açım ile cümle
açım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ağlarını durmadan boşaltmaya, Ulusları acımasızca öldürmeye devam edecekler mi?Но дали за това ще изпразва мрежата си, И престане от милост да убива постоянно народите?
Ağlarını durmadan boşaltmaya, Ulusları acımasızca öldürmeye devam edecekler mi?העל כן יריק חרמו ותמיד להרג גוים לא יחמול׃
Ağlarını durmadan boşaltmaya, Ulusları acımasızca öldürmeye devam edecekler mi?أفلأجل هذا تفرغ شبكتها ولا تعفو عن قتل الامم دائما
Ağlarını durmadan boşaltmaya, Ulusları acımasızca öldürmeye devam edecekler mi?他 豈 可 屢 次 倒 空 網 羅 、 將 列 國 的 人 時 常 殺 戮 、 毫 不 顧 惜 呢
Ağlarını durmadan boşaltmaya, Ulusları acımasızca öldürmeye devam edecekler mi?他 豈可屢次 倒空 網羅 、 將列國 的 人時 常 殺戮 、 毫不 顧惜呢
Akıl, bizim düşünen bakış açımız veya düşünen varlığımız.A mente é nosso aspecto pensante ou nosso ser pensante.
Akıl, bizim düşünen bakış açımız veya düşünen varlığımız.De mind is zoveel als ons denk-aspect, ons denkend wezen.
Akıl, bizim düşünen bakış açımız veya düşünen varlığımız.La mente es como nuestro aspecto pensante o ser pensante.
Akıl, bizim düşünen bakış açımız veya düşünen varlığımız.Sinnet är liksom vår tänkande aspekt eller vårt tänkande väsen.
Akıl, bizim düşünen bakış açımız veya düşünen varlığımız.Van a személyiségnél mélyebb, vagy magán az elmén túli valami, ami nem a gondolkodó lényünk.
Alevler bazen acımasız, bazen umuttur.En flamma är ibland grym och ger ibland hopp.
Alevler bazen acımasız, bazen umuttur.En flamme kan gøre ondt eller give håb.
Alevler bazen acımasız, bazen umuttur.E uma chama é, por vezes, cruel e por vezes, esperança.
Alevler bazen acımasız, bazen umuttur.E una fiamma a volte è crudele, e a volte dà speranza.
Alevler bazen acımasız, bazen umuttur.La llama a veces es cruel y a veces esperanzadora.
Alevler bazen acımasız, bazen umuttur.Liekki on joskus julma, joskus se tuo toivoa.
Alevler bazen acımasız, bazen umuttur.Płomień bywa okrutny, a czasem daje nadzieję.
Alevler bazen acımasız, bazen umuttur.Η φλόγα μπορεί να είναι σκληρή ή ελπιδοφόρα.
Alevler bazen acımasız, bazen umuttur.Иногда огонь бывает жестоким, иногда подаёт надежду.
Allah affetsin O'na (Trablus'a) acımayan keskin nişancılarıMoge God de sluipschutter die medelijden met haar heeft vergeven
Allah affetsin O'na (Trablus'a) acımayan keskin nişancılarıQue Dieu pardonne au sniper qui a pitié d'elle
Allah affetsin O'na (Trablus'a) acımayan keskin nişancılarıQue Dios perdone al francotirador que siente pena por ella
Allah affetsin O'na (Trablus'a) acımayan keskin nişancılarıان شاء الله يرأس القنّاصة اللي يرحم عليها
Ama... Acımıyor.Tapi... ini tidak sakit.
Ama benim bakış açıma göre öğrencilere, özellikle bir kenara itilenlere bu şekilde davranılması gerekli.Dar asta cred despre cum ar trebui să fie trataţi studenţii. mai ales, după ce au fost daţi la o parte.
Ama benim bakış açıma göre öğrencilere, özellikle bir kenara itilenlere bu şekilde davranılması gerekli.Dit is hoe volgens mij studenten moeten worden behandeld, vooral diegenen die opzij geduwd zijn.
Ama benim bakış açıma göre öğrencilere, özellikle bir kenara itilenlere bu şekilde davranılması gerekli.És ez a véleményem, hgy így kell a diákokkal bánni, főleg azokkal, akiket félrelöktek.
Ama benim bakış açıma göre öğrencilere, özellikle bir kenara itilenlere bu şekilde davranılması gerekli.하지만 전 학생들이 이렇게 대접받아야 한다고 봅니다. 한 번 무시당해 본 애들은 특히 더 그렇죠.
Ama benim bakış açıma göre öğrencilere, özellikle bir kenara itilenlere bu şekilde davranılması gerekli.На мой взгляд, так и должно быть для студентов, особенно после того, как на них поставили крест.
Ama benim bakış açıma göre öğrencilere, özellikle bir kenara itilenlere bu şekilde davranılması gerekli.Но това е моят начин да се отнасям с учениците, особено, ако веднъж са били отхвърлени от обществото.
