açım ile cümle
açım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Benim bakış açıma göre, kırılgan bir yaşam adasında, bir olasılıklar evreninde yaşıyoruz.De mon point de vue, nous vivons sur un îlot de vie fragile, au milieu d'un univers de possibilités.
Benim bakış açıma göre, kırılgan bir yaşam adasında, bir olasılıklar evreninde yaşıyoruz.Din perspectiva mea, noi trăim pe o insulă fragilă a vieții, într-un univers al posibilităților.
Benim bakış açıma göre, kırılgan bir yaşam adasında, bir olasılıklar evreninde yaşıyoruz.In mijn perspectief leven we op een fragiel eiland van leven in een universum van mogelijkheden.
Benim bakış açıma göre, kırılgan bir yaşam adasında, bir olasılıklar evreninde yaşıyoruz.제가 보기에 우리는 많은 가능성을 지닌 우주에 있는 깨지기 쉬운 생명의 섬 위에 살고 있습니다.
Benim bakış açıma göre, kırılgan bir yaşam adasında, bir olasılıklar evreninde yaşıyoruz.Można go zmienić. Z mojego punktu widzenia żyjemy na kruchej wysepce życia we wszechświecie możliwości.
Benim bakış açıma göre, kırılgan bir yaşam adasında, bir olasılıklar evreninde yaşıyoruz.Z môjho pohľadu, žijeme na krehkom ostrove života, vo vesmíre možností.
Benim bakış açıma göre, kırılgan bir yaşam adasında, bir olasılıklar evreninde yaşıyoruz.Από τη δική μου οπτική γωνία, ζούμε όλοι πάνω σε ένα εύθραυστο νησί, σε ένα σύμπαν γεμάτο δυνατότητες.
Benim bakış açıma göre, kırılgan bir yaşam adasında, bir olasılıklar evreninde yaşıyoruz.От моя гледна точка живеем на един крехък остров от живот, в една вселена от възможности.
Benim bakış açıma göre, kırılgan bir yaşam adasında, bir olasılıklar evreninde yaşıyoruz.С моей точки зрения, мы живем на хрупком островке жизни во вселенной возможностей.
Benim bakış açıma göre, kırılgan bir yaşam adasında, bir olasılıklar evreninde yaşıyoruz.מנקודת מבט שלי, אנו חיים על אי שברירי של חיים, ביקום של אפשרויות.
Benim bakış açıma göre, kırılgan bir yaşam adasında, bir olasılıklar evreninde yaşıyoruz.ومن وجهة نظري ، نحن نعيش في جزيرة هشة من الحياة ، في كون من الإحتمالات.
Benim bakış açıma göre, kırılgan bir yaşam adasında, bir olasılıklar evreninde yaşıyoruz.危うげな生命の孤島です 何千年と人類は答えを探す旅をしてきました
-- benim bakış açım Amerikan tarzıdır.-- az én szemszögem egy kiváltképp amerikai szemszög.
-- benim bakış açım Amerikan tarzıdır. Başka türlü yapamam.Não posso evitar.
-- benim bakış açım Amerikan tarzıdır.Cách vẽ của tôi là cách vẽ với quan điểm của một người Mỹ
-- benim bakış açım Amerikan tarzıdır.-- cara pandang saya secara khusus adalah Amerika.
-- benim bakış açım Amerikan tarzıdır.제 관점은 특히 미국인의 관점입니다.
-- benim bakış açım Amerikan tarzıdır.-- mijn perspectief is bepaald Amerikaans.
-- benim bakış açım Amerikan tarzıdır.Mi perspectiva es particularmente estadounidense.
-- benim bakış açım Amerikan tarzıdır.-- mitt perspektiv är ett ganska amerikanskt perspektiv.
-- benim bakış açım Amerikan tarzıdır.- môj pohľad je predovšetkým americký.
-- benim bakış açım Amerikan tarzıdır.-- mon point de vue est particulièrement américain.
-- benim bakış açım Amerikan tarzıdır.-- perspectiva mea e o perspectivă extrem de americană.
-- benim bakış açım Amerikan tarzıdır.-η δική μου σκοπιά είναι μία ιδιαίτερα αμερικανική σκοπιά.
-- benim bakış açım Amerikan tarzıdır.-- мої плани на майбутнє це абсолютно американські плани.
