açarım ile cümle

açarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kaputu nasıl açarım?How do I open the hood?
Ben haftada bir kez Tatoeba'da oturum açarım.I log in to Tatoeba once a week.
Ben Tatoeba'da haftalık olarak oturum açarım.I log into Tatoeba weekly.
Dosyayı nasıl açarım?How do I open a file?
Tom'un yerinde olsam onlara dava açarım.If I were Tom, I'd sue them.
Bu pencereyi nasıl açarım?How do I open this window?
Ben açarım.I'll take the call.
Oh, işte ben o kapıyı Donkey Kong 64 gibi açarım! [klik sesi]Oh, I'll open that door like Donkey Kong 64. click
Belki de bir dükkân açarım.Oh, maybe I'll start a shop.
Bir adım geriye gider ve bunu açarım.So I can step back, and expand on that.
Ben telefonu açarım, o bana bir cümle söyler ve görüşmemiz sonlanır, sanıyordum.And I was expecting to pick up the phone, I'd get a quote and that would be it.
Söylediğim yetkin sözleri dinleyin, Ağzımı doğruları söylemek için açarım.Hear, for I will speak excellent things. The opening of my lips is for right things.
Yakup: "Ben üzüntü ve tasamı yalnız Allah'a açarım.He said, ‘I complain of my anguish and grief only to Allah.
İçimde kıyametler kopsa da; ben baharıyım yarınlarımın, çiçek açarım her kışın ardından.Auch wenn Orkane ausbrechen, ich bin der Frühling meiner Zukunft, der nach jedem Winter wieder aufblüht.
Otur, ben açarım.Сиди, я открою.
Belki de bir dükkân açarım.Magari potrei aprire un negozio.
Belki de bir dükkân açarım.Morda bom odprla trgovino.
Belki de bir dükkân açarım.Oh, misschien ga ik een winkel beginnen.
Belki de bir dükkân açarım.Oh, peut-être que je devrais démarrer un magasin.
Belki de bir dükkân açarım.Oh, talvez abra uma loja.
Belki de bir dükkân açarım.Poate voi deschide un magazin.
Belki de bir dükkân açarım.Quizá abra una tienda.
Belki de bir dükkân açarım.Ω, ίσως ανοίξω ένα μαγαζί.
Belki de bir dükkân açarım.Может, я открою магазин.
Belki de bir dükkân açarım.ربما سأفتح لي دكانا
Ben açarım.Je vais prendre cet appel.
Ben açarım.Majd én felveszem.
Ben açarım.Θα απαντήσω εγώ.
Ben açarım.سأرد علي المكالمة
Ben telefonu açarım, o bana bir cümle söyler ve görüşmemiz sonlanır, sanıyordum.그리고 내가 전화를 데리 러 기다리고 있었다 견적을 얻을 것 이다 그리고 그것은 그 것일 것 이다.
Bilmiyorum. Yoksa bir tane açarım.Hvis der ikke er, så laver jeg en.
Bilmiyorum. Yoksa bir tane açarım.Om det inte finns så gör jag en.
Bir adım geriye gider ve bunu açarım.Also gehe ich einen Schritt zurück und erweitere die Sichtweise.
Bir adım geriye gider ve bunu açarım.Así que puedo volver, y expandir eso.
Bir adım geriye gider ve bunu açarım.Donc je peux prendre un peu de recul, et explorer cette idée.
Bir adım geriye gider ve bunu açarım.Então eu posso voltar atrás e expandir essas edições.
Bir adım geriye gider ve bunu açarım.Faccio un passo indietro e allargo la visuale.
Bir adım geriye gider ve bunu açarım.Ik doe een stap terug en ga daarop in.
Bir adım geriye gider ve bunu açarım.저는 한발 물러나서, 그것을 펼쳐볼 수 있습니다
Bir adım geriye gider ve bunu açarım.Mă întorc şi deschid asta.
