açarsın ile cümle

açarsın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Eğer sigara içerseniz, akciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da akciğer kanseri oluşur.Если вы курите, вы вредите своим легким и в них развивается рак.
Eğer sigara içerseniz, akciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da akciğer kanseri oluşur.אם אתה מעשן, אתה פוגע ברקמת הריאות, ואז מופיע סרטן הריאות.
Eğer sigara içerseniz, akciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da akciğer kanseri oluşur.إذا دخّنت، فإنك تؤذي خلايا الرئه، مما يسبب سرطان الرئه.
Eğer sigara içerseniz, akciğer dokunuzda hasara yol açarsınız, ondan sonra da akciğer kanseri oluşur.飲酒すれば肝臓が損傷し肝臓ガンが出来ます
Gece dışarı çıkarsanız feneri açarsınız ve hayvanlar parlayıverirler.Ak sa teda v noci vyberiete a svietite baterkou, oči zvierat žiaria.
Gece dışarı çıkarsanız feneri açarsınız ve hayvanlar parlayıverirler.Als je de lamp aanzet, zijn de dieren duidelijk te zien.
Gece dışarı çıkarsanız feneri açarsınız ve hayvanlar parlayıverirler.Así, si sales por la noche y disparas una luz de flash, los animales brillan.
Gece dışarı çıkarsanız feneri açarsınız ve hayvanlar parlayıverirler.Deci, dacă ieși noaptea la vânătoare și aprinzi o lanternă, animalele strălucesc.
Gece dışarı çıkarsanız feneri açarsınız ve hayvanlar parlayıverirler.Di notte gli animali illuminati brillano.
Gece dışarı çıkarsanız feneri açarsınız ve hayvanlar parlayıverirler.Donc si vous sortez la nuit vous braquez la lampe, et l'animal sera brillant.
Gece dışarı çıkarsanız feneri açarsınız ve hayvanlar parlayıverirler.Jeśli w nocy użyjemy latarki, oczy zwierząt świecą jasno.
Gece dışarı çıkarsanız feneri açarsınız ve hayvanlar parlayıverirler.플래쉬등을 비추면 동물들은 밝게 보입니다.
Gece dışarı çıkarsanız feneri açarsınız ve hayvanlar parlayıverirler.leuchten Sie mit einer Taschenlampe, die Tiere sind erhellt.
Gece dışarı çıkarsanız feneri açarsınız ve hayvanlar parlayıverirler.Takže v noci vyrazíte ven, posvítíte baterkou a zvířata jsou jasně vidět.
Gece dışarı çıkarsanız feneri açarsınız ve hayvanlar parlayıverirler.Tehát amikor kimegyünk éjjel, és világítunk a lámpával, az állatok láthatóak lesznek.
Gece dışarı çıkarsanız feneri açarsınız ve hayvanlar parlayıverirler.Vì vậy, nếu bạn ra ngoài vào buổi tối bật đèn flash lên, những con thú sẽ sáng rõ.
Gece dışarı çıkarsanız feneri açarsınız ve hayvanlar parlayıverirler.Така, ако излезете през ноща светвате с фенера, животните са светли.
Gece dışarı çıkarsanız feneri açarsınız ve hayvanlar parlayıverirler.אתה מאיר בפנס והחיות זוהרות.
Gece dışarı çıkarsanız feneri açarsınız ve hayvanlar parlayıverirler.وأشعلت الأضواء, الحيوانات ستكون واضحة
Gece dışarı çıkarsanız feneri açarsınız ve hayvanlar parlayıverirler.動物の目が赤く光るのが見えます
Genellikle, eğer kulaklıklar çok kötüyse, aynı etkiyi yakalamak için sesi açarsınız.În general, la căștile de foarte proastă calitate, volumul trebuie dat mai tare pentru același efect.
Genellikle, eğer kulaklıklar çok kötüyse, aynı etkiyi yakalamak için sesi açarsınız.In genere, se le cuffie sono davvero scadenti, dovete alzare il volume per avere lo stesso effetto.
