Bu, dünyanın en çok maddi hasara yol açan depremidir.This is the world's most costly earthquake.
Bir buzkıran, buzda on beş metre genişliğinde bir kanal açabilir.An icebreaker can carve a channel in the ice fifteen meters wide.
Esperanto dostluğa yol açar.Esperanto leads to friendship.
Onlara dava açalım.Let's sue them.
Ona dava açalım.Let's sue him.
Onlara telefon açacağım.I'll give them a call.
Ona telefon açacağım.I'll give him a call.
İşte, sizin için açacağım.Here, I'll open it for you.
Biraz daha açabilir misin?Could you elaborate on that?
Biraz açar mısın?Could you elaborate on that?
Radyoyu açar mısın?Could you turn on the radio?
Bir mektup açacağın var mı?Do you have a letter opener?
Şişe açacağı nerede?Where's the bottle opener?
Sizden biri benim için kapıyı açabilir mi?Can one of you open the door for me?
Bu kavanozu benim için açabilir misin?Could you open this jar for me?
Işığı açarsam yararlı olur mu?Would it help if I turned on the light?
Kapıyı açar mısınız?Would you open the door?
Tom elektrikli konserve açacağını çalıştıramadı.Tom wasn't able to get the electric can opener to work.
Pencereyi açabiliriz.We can open the window.
Anahtarlardan sadece biri kapıyı açacak.Only one of the keys will unlock the door.
Mastürbasyon deliliğe yol açar.Masturbation leads to insanity.
Teneke açacakları ve makaslar gibi çoğu eşyalar sağ elini kullananlar için yapılmıştır.Most utensils, such as can openers and scissors, are made for right-handers.
Bu kavanozu açamıyorum.I can't open this jar.
Elma ağaçları ilkbaharda çiçek açarlar.Apple trees bloom in spring.
Hidrolik kırılma gerçekten depremlere yol açar mı?Does fracking really cause earthquakes?
Gözlerimi açabilir miyim?Can I open my eyes?
Ben kapıyı açacağım.I will open the door.
Tom kutuyu açamadı.Tom wasn't able to open the box.
Kibir bir kişinin çöküşüne yol açar.Arrogance leads to a person's downfall.
Ben haftada bir kez Tatoeba'da oturum açarım.I log in to Tatoeba once a week.
Ben Tatoeba'da haftalık olarak oturum açarım.I log into Tatoeba weekly.
Pencereyi açabilirsin.You can open the window.
İnce hatalar bazı zamanlar büyük problemlere yol açar.Tiny mistakes can sometimes lead to big trouble.
Bazen küçük hatalar bile ciddi kazalara yol açabilir.Sometimes even minor errors can lead to serious accidents.
Tom'un yaptığı her şey çığır açandı.Everything Tom did was groundbreaking.
Biz pencereleri açabiliriz.We can open the windows.
Perdeyi açabilir miyim?Is it okay if I open the curtain?
Ben düdüklü tencereyi açamam.I can't open the pressure cooker.
Bu çiçekler diğerlerinden daha erken çiçek açar.These flowers bloom earlier than the others do.
Buradaki herhangi birinin bir şişe açacağı var mı?Does anybody here have a bottle opener?
O, o şişeyi açamadı.She couldn't open that bottle.
Onu açayım mı?Shall I open it?
Genellikle eve varır varmaz televizyonu açar mısın?Do you usually turn on the TV as soon as you get home?
Roket patlama kutlamaları açar.The rocket blast opens the celebrations.
Ağaçlar ne zaman çiçek açacak?When will the trees blossom?
Kontrolsüz bir yaşam sefalete yol açar.An uncontrolled life leads to misery.
Isıtıcıyı açalım.Let's turn on the heater.
Ben kapıyı açarken bunu tutmanı istiyorum.I want you to hold this while I open the door.
Lütfen gözlerini açar mısın?Can you open your eyes, please?
Savaş hoşgörüsüzlüğe, hoşgörüsüzlük ise savaşa yol açar.War leads to intolerance; intolerance leads to war.
Turist, arabayla çiçek açan meyve ağaçlarının önünden geçti.The tourists drove past blooming fruit trees.
Pencereyi açabilirler.They can open the window.
Eğer onu yaparsan sözleşmenin ihlali için sana dava açacağım.If you do that, I'll sue you for breach of contract!
Çiçek açan kiraz güzeldir.Blossoming cherry is beautiful.
Bana gözlerimi ne zaman açabileceğimi söyle.Tell me when I can open my eyes.
Şimdi gözlerimi açabilir miyim?May I open my eyes now?
Işıkları açacağım.I'll turn on the lights.
Tom'un hiç açacak hediyesi yoktu.Tom didn't have any presents to open.
Ailemiz Noel arifesinde hediyeleri açar.Our family opens gifts on Christmas Eve.
Eğer üşüyorsan ısıtıcıyı açabilirsin.You can turn on the heater if you're cold.