açıları ile cümle

açıları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Farklı bakış açıları olan ve çok farklı dünya görüşüne sahip insanlar.Це люди з різними поглядами та різним світоглядом.
Farklı türdeki bitkilerin farklı açıları olabilir .Vielleicht verwenden verschiedene Pflanzen verschiedene Winkel
Farklı türdeki bitkilerin farklı açıları olabilir .私は信じていますが、 同じ木でできた2つの松かさとか、
Geliş açısı ile yansıma açısının ortasında normal çizgisi(dik çizgi) vardır açıları bu sayede ölçeriz.Nós vimos antes que esses ângulos são medidos relativos a perpendicular.
Geliş açısı ile yansıma açısının ortasında normal çizgisi(dik çizgi) vardır açıları bu sayede ölçeriz.Pokud je povrch hladký, úhel dopadu bude stejný jako úhel odrazu.
Geliş açısı ile yansıma açısının ortasında normal çizgisi(dik çizgi) vardır açıları bu sayede ölçeriz.Wir haben das vorher gesehen, und die Winkel werden gemessen zur Senkrechten.
Geliş açısı ile yansıma açısının ortasında normal çizgisi(dik çizgi) vardır açıları bu sayede ölçeriz.Το είδαμε αυτό πριν, και μετά αυτές οι γωνίες μετρώνται σε σχέση με μία κάθετη.
Geliş açısı ile yansıma açısının ortasında normal çizgisi(dik çizgi) vardır açıları bu sayede ölçeriz.Видяхме това преди, и тези ъгли са измерени спрямо перпендикуляра.
Geliş açısı ile yansıma açısının ortasında normal çizgisi(dik çizgi) vardır açıları bu sayede ölçeriz.ראינו שהזוויות האלו נמדדות ביחס לאנך למשטח.
Gelme ve yansıma açıları birbirine eit olmalı.Deixe-me escolher outro raio que está saindo radialmente a partir daí mesmo assim
Gelme ve yansıma açıları birbirine eit olmalı.Kąt odbicia jest równy kątowi padania
Gelme ve yansıma açıları birbirine eit olmalı.입사각은 반사각과 같으므로
Gelme ve yansıma açıları birbirine eit olmalı.Má větší úhel dopadu, takže má i větší úhel odrazu, takto.
Gelme ve yansıma açıları birbirine eit olmalı. Yani aynı açıyla ger yansımalı.ופוגע במראה-זווית הפגיעה שווה לזווית ההחזרה
Gelme ve yansıma açıları birbirine eit olmalı.Той има по-голям ъгъл на падане, така че ще има и по-голям ъгъл на отражението.
Genelde ortak noktaya sahip olan iki isin, bir aci olusturur Acilarin konseptine asina oldugunuzdan eminim.おそらく角/アングルの概念に精通しています。
Gitarın açılarına baktığımda, bu bakış açısı bana da doğru geliyor.Díváme se na tu kytaru ze všech úhlů najednou.
Gitarın açılarına baktığımda, bu bakış açısı bana da doğru geliyor.Zwłaszcza kiedy porównujesz wszystkie kąty jednocześnie.
Gitarın açılarına baktığımda, bu bakış açısı bana da doğru geliyor.(М1) Мы словно смотрим на нее со всех сторон сразу.
Gitarın açılarına baktığımda, bu bakış açısı bana da doğru geliyor.Ми дивимось на всі кути гітари відразу. Ця скульптура, насправді, вийшла із серії колажів, які робив Пікассо.
Gordugunuz gibi alt tarafi duz. Bu acilari gostermek icin kullanilan sembol.각 BAC 나 각 CAB 이라고 부릅니다.
Gordugunuz gibi alt tarafi duz. Bu acilari gostermek icin kullanilan sembol.Můžete říct úhel BAC nebo úhel CAB.
Gordugunuz gibi alt tarafi duz. Bu acilari gostermek icin kullanilan sembol.これは角度のシンボルです、角度 BAC は、角度CAB とも書くことができます。
Gördüğünüz gibi bunu iç açıların toplamı şeklinde ifade ettik.900からこれらの式をひけばいいです。
Gördüğünüz gibi bunu iç açıların toplamı şeklinde ifade ettik.'f' je tvořen dvěma úhly trojúhelníků, uvědomte si, že 'f' je celý tenhle úhel.
Gördüğünüz gibi bunu iç açıların toplamı şeklinde ifade ettik.내각의 합에 의해 표현한 것입니다.
Gördüğünüz gibi bunu iç açıların toplamı şeklinde ifade ettik.Ето, че го разделих. Нека го направя с неутрален цвят, ще използвам бяло.
Hayalet bir kolu vardı, dayanılmaz acıları vardı ve kımıldatamıyordu.Aveva un braccio fantasma, atrocemente dolorante e non poteva muoverlo.
Hayalet bir kolu vardı, dayanılmaz acıları vardı ve kımıldatamıyordu.Cítil fantomovou paži a nesnesitelné bolesti a nemohl s ní hýbat.
Hayalet bir kolu vardı, dayanılmaz acıları vardı ve kımıldatamıyordu.Danach hatte er einen entsetzlich schmerzhaften Phantom-Arm, den er nicht bewegen konnte.
Hayalet bir kolu vardı, dayanılmaz acıları vardı ve kımıldatamıyordu.Fantomja volt, gyötrő fájdalommal, és nem tudta mozgatni.
