açım ile cümle

açım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ben kendimi her ağız hakkında acımasız büyüyen bulmak, nemli, çiseleyen her私の魂の11月、私は自分自身が不本意に棺の前に一時停止見つけるたびに、
Ben Sherman'la kalıpları yıktım denebilir. Acımasız avcı imajını kullanmak istemedim.Y creo que rompí el molde con Sherman, porque no quería dar la imagen de predador despiadado.
Bilim bunun en kolay kısmı, acımasız, ama kolay.Die Wissenschaft ist der einfache Teil, düster aber einfach.
Bilim bunun en kolay kısmı, acımasız, ama kolay.La science est la partie facile dans ce domaine, sombre, mais facile.
Bilim bunun en kolay kısmı, acımasız, ama kolay.Věda je v tom tou jednodušší částí, chmurná, ale snadná.
Bilim bunun en kolay kısmı, acımasız, ama kolay.Vetenskapen är den enkla delen här, grym, men enkel.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.I ved at vi så ofte har en tendens i naturvidenskab og ingeniørvidenskab til at tænke morderisk.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.과학과 공학을 생각할 때 너무 치열하게 생각하는 경향이 있다는 걸 잘 아실겁니다.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Nauki ścisłe i inżynieria kojarzą się z ostrą rywalizacją.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Sapete tutti che spesso nelle materie scientifiche e in ingegneria tendiamo ad essere spietati.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Sie wissen sicher, dass wir in Natur- und Ingenieurwissenschaften dazu neigen, einzelkämpferisch zu denken.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Ştiţi cu toţii că adesea, în ştiinţe şi inginerie, tindem să gândim individualist.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Tất cả các bạn đều biết người làm trong ngành khoa học kĩ thuật thì điều suy nghĩ rất khắc nghiệt và độc lập
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Todos sabem que, geralmente, em ciência e engenharia tendemos para o pensamento competitivo.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Uds. saben que bastante a menudo en ciencias e ingeniería tendemos a pensar ferozmente.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Vaak heerst er bij wetenschap en techniek een sterke competitiegeest.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Vous savez tous que si souvent en science et en ingénierie on a tendance a penser à la compétition.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Ξέρετε πως συχνά τείνουμε στις επιστήμες να σκεφτόμαστε ακραία.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Ми всі знаємо, що досить часто в науці й інженерії ми ведемо запеклі суперечки.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Мы привыкли считать, что среда обучения, в науке и инженерном искусстве, беспощадна.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.כולכם יודעים שכל כך הרבה פעמים במדעים ובהנדסה אנחנו נוטים לחשוב בצורה צמאת דם.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.كلكم تعلمون أنه غالباً في العلوم والهندسة نحن نميل إلى التفكير في المصلحة الشخصية.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.思われがちです 協力することは 通常習いません
Bir 30 yıl daha sizinle birlikteyim.. Benim açımdan bir sorun yok, hiç olmadı da..Me quedaré aquí por otros 30 años sin ningún problema.
Biraz acımasız oluyorsunEstás siendo un poco cruel.
Biraz acımasız oluyorsunEsti putin rea.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.Az egyikben a szokásos ázsiai diák voltam, kérlelhetetlen a magam számára felállított követelményekben.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.Di satu sisi, saya adalah murid Asia klasik yang keras dalam tuntutan yang saya buat untuk diri sendiri.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.En uno, era la estudiante asiática clásica, implacable con lo que demandaba de mí misma.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.In een daarvan was ik de klassieke Aziatische student, onaflatend in de eisen die ik aan mezelf stelde.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.In einer war ich der klassische asiatische Student, der unerbittliche Anforderungen an sich selbst stellte.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.Într-una, eram elevul asiatic tipic, neabătută în cerinţele pe care mi le impusesem.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.In uno ero la classica studentessa asiatica, sempre super esigente con me stessa.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.한 현실에서 저는 스스로를 끊임없이 채찍질하는 전형적인 동양인 학생이었지만
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.Num, era a estudante Asiática típica, implacável nas exigências que fazia de mim mesma.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.Trong một thế giới, tôi là học sinh gốc Á điển hình, đòi hỏi khắc nghiệt từ chính mình.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.V enem sem bila tipična azijska študentka, neomajna v zahtevah do sebe.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.V jednom jsem byla klasická asijská studentka, která měla velké požadavky sama na sebe.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.V jednom som bola typický ázijský študent, vytrvalý a neoblomný v požiadavkoch, ktoré som si na seba kládla.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.W jednym byłam studentką z Azji, nieustępliwą w wymaganiach wobec siebie.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.Στον έναν, ήμουν η κλασική Ασιάτισσα, αδυσώπητη στις απαιτήσεις που είχα από τον εαυτό μου.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.В единия бях типичната азиатска студентка, непреклонна в очакванията към самата себе си.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.В одном из них я была классической студенткой из Азии, неустанно требующей от себя большего.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.У першому світі я була типовою азійською студенткою, яка ставили перед собою жорсткі вимоги.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.באחד, הייתי הסטודנטית האסייאתית המצויה, בלתי-מתפשרת בתביעות שהצבתי לעצמי.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.في احدها, كنت طالبة اسيوية كلاسيكية, متشبثة بمتطلباتها التي حددتها لنفسها
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.自分にとてつもなく高い課題を課していました 別の世界では 不安定な生活の中で
Bizim açımızdan, sıra ister şu şekilde olsun;우리에게는 다음의 두 경우 사이에 아무 차이가 없습니다:
Bizim açımızdan, sıra ister şu şekilde olsun;Není rozdíl, jestli padnou v pořadí:
Bizim açımızdan, sıra ister şu şekilde olsun;Для нас не має значення який саме порядок ми оберемо:
Bizim açımızdan, sıra ister şu şekilde olsun;За нас, няма разлика, ако използваме този ред:
Bölüm 62: "Acımasız Karşı Saldırı""Un feroce contrattacco"
Bölüm 62: "Acımasız Karşı Saldırı""Zaciekły kontratak".
Bölüm 62: "Acımasız Karşı Saldırı"Επεισόδιο 62 "Μια Μανιώδης Αντεπίθεση"
Böyle bir açımız var.이렇게 생긴 각이 하나 있고,
Böyle bir açımız var.Sa spunem ca avem un unghi care arata astfel
Böyle bir açımız var. Ve başka bir açımız daha var -- bunlara birer harf atamam lazım.Lad os sige, at vi har en vinkel, der ser sådan her ud, og vi har en anden, der ser sådan her ud.
Böyle bir açımız var.Нека да имаме един ъгъл, който изглежда така. И друг ъгъл тук.
Böyle bir açımız var.دعوني افترض ان لديكم زاوية تبدو هكذا
Böylece her şeyi yoktu olurdu sanki, ben de minnettar hissetmiyorum korkuyorum Beni acımasızca yaylı.Attól tartok, én nem érzem, hálás, mint azt, ha az egész nem volt annyira brutálisan íveltek rám.

İlgili Sayfalar