açılardan ile cümle

açılardan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Dar açıları dik açılardan daha dar olan açılar göreceğiz. . . .Vidíme, že ostré úhly jsou úzké, menší než pravé úhly.
Dar açıları dik açılardan daha dar olan açılar göreceğiz. . . .Такие углы меньше прямых -- правда, я еще не показал прямые.
Dar açıları dik açılardan daha dar olan açılar göreceğiz. . . .وسنرى زوايا حادة تبدو ولم اقم بتعريف الزوايا القائمة بعد
Dar açıları dik açılardan daha dar olan açılar göreceğiz. . . .いいですか? まだ直角を定義していませんが、 これらの狭い角は
Diğerleri, belli açılardan, çok gerçek.Altele sunt foarte reale, într-un anume sens.
Diğerleri, belli açılardan, çok gerçek.Altri sono davvero reali, in un certo senso.
Diğerleri, belli açılardan, çok gerçek.Andere wiederum sind in gewissem Sinne sehr reell.
Diğerleri, belli açılardan, çok gerçek.Andere zijn zeer reëel, in zekere zin.
Diğerleri, belli açılardan, çok gerçek.D'autres sont très réels, dans un certain sens.
Diğerleri, belli açılardan, çok gerçek.Inne, w pewnym sensie, bardzo rzeczywiste.
Diğerleri, belli açılardan, çok gerçek.Jotkut näistä ovat keinotekoisia.
Diğerleri, belli açılardan, çok gerçek.나머지는 한편으로는 정말 진짜입니다.
Diğerleri, belli açılardan, çok gerçek.Mások nagyon is valósak, bizonyos értelemben.
Diğerleri, belli açılardan, çok gerçek.Některé jsou velmi reálné, svým způsobem.
Diğerleri, belli açılardan, çok gerçek.Niektoré sú veľmi reálne, v istom zmysle.
Diğerleri, belli açılardan, çok gerçek.Otros, en cierto sentido, son muy reales.
Diğerleri, belli açılardan, çok gerçek.Outros são muito reais, de certo modo.
Diğerleri, belli açılardan, çok gerçek.Số khác là có thực trong tự nhiên.
Diğerleri, belli açılardan, çok gerçek.Άλλα από αυτά είναι πολύ αληθινά, κατά μία έννοια.
Diğerleri, belli açılardan, çok gerçek.Други от тях са много реални, в известен смисъл.
Diğerleri, belli açılardan, çok gerçek.Прочие - весьма реальны, в определённом смысле.
Diğerleri, belli açılardan, çok gerçek.וחלקם מאוד מוחשיים, בצורה מסויימת.
Diğerleri, belli açılardan, çok gerçek.و البعض الآخر منها حقيقي، بمعنى ما.
Diğerleri, belli açılardan, çok gerçek.これは本物です 野菜のカリフラワー
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.(118:92) Если бы не закон Твой был утешением моим, погиб бы я в бедствии моем.
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.Ako bi ne bil zakon tvoj vse veselje moje, zdavnaj bi že bil poginil v nadlogi svoji.
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.Als ik niet voortdurend de vreugde van Uw wet had ervaren, was ik in alle moeilijkheden ten onder gegaan.
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.By był zakon twój nie był kochaniem mojem, dawnobym był zginął w utrapieniu mojem.
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.Byť zákon tvůj nebyl mé potěšení, dávno bych byl zahynul v svém trápení.
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.Dacă n'ar fi fost Legea Ta desfătarea mea, aş fi pierit în ticăloşia mea.
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.Dersom din lov ikke hadde vært min lyst, var jeg omkommet i min elendighet.
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.Ellei sinun lakisi olisi ollut minun iloni, olisin menehtynyt kurjuuteeni.
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.Ha nem a te törvényed lett volna az én gyönyörûségem, akkor elvesztem volna az én nyomorúságomban.
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.Havde din Lov ej været min Lyst, da var jeg omkommet i min Elende.
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.Keby tvoj zákon nebol mojou rozkošou, už by som bol dávno zahynul vo svojom trápení.
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.주의 법이 나의 즐거움이 되지 아니하였더면 내가 내 고난 중에 멸망하였으리이다
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.Nên luật pháp Chúa không làm sự tôi ưa thích, Aét tôi đã bị diệt vong trong cơn hoạn nạn.
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.Nên luật_pháp Chúa không làm sự tôi ưa_thích , Aét tôi đã bị diệt_vong trong cơn hoạn_nạn .
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.Om din lag icke hade varit min lust, så hade jag förgåtts i mitt elände.
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.Se a tua lei não fora o meu deleite, então eu teria perecido na minha angústia.
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.Sekiranya hukum-Mu bukan sumber kegembiraanku, pasti aku sudah mati dalam sengsaraku
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.Se la tua legge non fosse la mia gioia, sarei perito nella mia miseria
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.Si ta loi n`eût fait mes délices, J`eusse alors péri dans ma misère.
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.Si tu ley no hubiese sido mi delicia, ya habría perecido yo en mi aflicción
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.Wo dein Gesetz nicht mein Trost gewesen wäre, so wäre ich vergangen in meinem Elend.
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.Εαν ο νομος σου δεν ητο η τρυφη μου, τοτε ηθελον χαθη εν τη θλιψει μου.
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.Ако Твоят закон не беше ми наслада, То аз и тогава бих загинал в скръбта си.
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.לולי תורתך שעשעי אז אבדתי בעניי׃
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.‎لو لم تكن شريعتك لذّتي لهلكت حينئذ في مذلتي‏‎.
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.我 若 不 是 喜 愛 你 的 律 法 、 早 就 在 苦 難 中 滅 絕 了
Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı, Çektiğim acılardan yok olurdum.我 若 不 是 喜愛 你 的 律法 、 早 就 在 苦難 中 滅絕了
Elbette bütün veri burada, içinde. Böylece sağa sola çevirebilir, istediğim açılardan bakabilirim.Ponieważ w środku znajdują się wszystkie dane, mogę obraz obrócić i patrzeć na niego pod różnymi kątami.
Elbette yeni platform oyunu bazı açılardan etkiledi.Die neue Plattform wirkt sich natürlich auch auf einige Spielaspekte aus.
Elbette yeni platform oyunu bazı açılardan etkiledi.Herní platforma samozřejmě ovlivnila některé aspekty hry.
Elbette yeni platform oyunu bazı açılardan etkiledi.새로운 플랫폼은 당연히 몇 가지 측면에서 게임에 영향을 미쳤습니다
Elbette yeni platform oyunu bazı açılardan etkiledi.La nouvelle plate-forme modifiait évidemment certains aspects de jeu.
Elbette yeni platform oyunu bazı açılardan etkiledi.Nowa platforma wymusiła zmiany w pewnych elementach gry.
Farklı açılardan bakmak faydalı olur.Da se ne ponavljamo preveč.
Farklı açılardan bakmak faydalı olur.Det er altid godt at prøve mange forskellige eksempler.
Farklı açılardan bakmak faydalı olur.Dobrze nie rysować go zawsze tak samo

İlgili Sayfalar