Hayalet bir kolu vardı, dayanılmaz acıları vardı ve kımıldatamıyordu. Felç olmuş bir hayalet kol.Avea un braţ fantomă sfâşietor de dureros, pe care nu-l putea mişca.
Hayalet bir kolu vardı, dayanılmaz acıları vardı ve kımıldatamıyordu.Hänellä oli tuskallisen kipeä aavekäsi, jota hän ei voinut liikuttaa.
Hayalet bir kolu vardı, dayanılmaz acıları vardı ve kımıldatamıyordu.Han hade en oerhört smärtsam fantomarm och han kunde inte röra den.
Hayalet bir kolu vardı, dayanılmaz acıları vardı ve kımıldatamıyordu.Hij had een hele pijnlijke fantoomarm die hij niet kon bewegen.
Hayalet bir kolu vardı, dayanılmaz acıları vardı ve kımıldatamıyordu.Il a eu un membre fantôme, atrocement douloureux, et il ne pouvait pas le bouger.
Hayalet bir kolu vardı, dayanılmaz acıları vardı ve kımıldatamıyordu.고문당하는 것 처럼 아픈 유령팔을 가지게 되었고, 움직 일 수 없었습니다.
Hayalet bir kolu vardı, dayanılmaz acıları vardı ve kımıldatamıyordu.Mal fantómovú ruku, neznesiteľne bolestivú a nemohol s ňou pohnúť.
Hayalet bir kolu vardı, dayanılmaz acıları vardı ve kımıldatamıyordu.Odczuwał silne bóle fantomowe.
Hayalet bir kolu vardı, dayanılmaz acıları vardı ve kımıldatamıyordu.Tenía un brazo fantasma con un dolor insoportable y no lo podía mover.
Hayalet bir kolu vardı, dayanılmaz acıları vardı ve kımıldatamıyordu.Tinha um braço fantasma, dolorosíssimo e não o conseguia mexer.
Hayalet bir kolu vardı, dayanılmaz acıları vardı ve kımıldatamıyordu.Είχε ένα χέρι-φάντασμα, βασανιστικά επώδυνο και δεν μπορούσε να το κουνήσει.
Hayalet bir kolu vardı, dayanılmaz acıları vardı ve kımıldatamıyordu.В нього була фантомна рука, яка страшенно боліла, і він не міг нею рухати.
Hayalet bir kolu vardı, dayanılmaz acıları vardı ve kımıldatamıyordu.Имал е фантомна ръка, невероятно болезнено и не е можел да я движи.
Hayalet bir kolu vardı, dayanılmaz acıları vardı ve kımıldatamıyordu.У него была фантомная рука, мучительно болезненная, и он не мог ей шевелить.
Hayalet bir kolu vardı, dayanılmaz acıları vardı ve kımıldatamıyordu.היתה לו יד פנטום עם כאב חמור והוא לא יכול היה להניעה.
Hayalet bir kolu vardı, dayanılmaz acıları vardı ve kımıldatamıyordu.كانت لديه ذراع وهمية، مؤلمة للغاية، ولم يستطيع أن يحركها.
Hayalet bir kolu vardı, dayanılmaz acıları vardı ve kımıldatamıyordu.痺れた幻の腕です
"Hayatın anlamı"nı bulma yolundaki evrensel ve global arayışa başka bakış açıları getirdiler인생을 바라보는 방법이 의미를 찾는 보편적이고 일반적인 것의 부분이라구요.
"Hayatın anlamı"nı bulma yolundaki evrensel ve global arayışa başka bakış açıları getirdilerודרכים להתבונן בחיים כחלק מחיפוש אוניברסלי וגלובלי אחר משמעות.
"Hayatın anlamı"nı bulma yolundaki evrensel ve global arayışa başka bakış açıları getirdilerوطرق النظر للحياة باعتبارها جزء من بحث كوني وعالمي عن تفسيرات.
"Hayatın anlamı"nı bulma yolundaki evrensel ve global arayışa başka bakış açıları getirdilerこの手の考えはリベラルな学会ではよく知られていますが
Her halükarda; bu taban açıları da x artı 10 olabilir.De her grundvinkler er altså lig med x plus 10.
Her halükarda; bu taban açıları da x artı 10 olabilir.Het is een gelijkbenige driehoek dus je 2 basis hoeken zullen congruent zijn
Her halükarda; bu taban açıları da x artı 10 olabilir.Tak či tak, tieto dva uhly majú veľkosť x+10.
Her halükarda; bu taban açıları da x artı 10 olabilir.Tak či tak, tyto dva úhly mají velikost "x" plus 10.
Her halükarda; bu taban açıları da x artı 10 olabilir.어떤 방법이든, 이 밑각들은 x+10입니다
Her halükarda; bu taban açıları da x artı 10 olabilir.И в двата случая, тези основни ъгли ще бъдат x+10.
İç açıları 30-60-90 olduğu için bu üçgene 30-60-90 üçgeni diyoruz.그래서 30-60-90 삼각형이라는 것입니다 가운데 세 각의 이름입니다
İç açıları 30-60-90 olduğu için bu üçgene 30-60-90 üçgeni diyoruz.A proto se tomu říká 30-60-90 trojúhelník, protože takové jsou velikosti jeho tří úhlů.

İlgili Sayfalar