açıları ile cümle
açıları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Önce timler açıları bulalım. .دعونا ننظر اولاً الى الزوايا المتممة اي الزوايا التي مجموعها 90 درجة
Onları kötü göstermeden bakış açılarını anlatıyoruz.Älä katso heitä niin pahasti, vaan yritä ymmärtää mistä he tulevat.
Onları kötü göstermeden bakış açılarını anlatıyoruz.Не гледайте на тях като на лоши хора, разберете откъде идват.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Đau đớn của chúng là nỗi đau của tôi, là động lực đời tôi.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Deras lidande är min ångest, är min motivation.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Hun lijden is mijn leed, is mijn motivatie.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Ich cierpienie sprawia mi ból, ale też mnie motywuje.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Ihr Leiden ist mein Kummer, meine Motivation.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Jejich utrpení je mým zármutkem. Mou motivací.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.그들의 고통은 저의 슬픔이자 동기가 되었습니다.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.La loro sofferenza è anche la mia, è la mia motivazione.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Leur souffrance est ma douleur, ma motivation.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Penderitaan mereka adalah duka saya, motivasi saya.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Suferinţa lor mă întristează şi mă motivează.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Su sufrimiento es mi dolor, es mi motivación.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Szenvedésük az én bánatom és hajtóerőm.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Ο πόνος τους είναι η θλίψη μου, είναι το κίνητρό μου.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Их страдания — моё горе и сила, которая мной движет.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Їхні страждання - мій власний біль та моя рушійна сила.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.Тяхното страдание е моята скръб, моята мотивация.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.סבלם הוא יגוני וההניעה שלי.
Onların acıları benim kederimdir ve benim motivasyonum.故キング牧師が 「立ち上がれ」という 私の声をうまく要約しています
Onun acılarını dindirecek ve bu toplumda... değişmesini istediklerini öğrenebileceği hiçbir gazete yok.Aucun journal ne raconte sa douleur, ou ce qu'elle veut changer dans cette société.
Onun acılarını dindirecek ve bu toplumda... değişmesini istediklerini öğrenebileceği hiçbir gazete yok.Er is geen krant die haar pijn beschrijft, en wat ze wil veranderen in deze maatschappij.
Onun acılarını dindirecek ve bu toplumda... değişmesini istediklerini öğrenebileceği hiçbir gazete yok.그 마을에는 그녀의 아픔과, 그녀가 이 사회에서 바꾸고 싶은 것을 보도할 신문이 없지요.
Onun acılarını dindirecek ve bu toplumda... değişmesini istediklerini öğrenebileceği hiçbir gazete yok.Não há jornais que cubram a sua dor, e o que ela quer mudar nesta sociedade.
Onun acılarını dindirecek ve bu toplumda... değişmesini istediklerini öğrenebileceği hiçbir gazete yok.Niciun ziar nu poate transmite durerea ei şi ce ar vrea ea să se schimbe în societate.
Onun acılarını dindirecek ve bu toplumda... değişmesini istediklerini öğrenebileceği hiçbir gazete yok.Nie ma gazety, która by opisała jej ból, i to co chciałaby zmienić w społeczeństwie.
Onun acılarını dindirecek ve bu toplumda... değişmesini istediklerini öğrenebileceği hiçbir gazete yok.Non ci sono giornali che mostrino il suo dolore, e ciò che voleva cambiare in questa società.
Onun acılarını dindirecek ve bu toplumda... değişmesini istediklerini öğrenebileceği hiçbir gazete yok.Ни одна газета не сможет заглушить её боль или изменить общество, в котором она живёт.
Onun acılarını dindirecek ve bu toplumda... değişmesini istediklerini öğrenebileceği hiçbir gazete yok.Няма вестник, който да пише за болката й и за онова, което тя иска да промени в обществото.
Onun acılarını dindirecek ve bu toplumda... değişmesini istediklerini öğrenebileceği hiçbir gazete yok.אין אף עיתון שיספר את כאבה, ואת רצונה בשינוי בחברה הזאת.
Onun acılarını dindirecek ve bu toplumda... değişmesini istediklerini öğrenebileceği hiçbir gazete yok.لا يوجد صحيفة لتغطي ألمها، وما تريد تغييره في هذا المجتمع.
Onun acılarını dindirecek ve bu toplumda... değişmesini istediklerini öğrenebileceği hiçbir gazete yok.新聞に代わってみんなに伝えたい それと 文字が書けなくて
Ornegin buradaki iki aciyi alalim. BAC ve XYZ acilariDus als voorbeeld laten we twee hoeken hier nemen, hoek BAC, en deze XYZ.
Ornegin buradaki iki aciyi alalim. BAC ve XYZ acilariLad os fx tage 2 vinkler her, vinkel BAC og lad os sige vinkel XYZ.
