Bu değerde büyük bir düşüşe yol açar. Karımın söylediği gibiKhi chúng tôi nói như vậy, giá trị của chiếc áo giảm thậm tệ.
Bu değerde büyük bir düşüşe yol açar. Karımın söylediği gibi이것은 엄청난 가치의 하락을 야기할 것입니다.
Bu değerde büyük bir düşüşe yol açar. Karımın söylediği gibiQuesto causa una fortissima diminuzione del valore.
Bu değerde büyük bir düşüşe yol açar. Karımın söylediği gibiSe saa arvon alenemaan huomattavasti.
Bu değerde büyük bir düşüşe yol açar. Karımın söylediği gibiTo je povzročilo ogromen padec v vrednosti.
Bu değerde büyük bir düşüşe yol açar. Karımın söylediği gibiTo spôsobí obrovský pokles hodnoty.
Bu değerde büyük bir düşüşe yol açar. Karımın söylediği gibiTo wywołuje ogromny spadek wartości.
Bu değerde büyük bir düşüşe yol açar. Karımın söylediği gibiTo způsobí velký propad její ceny.
Bu değerde büyük bir düşüşe yol açar. Karımın söylediği gibiΑυτό προκαλεί μία σοβαρή πτώση στην αξία.
Bu değerde büyük bir düşüşe yol açar. Karımın söylediği gibiТова води до огромен спад в стойността.
Bu değerde büyük bir düşüşe yol açar. Karımın söylediği gibiЦе спричинило дуже великий спад ціни.
Bu değerde büyük bir düşüşe yol açar. Karımın söylediği gibiЭто повлекло огромный спад цены.
Bu değerde büyük bir düşüşe yol açar. Karımın söylediği gibiזה גרם להורדה משמעותית בערך.
Bu değerde büyük bir düşüşe yol açar. Karımın söylediği gibiوهذا خفض من قيمتها بصورة كبيرة
Bu değerde büyük bir düşüşe yol açar. Karımın söylediği gibi「クルーニーの汗を洗っちゃった」わけです
Bu değişimlere ne yol açar?Cái gì đã gây ra những sự thay đổi này?
Bu değişimlere ne yol açar?Co powoduje te zmiany?
Bu değişimlere ne yol açar?Čo spôsobuje tieto zmeny?
Bu değişimlere ne yol açar?무엇이 이 변화들을 야기할까요?
Bu değişimlere ne yol açar?Mi okozza ezeket a változásokat?
Bu değişimlere ne yol açar?¿qué provoca estos cambios?
Bu değişimlere ne yol açar?Was verursacht diese Veränderungen?
Bu değişimlere ne yol açar?Τι προκαλεί αυτές τις αλλαγές;
Bu değişimlere ne yol açar?מה גורם לשינויים הללו?
Bu değişimlere ne yol açar?ما الذي يحفز تلك التغيرات؟
Bu değişimlere ne yol açar?ある程度は遺伝子に
Bu düğme tüm kullanılabilir adresler içerisinden alıcıları seçebileceğiniz bir iletişim kutusu açar.Den här knappen visar en separat dialogruta där du kan välja mottagare bland alla tillgängliga adresser.
Bu düğme tüm kullanılabilir adresler içerisinden alıcıları seçebileceğiniz bir iletişim kutusu açar.Denne knap viser en separat dialog, hvor du kan vælge modtagere blandt alle tilgængelige adresser.
Bu düğme tüm kullanılabilir adresler içerisinden alıcıları seçebileceğiniz bir iletişim kutusu açar.Deze knop opent een aparte dialoogvenster waarin u geadresseerden in de beschikbare adressen kunt selecteren.
Bu düğme tüm kullanılabilir adresler içerisinden alıcıları seçebileceğiniz bir iletişim kutusu açar.Ezzel a gombbal megnyitható egy új ablak, amelyben kiválaszthatók a címzettek az ismert címek közül.
Bu düğme tüm kullanılabilir adresler içerisinden alıcıları seçebileceğiniz bir iletişim kutusu açar.Ta gumb odpre posebno okno, kjer lahko izberete prejemnike iz razpoložljivih naslovov.
Bu düğme tüm kullanılabilir adresler içerisinden alıcıları seçebileceğiniz bir iletişim kutusu açar.Tämä nappi avaa erillisen ikkunan, josta voit valita osoitteen kaikista olemassaolevista osotteista.
Bu düğme tüm kullanılabilir adresler içerisinden alıcıları seçebileceğiniz bir iletişim kutusu açar.Ten przycisk otwiera osobne okienko, gdzie można wybrać odbiorców z listy wszystkich dostępnych adresów.