Ama benim bakış açıma göre öğrencilere, özellikle bir kenara itilenlere bu şekilde davranılması gerekli.אבל אני חושב שזו הדרך בה צריך להתייחס לתלמידים, בייחוד אם הם נדחקו לשוליים.
Ama benim bakış açıma göre öğrencilere, özellikle bir kenara itilenlere bu şekilde davranılması gerekli.هذه نظريتي عن كيف يجب ان تتم معاملة التلاميذ، تحديدا عندما يكونو قد تعرضوا للاهمال.
Ama benim bakış açıma göre öğrencilere, özellikle bir kenara itilenlere bu şekilde davranılması gerekli.特に彼らは一度 放り出されているのですから 医薬産業のために薬剤師も育てています
Ama, bir mücadeleci ve araştırmacı olarak, benim farklı bir bakış açım var.Ale ako agitátorka a vyšetrovateľka, mám na to iný názor,
Ama, bir mücadeleci ve araştırmacı olarak, benim farklı bir bakış açım var.하지만 캠페인을 벌이고 조사하는 사람으로써 저는 다른 견해가 있습니다.
Ama, bir mücadeleci ve araştırmacı olarak, benim farklı bir bakış açım var.Однако я, как следователь и участница кампаний, имею совершенно другую точку зрения.
Ama, bir mücadeleci ve araştırmacı olarak, benim farklı bir bakış açım var.אבל כתועמלנית וכחוקרת, יש לי השקפה שונה,
Ama, bir mücadeleci ve araştırmacı olarak, benim farklı bir bakış açım var.ولكن كناشط والمحقق، لدى وجهة نظر مختلفة،
Ama, bir mücadeleci ve araştırmacı olarak, benim farklı bir bakış açım var.私は 違う考えです アイデアが勢いを得れば
Ama bunu hayatın akışının bir parçası olarak düşünmek, acımı biraz hafifletmeye yardım etti.Ale jeśli myślałem o niej jak o części otaczającego świata, łatwiej udawało mi się stępić ból.
Ama bunu hayatın akışının bir parçası olarak düşünmek, acımı biraz hafifletmeye yardım etti.Jos ajattelin sitä osana maailman virtaa- -suruni helpottui hieman.
Ama bunu hayatın akışının bir parçası olarak düşünmek, acımı biraz hafifletmeye yardım etti.Mas se eu pensasse nisso como parte de um mundo maior, ajudaria a aliviar, de alguma maneira, o sofrimento.
Ama bunu hayatın akışının bir parçası olarak düşünmek, acımı biraz hafifletmeye yardım etti.Men da jeg tænkte på det som en del af den større verdens stemme, - - så lindrede det sorgen lidt.
Ama bunu hayatın akışının bir parçası olarak düşünmek, acımı biraz hafifletmeye yardım etti.Men när jag tänkte på det som en del av den större världens flöde- -så lindrade det sorgen lite.
Ama bunu hayatın akışının bir parçası olarak düşünmek, acımı biraz hafifletmeye yardım etti.Pero si pensaba en ello como parte del flujo del mundo, me ayudaba a aliviar el dolor.
Ama bunu hayatın akışının bir parçası olarak düşünmek, acımı biraz hafifletmeye yardım etti.Αλλά όταν το έβλεπα σαν μέρος της ροής του κόσμου, ο πόνος μετριαζόταν κάπως.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Ale může se to zdát jako tak trochu kruté nebo ostré doporučení, když dojde na ty hlubší lítosti.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Dar poate părea un lucru crud și ușuratic când vine vorba de regrete mai profunde.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Het lijkt misschien wat wreed of ondoordacht als het op deze gevallen van diepe spijt aankomt.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.하지만 상당히 깊은 후회들에게 있어서 이 제안은 잔인하거나 일종의 말뿐인 것처럼 보일 수 있습니다
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Mais cela pourrait sembler une suggestion cruelle ou simpliste quand il s'agit de ces regrets plus profonds.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Mas isto pode parecer uma sugestão cruel ou desonesta quando diz respeito a arrependimentos mais profundos.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Mungkin ini tampak seperti anjuran yang kejam saat berhadapan dengan penyesalan yang lebih dalam.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Nhưng nó dường như là một sự gợi ý tàn nhẫn hoặc xảo quyệt khi chúng ta nói đến những hối hận sâu sắc hơn.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Potrebbe però sembrare un suggerimento facile e crudele quando si tratta di rimorsi molto più profondi.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Sin embargo, podría parecer una sugerencia cruel y simplista cuando se trata de remordimientos más profundos.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Viszont ez egy kegyetlen és nagydumás ötletnek tűnhet, amikor a mélyebb sajnálkozásokról van szó.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Αλλά μπορεί να φαίνεται μια σκληρή ή ρηχή πρόταση όταν πρόκειται για τα πιο βαθιά μετανιώματα.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Но може да изглежда и като жестоко и нагло нещо, когато става въпрос за някои от по-дълбоките съжаления.
Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.Та це може видатись свого роду жорстокою та заповзятою пропозицією, коли йдеться про ті більш глибокі каяття.