it, for us.
Ağır ol adamım, ağır ol.Calm down, man, calm down!
Ağır silahlara ve yüksek kapasiteli şarjörlere ait yasak zaman aşımına uğramazdı.The ban on assault weapons and high-capacity magazines never would have been allowed to expire.
Hepsi Seung jo bu kadar ağır hareket ettiği için oldu.This is all because Seung Jo is dragging his feet.
Elimizde toplam ağırlıkları 90 kilogram olan bir bisiklet ve sürücüsü var. -They say a 90 kilogram bike and rider. So the bike and rider combined are 90 kilograms.
Diyebilirsiniz ki, ağır bir borç yükü altında ezilen herkes niye bu yöntemi kullanmıyor?And you might say, well, why doesn't everyone do that who's under a big, heavy load of debt?
Biz, her birimiz, yaşam ağının bir parçasıyız.We are, each and every one, a part of the web of life.
İnsanlığın sürekliliği, kesinlikle, ancak daha büyük anlamda, hayat ağının kendisinin.The continuum of humanity, sure, but in a larger sense, the web of life itself.
Osmiyum, süpernova patlamalarında oluşan ağır bir element.It's a heavy element produced in thermonuclear explosions of supernovae.
Ve bunu 2000'den beri yapıyoruz, çok ağır bir proje.And we are doing this job since 2000 and it's a very heavy project.
Çok ağır çalıştık.We have been working very hard.
Nefes verin ve yavaşça ağırlığı yukarı kaldırınNow exhale and slowly pull the weight upward.
O anda, buğday olabilecek en ağır hakarete uğramış durumdadır.And at that point, the wheat has suffered the ultimate indignity.
Binlerce kilogram ağırlığında ve hiç bir şekilde çevik değiller.They weigh thousands of pounds, are not by any means agile.
Öyle ki, bunun ağırlığı 60 gramdan biraz daha fazla.So this weighs a little more than a tenth of a pound.
Mavimsi bir renkse, ağırlığın yüzde 16'sı demek.If it's a blueish color, it means 16 percent by weight.
Bir zooplankton ağını bir millik bir alanda taramak aşağıdaki örnekleri ortaya çıkartıyor.Trawling a zooplankton net on the surface for a mile produces samples like this.
O kadar ağır cilt indirdi onun raflar.He took down a heavy brown volume from his shelves.
Kral, ağır, güderi çanta aldı paltosunun altından ve üstüne koydu tablo.The King took a heavy chamois leather bag from under his cloak and laid it on the table.
Ve yaşam mücadelesinde alınan darbelerin ağırlığını azaltmaya da çalışmıyorum.And, certainly, I'm not trying to diminish the impact, the weight, of a person's struggle.
Bu bizim evimiz ve onları ağırlıyoruz.It's our home. We welcome them.
Hawa Abdi : İnsanlar bize geliyorlar ve biz de onları ağırlıyoruz.The people who are coming to us, we are welcoming.
Bunları doğrudan denkleme çevirebiliriz. t'ye televizyonun ağırlığı, d'ye deDVD players is 52 pounds. So we can translate these directly into equations.
İkinciye göreyse, 3 televizyon ve 2 DVD oynatıcısının ağırlığı 52 kg'dır. -The second statement, the weight of 3 televisions and 2
Yani bizim d diye gösterdiğimiz, bir DVD oynatıcısının ağırlığı 3.5 kg'mış.So the weight of a DVD player-- that's what d represents-- is 3.5 pounds.
Bir DVD oynatıcısının ağırlığı 3.5 kg, ve bir televizyonun ağırlığı 15 kg.The weight of a DVD player is 3.5 pounds, and the weight of a television is 15 pounds.
Ve bu durum beynin ağında karmaşa yapıyor buna öğrenilmiş felç deniyor.And this gets wired into the circuitry of the brain, and we call this learned paralysis, OK?
Ya da bir şeyle, belki orta ağırlıkta, ama---başka türlüOr something with maybe a medium mass, but-- the other way around.
O halde orta ağırlık ve büyük hız, büyük momentum ya da tam tersi.So medium mass and big velocity, huge momentum, or the other way around.
Ama bu mantıklı çünkü bizim hafif objemiz ve sabit, ağır objemiz var.But it makes sense because we have a light object and a stationery, heavy object.
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"I thought, "My goodness, what taboo have I broken? How have I insulted my host?"
Size bahsettiğim yeşil teknoloji ağıyla ilgili bir sahne arkası hikayem var.I've got a behind-the-scenes story for you about that green tech network I described.
Bu yüzden yaklaşık 150 kilo ağırlığında, bakteri £ 15 var benimle dolaşıyor.So I weigh about 150 pounds, I've got 15 pounds of bacteria walking around with me.
Ve, Pakistan'da beni ağırlayanlar "Bakın, bize karşı kibar olmayın.And my hosts in Pakistan said, "Look, don't be too polite to us.
İlgili Sayfalar