Bu düğme tüm kullanılabilir adresler içerisinden alıcıları seçebileceğiniz bir iletişim kutusu açar.Toto tlačidlo otvorí dialóg kde môžete zvoliť adresátov z dostupných adries.
Bu düğme tüm kullanılabilir adresler içerisinden alıcıları seçebileceğiniz bir iletişim kutusu açar.Toto tlačítko otvírá zvláštní dialog pro výběr příjemců ze všech dostupných adres.
Bu düğme tüm kullanılabilir adresler içerisinden alıcıları seçebileceğiniz bir iletişim kutusu açar.Бутонът отваря отделен диалогов прозорец, където от всички налични адреси можете да изберете получател.
Bu düğme tüm kullanılabilir adresler içerisinden alıcıları seçebileceğiniz bir iletişim kutusu açar.Выбрать адреса из адресной книги.
Bu düğme tüm kullanılabilir adresler içerisinden alıcıları seçebileceğiniz bir iletişim kutusu açar.هذا الزر يفتح حوار منفصل حيث يمكنك اختيار المراسلين من بين جميع العناوين الموجودة.
Bu düğme tüm kullanılabilir adresler içerisinden alıcıları seçebileceğiniz bir iletişim kutusu açar.このボタンを押すと別のダイアログが開き、そこで利用可能なすべてのアドレスから受信者を選択できます。
Bu durum oyunun senaryosunun daha başından kısıtlanmasına yol açar.Ça veut dire que l'écriture d'un jeu à tendance à être limitée dès le départ.
Bu durum oyunun senaryosunun daha başından kısıtlanmasına yol açar.Det betyder, at et spils egentlige manuskript har det med at være begrænset til at begynde med.
Bu durum oyunun senaryosunun daha başından kısıtlanmasına yol açar.Esto significa que el guion de un juego tiende a estar limitado desde el principio.
Bu durum oyunun senaryosunun daha başından kısıtlanmasına yol açar.Ez azt jelenti, hogy egy játék történetírási folyamata általában a kezdettől fogva korlátok közé szorul.
Bu durum oyunun senaryosunun daha başından kısıtlanmasına yol açar.Questo significa che la vera scrittura in un gioco tende ad avere limitazioni sin dalla partenza.
Bu durum oyunun senaryosunun daha başından kısıtlanmasına yol açar.Αυτό σημαίνει πως η συγγραφή ενός παιχνιδιού τείνει να είναι περιορισμένη εξ' αρχής.
Bu durum oyunun senaryosunun daha başından kısıtlanmasına yol açar.Это означает, что настоящий сценарий игры ограничивается с самого начала.
Bu durum, sıklıkla düşmanın müttefiklerinizden birinin imha noktasının içine manevra yapmasına yol açar.Cela poussera souvent l'ennemi à se déplacer vers une zone couverte par l'un de vos alliés.
Bu durum, sıklıkla düşmanın müttefiklerinizden birinin imha noktasının içine manevra yapmasına yol açar.Oft führt dies dazu, dass sich der Gegner in die Abschusszone eines eurer Verbündeten bewegt.
Bu duyulursa bir sürü soruna yol açar.Gdyby to wyszło na jaw, mielibyśmy kłopoty.
Bu duyulursa bir sürü soruna yol açar.Hvis de kom ud, fik vi vel problemer?
Bu duyulursa bir sürü soruna yol açar.Om det här kommer ut blir det väl problem?
Bu duyulursa bir sürü soruna yol açar.Se isto se soubesse, traria todo o tipo de problemas, certo?
Bu duyulursa bir sürü soruna yol açar.Se si sapesse in giro, sarebbero guai, giusto?
Bu duyulursa bir sürü soruna yol açar.Si se descubriera, causaría problemas.
Bu duyulursa bir sürü soruna yol açar.Tieto ei saa levitä.
Bu duyulursa bir sürü soruna yol açar.Αν μαθαινόταν θα είχαμε πολλά προβλήματα.
Bu duyulursa bir sürü soruna yol açar.Если об этом узнают, могут быть всякие неприятности.
Bu farkındalık bize yeni kapılar açar, kendimizi geliştirmek ve hayatımızı düzene sokmak adına.Kesadaran baru ini membuka peluang besar untuk aplikasi yang membantu meningkatkan diri dan hidup kita.
Bu farkındalık bize yeni kapılar açar, kendimizi geliştirmek ve hayatımızı düzene sokmak adına.이 새로운 우리 자신과 우리 삶들을 향상시키는 어플리케이션(앱)으로 작용해 어마어마한 가능성을 열어줍니다
Bu farkındalık bize yeni kapılar açar, kendimizi geliştirmek ve hayatımızı düzene sokmak adına.Tämän tiedostaminen avaa valtavia mahdollisuuksia sovelluksille, jotka parantavat elämäämme ja itseämme.