Ornegin buradaki iki aciyi alalim. BAC ve XYZ acilariNapríklad si zoberme dva uhly, uhol BAC a uhol XYZ,
O tutkunun nereye gideceğini zaten biliyoruz. Ama bakış açılarındaki bu çatışma ilginç sayılır.まあ こういう考え方の違いも面白いですね
O zaman FAC ve CAH açıları tümler açılardır çünkü toplamları 90 derece ediyor. . . .اذاً الزاويتان، الزاوية FAC، والزاوية CAH هما زاويتان متممتان لأن قياساتهما مجموعها 180 درجة، آه آسف
Özellikle, AEB açısının CEB açısına eşit olacağını biliyoruz çünkü onlar eş üçgenlerin yöndeş açıları. . .특히, 우리는 각 AEB의 크기가 각 CEB와 같다는 것을 알게 됩니다 왜냐하면 그 둘은 합동인 두 삼각형에서 대응하는 각이기 때문이죠
Özellikle, AEB açısının CEB açısına eşit olacağını biliyoruz çünkü onlar eş üçgenlerin yöndeş açıları. . .Különösen, tudjuk, hogy ez a szög AEB lesz egybevágó a szög a CEB, mert megfelelő szögek egybevágó háromszög
Özellikle, AEB açısının CEB açısına eşit olacağını biliyoruz çünkü onlar eş üçgenlerin yöndeş açıları. . .Predovšetkým, vieme, že uhol AEB bude zhodný na uhle CEB, pretože sú príslušné uhly zhodné trojuholníky
Özellikle, AEB açısının CEB açısına eşit olacağını biliyoruz çünkü onlar eş üçgenlerin yöndeş açıları. . .Vinkel AEB vil altså være kongruent med vinkel CEB, fordi de er tilsvarende vinkler i kongruente trekanter.
Özellikle, AEB açısının CEB açısına eşit olacağını biliyoruz çünkü onlar eş üçgenlerin yöndeş açıları. . .В случая, ще знаем че ъгъл AEB ще е равен на ъгъла CEB, защото те са съответни ъгли на еднакви триъгълници
Özellikle, AEB açısının CEB açısına eşit olacağını biliyoruz çünkü onlar eş üçgenlerin yöndeş açıları. . .ובפרט, אנו יודעים שהזווית AEB תהיה שווה לזווית CEB מכיוון שהן זוויות מתאימות במשולשים חופפים
Özellikle, AEB açısının CEB açısına eşit olacağını biliyoruz çünkü onlar eş üçgenlerin yöndeş açıları. . .بشكل خاص، نعلم ان الزاوية AEB ستطابق الزاوية CEB لأنهما زوايا متناظرة لمثلثات متطابقة
Özellikle, AEB açısının CEB açısına eşit olacağını biliyoruz çünkü onlar eş üçgenlerin yöndeş açıları. . .対応する角度をあるために CEB を角度に 三角形の合同の ここにこの角度に等しくなるように起こっています。
Peki, bu açıyı nasıl bulabiliriz? - Bu büyük açıları bulabiliriz. Bunun eşkenar üçgen olduğunu biliyoruz.И така сегментът ЕС
Peki, bu açıyı nasıl bulabiliriz? - Bu büyük açıları bulabiliriz.Hvordan kan vi finde den her vinkel? . .
Radyan matematikte açıları hesaplamak için iyi bir sistem ve anlamlı olmalı.Das Bogenmaß ist ein gutes System, um in der Mathematik Winkel anzugeben.
Radyan matematikte açıları hesaplamak için iyi bir sistem ve anlamlı olmalı.Radianes, un buen sistema para medir ángulos cuando se hablamos de matemáticas.
Radyan matematikte açıları hesaplamak için iyi bir sistem ve anlamlı olmalı.Radiany to dobry sposób mierzenia kątów jeśli chodzi o matematykę.
Radyan matematikte açıları hesaplamak için iyi bir sistem ve anlamlı olmalı.Радианите са добра система за измерване на ъгли в математиката.
Sanırım şimdi tüm açıları bulabiliriz. - -Hvis vi bruger de regler, vi kender, kan vi finde alle vinklerne omkring de her linjer.
Sanırım şimdi tüm açıları bulabiliriz. -그리고, 여기서 우리가 이런 선들과 각들에 대해서 배웠던 많은 규칙들을 여기에 적용할 수 있다는 것을
Sanırım şimdi tüm açıları bulabiliriz. -Si l'on sait ça, on peut utiliser les règles que l'on vient d'apprendre pour tout savoir sur ces lignes.
Sanırım şimdi tüm açıları bulabiliriz. -اذا كنا نعلم ذلك فيمكننا استخدام القواعد التي تعلمناها لايجاد كل شيئ آخر يتعلق
Savaşın acılarını azaltığını sandığı bir şey tasarladığını sanıyordu.Anh nghĩ là anh đã thiết kế một thiết bị làm giảm đi thiệt hại của chiến tranh.
Savaşın acılarını azaltığını sandığı bir şey tasarladığını sanıyordu.Azt hitte, hogy olyasmit tervezett, ami csökkenti majd a háború szenvedéseit.
Savaşın acılarını azaltığını sandığı bir şey tasarladığını sanıyordu.Był przekonany, że stworzył coś, co zredukuje liczbę ofiar podczas wojny.