açarlar ile cümle
açarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bankalar dokuzda açarlar.Banks open at nine o'clock.
Nergisler ilkbaharın başlarında çiçek açarlar.It is in early spring that daffodils come into bloom.
Bu çiçekler İlkbaharda çiçek açarlar.These flowers bloom in spring.
Bazı çiçekler ilkbaharda ve diğerleri sonbaharda açarlar.Some flowers bloom in spring and others in autumn.
Bazı çiçekler Baharda, bazıları sonbaharda açarlar.Some flowers bloom in the spring and other flowers bloom in the fall.
Onlar genellikle sakin sularda yelken açarlar.They usually sail in calm waters.
Kendilerine ödeme yapmadan MP3 Çalar satan şirketlere dava açarlar.They sue companies that sell MP3 players without paying them.
Meyve vermeden önce portakal ağaçları "azahar" adı verilen bir çiçekle çiçek açarlar.Before bearing fruit, orange trees blossom with a flower called an "azahar".
Onlar yemek odasını ne zaman açarlar?When do they open the dining room?
Elma ağaçları ilkbaharda çiçek açarlar.Apple trees bloom in spring.
DNA'ya bağlanırlar ve gen transkripsiyonunun artması veya azalmasına yol açarlar.They bind to the DNA and help initiate a program of increased or decreased gene transcription.
Bu hikâyeler bir araya getirildiğinde cevap verdiklerinden daha fazla soruya yol açarlar.As the story shifts, more questions come up than are answered.
Kyle, Cartman ve Kenny Mr, Stan’e Facebook'tan hesap açarlar.Kyle, Cartman and Kenny surprise Stan by creating a Facebook account for him.
Bu sırada duacı dua ettikten sonra Bâb-ı Hümâyûn kapıcıları, kapıları açarlardı.After the prayer, they will open a gate to the west and encounter Masih ad-Dajjal.
Son çare olarak bir dükkân açarlar.They opened a second store.
Bu topluluk münasebetiyle gençler şiir yoluyla birbirleriyle muhabbet ederek; kendilerini açarlar.This amusement is almost exclusively confined to young females among themselves.
Dişiler yumurtlamak için su dibinde bazen bir metreden daha derin delikler açarlar.They may sometimes feed in deeper water in the manner of a moorhen.
Zaman zaman apse denilen iltihaplara yol açarlar.It occasionally pulls the so-called Mostindien-Express.
Onlar bir manada diğer sağlıklı hücrelerin önünü açarlar.They'll kind of make way for other healthy cells.
Ne olsa eksiğin sadece bir puan belki senin için bir ek kontenjan açarlar.You know, it's just one point. I mean, maybe she'll let you in if that slot's still there."
Bu yüzden, çiçekler daha gür açarlarTherefore, there are more wildflowers.
Birkaç kontrolden daha geçersiniz ve ardından kapıyı açarlar.You go through some additional checks, and then they open the door.
"Önce sizi umursamazlar, sonra size gülerler, sonra savaş açarlar, sonra siz kazanırsınız.""First they ignore you, then they laugh at you, then they fight you, and then you win."
Bu UV ışınları aynı zamanda erken yaşlanmaya ve cilt kanserine yol açarlar.This type of PlH is easy to treat.
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.They have set their mouth in the heavens. Their tongue walks through the earth.
Eğer onlar size karşı savaş açarlarsa siz de onları öldürün. İşte kafirlerin cezası böyledir.If they do, then slay them: Such is the requital for unbelievers.
Eğer onlar size karşı savaş açarlarsa siz de onları öldürün.But if they attack you, then kill them.
Dişler arasındaki fazladan yiyeceğin diş etine baskı yapmayacak şekilde çıkması için yol açarlar.They form spillways between teeth to direct food away from the gingiva.
Linus ve Sabrina gemide buluşup birlikte yelken açarlar.Linus and Sabrina meet on board and sail away together.
Ortada kalan korsanlar, ortak çıkarları için birleşirler ve tüm devletlere savaş açarlar.Die Piraten kommen an Land und nehmen die ganze Gesellschaft als Geiseln.