Genellikle, eğer kulaklıklar çok kötüyse, aynı etkiyi yakalamak için sesi açarsınız.Przy kiepskich słuchawkach trzeba zwiększyć natężenie dźwięku, aby osiągnąć ten sam efekt,
Genellikle, eğer kulaklıklar çok kötüyse, aynı etkiyi yakalamak için sesi açarsınız.Thường thì, nếu tai nghe quá tệ bạn sẽ phải vặn âm lượng lớn lên để có hiệu quả tương tự
Genellikle, eğer kulaklıklar çok kötüyse, aynı etkiyi yakalamak için sesi açarsınız.ככלל, אם האוזניות ממש גרועות, צריך להגביר אותן כדי לקבל את אותו אפקט.
Kanatlarımı açarsınTu étends mes ailes
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Alors vous ouvrez la boîte et vous pensez: "Oh, il y a un serpent là-dedans."
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Così che quando la apri pensi: "Che? c'è un serpente qui dentro."
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Deschizi cutia şi te gândeşti: "Vai, e un şarpe înăuntru."
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Du öffnest also die Schachtel und denkst, "wow, da ist eine Schlange drin"
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Então vocês abrem a caixa e pensam, "Olá, há aqui uma cobra."
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Je opent de doos en je denkt: "Er zit een slang in."
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Kiedy ktoś otworzy pudełko, myśli: "Wow, tu jest wąż".
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.그래서 상자를 열었을 때 "오우, 여기 뱀 들어있어" 라고 생각하겠죠
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Otevřete krabici a říkáte si "Ha, je tam had."
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Se abre la caja y piensas: "Cómo, ¿hay una serpiente ahí?"
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Szóval kinyitod a dobozt, és azt gondolod: "Ó, egy kígyó van benne."
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Takže otvoríte krabicu a pomyslíte si, "Uh, tam je had."
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Thế là bạn mở hộp ra và bạn nghĩ, "Ồ, có con rắn trong đó."
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Ανοίγεις το κουτί και σκέφτεσαι, "Ωχ, έχει ένα φίδι μέσα".
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.И ти отваряш кутията и си мислиш - "Има змия там вътре."
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Открываешь коробку "Ух ты, здесь змея!".
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.אז אתה פותח את הקופסא וחושב: "וואו, יש שם נחש".
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.فتفتح الصندوق وتتفاجأ قائلًا "يوجد ثعبان في الصندوق"
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.実は絵なのです
Mrs halı mutlak bir ihmal ile saman saçılması, onu açarsınız.Csomagold ki, szétszórva a szalma egy teljes figyelmen kívül hagyásával Mrs. Hall szőnyegre.
Mrs halı mutlak bir ihmal ile saman saçılması, onu açarsınız.부인 홀의 카펫의 완전한 무시와 짚을 비산, 그것을 풀고.
Mrs halı mutlak bir ihmal ile saman saçılması, onu açarsınız.فك عليها ، نثر القشة مع تجاهل تام من السجاد السيدة هول.
Mrs halı mutlak bir ihmal ile saman saçılması, onu açarsınız.そしてそれから彼は瓶の製造を開始 - 少し脂肪ボトルは、粉末を含む、
O zaman da diğer kapıyı açarsınız.Alors faîte le contraire.
O zaman da diğer kapıyı açarsınız.E così voi fate il contrario!
O zaman da diğer kapıyı açarsınız.En daarom moet je dus het tegenovergestelde doen.
O zaman da diğer kapıyı açarsınız.En je kiest dus de andere deur.
O zaman da diğer kapıyı açarsınız.E você escolhe então a outra porta.
O zaman da diğer kapıyı açarsınız.그럼 당신은 반대편으로 가면 되지요
O zaman da diğer kapıyı açarsınız.Należy więc wybrać te drugie.
O zaman da diğer kapıyı açarsınız.Och så gör du tvärtom.
O zaman da diğer kapıyı açarsınız.Og derfor tager du den anden dør.
O zaman da diğer kapıyı açarsınız.Takže otevřu ty druhé.
O zaman da diğer kapıyı açarsınız.Takže, urobíme presne toto:

İlgili Sayfalar