Bir adım geriye gider ve bunu açarım.Więc cofnę się i rozwinę to.
Bir adım geriye gider ve bunu açarım.Έτσι, μπορώ να κάνω ένα βήμα πίσω και να επιλέξω αυτόν τον τομέα.
Bir adım geriye gider ve bunu açarım.Мога да се върна стъпка назад и да разширя това.
Bir adım geriye gider ve bunu açarım.Я могу вернуться и расширить запрос.
Bir adım geriye gider ve bunu açarım.אז אני יכול ללכת אחורה, ולהרחיב על הנושא.
Bir adım geriye gider ve bunu açarım.أستطيع أن أخطو خطوة الى الوراء ، والتوسع في هذا الشأن.
Bir adım geriye gider ve bunu açarım.するとグレッグ レモンが出てきます。
"Bisiklete binme ile ilgili sayılara baksam mı?" Bir adım geriye gider ve bunu açarım."Uhm, thử xem về đua xe đạp cái nào." và tôi có thể quay lại, mở rộng nó.
Evet! Oh, işte ben o kapıyı Donkey Kong 64 gibi açarım!Nebo bych měl říct kočkobní?
Evet! Oh, işte ben o kapıyı Donkey Kong 64 gibi açarım!Wir müssen in eine Richtung zu gehen.
Her gün sabahları, günün ilk kahvesini içmeden önce, daha dişlerimi fırçalamadan, defterimi açarım.Cada día por la mañana lo primero que hago antes del café antes de lavarme los dientes, abro mi cuaderno.
Her gün sabahları, günün ilk kahvesini içmeden önce, daha dişlerimi fırçalamadan, defterimi açarım.Każdego ranka, jeszcze przed poranną kawą i umyciem zębów, otwieram notatnik.
Her gün sabahları, günün ilk kahvesini içmeden önce, daha dişlerimi fırçalamadan, defterimi açarım.매일 아침 커피를 마시거나 이 닦기 전에 저는 가장 먼저 노트를 펼쳐 봅니다.
Her gün sabahları, günün ilk kahvesini içmeden önce, daha dişlerimi fırçalamadan, defterimi açarım.Minden reggel az első dolog, ami megelőzi az első csésze kávét, és a fogmosást, hogy kinyitom a füzetet.
Her gün sabahları, günün ilk kahvesini içmeden önce, daha dişlerimi fırçalamadan, defterimi açarım.Mỗi sáng, điều đầu tiên tôi làm trước khi uống cốc cà phê đầu tiên trước khi đánh răng là mở cuốn ghi chép ra.
Her gün sabahları, günün ilk kahvesini içmeden önce, daha dişlerimi fırçalamadan, defterimi açarım.Всяка сутрин първото, което правя преди първата си чаша кафе, преди да си измия зъбите, си отварям бележника.
Her gün sabahları, günün ilk kahvesini içmeden önce, daha dişlerimi fırçalamadan, defterimi açarım.כל יום בבוקר, הדבר הראשון שאני עושה לפני כוס הקפה הראשונה, לפני שאני מצחצח שיניים, אני פותח את המחברת שלי.
Her gün sabahları, günün ilk kahvesini içmeden önce, daha dişlerimi fırçalamadan, defterimi açarım.وكل يوم في الصباح أول شيء أقوم به قبل قهوتي الصباحية وقبل تنظيف اسناني .. هو أني أفتح دفتر الملاحظات ذاك
Her gün sabahları, günün ilk kahvesini içmeden önce, daha dişlerimi fırçalamadan, defterimi açarım.一杯のコーヒーよりも 歯磨きよりも先にするのは そのノートを開いて見ることです 多くの場合何も書かれていません
İkinci el kot Ve balıkcı yaka giyiyorsun Senin kemikli kafana bir delik açarımEu perfurei um buraco no meio como um cranio oco com sua própria giração pequena

İlgili Sayfalar