Askerler ateş açarlar.Die Polizisten schießen.
Mehmene Bânu karşı çıkınca iki hükümdar birbirlerine savaş açarlar.Juste avant la mort de l'Empereur, deux groupes s'opposent afin de gouverner.
Ardından Brooke Davis ile beraber Karen's Cafe'i yeniden açarlar.Elle rouvrira avec Brooke le Karen's café.
Bunun üzerine Jack, Gwen ve Ianto, Hub'ı yeniden açarlar.Jack, Gwen et Ianto survivent.
Çiçekler aşağıdan başlayarak açarlar.Les fleurs se courbent vers le bas à mesure qu'elles s'ouvrent.
Son çare olarak bir dükkân açarlar.Ils ouvrent un magasin de fruits.
Kyle, Cartman ve Kenny Mr, Stan’e Facebook'tan hesap açarlar.Kyle, Cartman y Kenny sorprenden a Stan mediante la creación de una cuenta Facebook para él.
Askerler ateş açarlar.Los soldados sólo saben disparar.
DNA'ya bağlanırlar ve gen transkripsiyonunun artması veya azalmasına yol açarlar.Se unen al ADN y ayudan a iniciar un programa de transcripción genética aumentado o disminuido.
Bu nötronlar, dört adet çekirdek tarafından yakalanırlar ve bunların parçalanmasına yol açarlar.Los cachorros tendrán que lanzarla cuatro sandías para derrotarla.
Bağışıklık yetersizliği olan bir konakta ise enfeksiyona yol açarlar.Desempeña algún papel en la inmunidad ya que se inflama rápidamente con las infecciones.
Askerler ateş açarlar.I carabinieri sparano.
Diğer üyeler kendilerine geldiklerinde bir trambolin açarlar.Gli entranti faranno il loro ingresso uno alla volta.
Konuşma, yani bahis turları bittiğinde; oyunda kalan tüm oyuncular ellerini açarlar.Il round termina e tutti i giocatori, a partire da chi ha calzato, devono mostrare i propri dadi.
Askerler ateş açarlar.Военные начинают стрельбу.
DNA'ya bağlanırlar ve gen transkripsiyonunun artması veya azalmasına yol açarlar.Они связывают ДНК и способствуют инициации программы повышения или понижения транскрипции гена.
Son çare olarak bir dükkân açarlar.И сразу же был открыт первый магазин.
Jaime Lannister da evine Brienne Tarht ile dönmeye çalışırken farklı bir maceraya yelken açarlar.Джейме Ланнистер продолжает путь домой со своей спутницей, Бриенной Тарт.
Askerler ateş açarlar.فتحت قوات الجيش النار.
Askerler ateş açarlar.Os preços disparam.
Nisan'dan Haziran'a kadar çiçek açarlar.Florescem desde abril até junho.
Gece geç saatte askerler attan çıkarak kapıları açarlar ve Yunan ordusunun içeri girmesini sağlarlar.Later die nacht komen de Griekse soldaten tevoorschijn om de poort voor hun kompanen te openen.
Kyle, Cartman ve Kenny Mr, Stan’e Facebook'tan hesap açarlar.Kyle, Cartman en Kenny verrassen Stan door een Facebook-profiel voor hem aan te maken.
Son çare olarak bir dükkân açarlar.Ze opent uiteindelijk bij Central Park een nieuw winkeltje.
Yaklaşık iki yüzyıl sonra işçiler Barnabas'ın tabutunu açarlar ve Barnabas serbest kalır.Dwa wieki później Barnabas zostaje przypadkowo uwolniony ze swojego grobowca.
Çiçekler aşağıdan başlayarak açarlar.Kwiaty otwierają się od dołu do góry.
Askerler ateş açarlar.Żandarmi otwarli ogień.
Deniz Tavuğu'na dönüp sandığı açarlar.Ruszył remont dworca w Pile.
Askerler ateş açarlar.Militären inledde beskjutningen.
Yaklaşık iki yüzyıl sonra işçiler Barnabas'ın tabutunu açarlar ve Barnabas serbest kalır.200 år senare befrias Barnabas av en slump ur sin grav.
İlgili Sayfalar