-- benim bakış açım Amerikan tarzıdır.- моята гледна точка е особено американска гледна точка.
-- benim bakış açım Amerikan tarzıdır.Смех совершенно американское.
-- benim bakış açım Amerikan tarzıdır.-- הפרספקטיבה שלי היא בעיקר פרספקטיבה אמריקאית.
-- benim bakış açım Amerikan tarzıdır.ان منظوري .. هو في الحقيقة منظور أمريكي ..
-- benim bakış açım Amerikan tarzıdır.ここに暮らす以上 それは避けられません
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.Dal mio punto di vista, quello che fanno i Temporary Store è creare scadenza e urgenza.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.Din perspectiva mea, unul din lucrurile pe care le fac aceste magazine e crearea de perisabilitate și urgență.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.제 관점으로는, 팝업 스토어들이 하는 것들 중 하나는 소멸성과 긴급성을 만들어 내는 것입니다.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.Meiner Meinung nach bewirken Pop-Up-Stores Vergänglichkeit und Dringlichkeit.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.Na minha perspetiva, uma das coisas que as lojas "pop-up" fazem é criarem o efémero e a urgência.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.Para mí, una de los efectos de las tiendas "pop-up" es que crean caducidad y urgencia.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.Vanuit mijn gezichtspunt is een resultaat van pop-up winkels het creëren van vergankelijkheid en urgentie.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.Véleményem szerint ezek az ideiglenes üzletek többek között pillanatnyiságot és sürgösséget generálnak.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.Z mého pohledu je jednou věcí, které pop-up stores dělají, to že vytváří netrvanlivost a potřebu.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.Z mojego punktu widzenia, pop-up shops tworzą potrzebę pośpiechu.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.מנקודת המבט שלי, אחד הדברים שחנויות פופ-אפ עושות הוא ליצור דחיפות וחוסר.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.في تصوري، أحد الأشياء التي تفعلها محلات الـ "بوب أب" هي أنها تنشئ نوع من العجلة والإلحاح
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.はかなさと切迫感を生み出すことです こうした店では ビジネスで好まれる
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler) -- benim bakış açım Amerikan tarzıdır. Başka türlü yapamam.Můj pohled je hodně ("Diplomacie lichotek:
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler) -- benim bakış açım Amerikan tarzıdır.Nun ist mein Blickwinkel ein spezifisch ... (Lachen) ein spezifisch amerikanischer Blickwinkel.
Benim bakışım özellikle -- (Gülüşmeler) -- benim bakış açım Amerikan tarzıdır.Obecnie moja perspektywa jest szczególnie -- (Śmiech) moja perspektywa jest szczególnie amerykańska.
Benim güvenliğe bakış açım oldukça gerçekçi.Am o vedere foarte relativistă a securității.
Benim güvenliğe bakış açım oldukça gerçekçi.Eu tenho uma visão muito relativista da segurança.
Benim güvenliğe bakış açım oldukça gerçekçi.Ich habe eine sehr relativistische Sicht auf Sicherheit.
Benim güvenliğe bakış açım oldukça gerçekçi.Ik heb een zeer gerelativeerde visie over veiligheid.
Benim güvenliğe bakış açım oldukça gerçekçi.Io ho un punto di vista molto relativistico della sicurezza.
Benim güvenliğe bakış açım oldukça gerçekçi.J'ai une vision très réaliste de la sécurité.
Benim güvenliğe bakış açım oldukça gerçekçi.저는 보안에 대해 매우 현실적인 견해를 가지고 있습니다.
Benim güvenliğe bakış açım oldukça gerçekçi.Mam bardzo relatywistyczny pogląd na bezpieczeństwo.
Benim güvenliğe bakış açım oldukça gerçekçi.Mám veľmi relativistický pohľad na bezpečnosť.
Benim güvenliğe bakış açım oldukça gerçekçi.Na bezpečí mám velmi relativistický náhled.
Benim güvenliğe bakış açım oldukça gerçekçi.Nekem egy nagyon relativisztikus nézetem van a biztonságról.
Benim güvenliğe bakış açım oldukça gerçekçi.Saya punya pandangan tentang keamanan yang relatif.
Benim güvenliğe bakış açım oldukça gerçekçi.Tengo una visión muy relativista de la seguridad.
Benim güvenliğe bakış açım oldukça gerçekçi.Tôi có một cái nhìn rất tương đối về an toàn