açıklamam ile cümle
açıklamam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Her şeyi açıklamam sonsuza kadar sürer.It would take forever for me to explain everything.
Onu sana açıklamam imkansız.It's impossible for me to explain it to you.
Bu sorun, açıklamam için çok zordur.This problem is too difficult for me to explain.
Sırrı açıklamamalıydın.You ought not to have disclosed the secret.
Açıklamamı anlamazsan sorular sormaktan çekinme.Don't hesitate to ask questions if you don't understand my explanation.
Açıklamam senin için yeterli oldu mu?Are you satisfied with my explanation?
Açıklamamdan tatmin oldun mu?Are you satisfied with my explanation?
Açıklamam tuhaf görünebilir.My explanation may sound strange.
Açıklamam yeterli değildi.My explanation was not sufficient.
Onu açıklamamı ister misin?Would you like me to explain it?
Öğretmen açıklamamı dikkatle dinledi.The teacher listened attentively to my explanation.
Açıklamamdan tatmin olmuş görünüyordu.He seems satisfied with my explanation.
Açıklamamdan memnun görünüyordu.He looked satisfied with my explanation.
Korkarım ki açıklamamı kabul etmeyecek.I'm afraid she won't accept my explanation.
Bu konuda pek haklı değilsin. Açıklamama izin ver.You aren't quite right about that — let me explain.
Sana bütün durumu açıklamama izin ver ve daha iyi anlayabileceksin.Let me explain the whole situation to you and you'll be able to understand better.
Benim açıklamam açık mıdır?Is my explanation clear?
Onu sana tekrar açıklamam gerekir mi?Do I need to explain it to you again?
Bunu sana açıklamamı ister misin?Do you want me to explain it to you?
Bir şey açıklamama izin ver.Let me explain something.
Onu açıklamamı isteme.Don't ask me to explain it.
Benim kısa bir açıklamam var.I have a brief statement.
Bunun için geçerli bir açıklamam var.I have a possible explanation for that.
Benim bir açıklamam var.I have an explanation.
Açıklamam yok.I have no explanation.
Bir açıklamam yok.I don't have an explanation.
Birkaç şeyi açıklamam gerekiyor.I need to explain a few things.
Açıklamam gereken bir şey var.There's something I need to explain.
Açıklamama izin verin.Allow me to explain.
Açıklamama izin ver.Allow me to explain.
Bunu Tom'a açıklamama izin ver.Let me explain it to Tom.
Lütfen açıklamama izin ver.Please let me explain.
Benim açıklamam çok basitti ve yeterince makuldü. Birçok yanlış teorilerin olduğu gibi.Very simple was my explanation, and plausible enough—as most wrong theories are!
Tom benim Mary'yi aramamı ve onu tekrar görmek istemediğini açıklamamı istiyor.Tom wants me to call Mary and make it clear that he never wants to see her again.
Ne açıklamamı istiyorsun?What do you want me to explain?
Belki de açıklamam garip geliyor.Perhaps my explanation sounds strange.
Bunu Tom'a açıklamam gerekiyor mu?Do I need to explain this to Tom?
Bir noktayı açıklamam gerekiyor.I need to clarify one point.
Keşke bir açıklamam olsa.I wish I had an explanation.
Açıklamam gerekiyor mu?Do I need to explain?
Daha önceki açıklamamın yanında duruyorum.I stand by my previous statement.
Daha önceki açıklamamı destekliyorum.I stand by my previous statement.
Tom her şeyi Mary'ye açıklamamı istedi.Tom wanted to explain everything to Mary.
Sana açıklamam gereken bir şeyim var.I have something I need to explain to you.
Bunu tekrar açıklamamı ister misin?Do you want me to explain it again?
Açıklamamın hangi bölümünü anlamadın?What part of my explanation didn't you understand?
Tom'a hiçbir şeyi açıklamama gerek yok.I don't need to explain anything to Tom.
Son açıklamamı dikkate almayın.Disregard my last statement.
Son açıklamamı dikkate alma.Disregard my last statement.
Nakamoto teknik konularda görüşürken kişisel bilgilerini açıklamamıştır.Nakamoto has not disclosed any personal information when discussing technical matters.
Kendisini Kamo'nun çetesi ve olaydan uzak tutan Stalin ise asla soygundaki rolünü açıklamamıştır.Stalin distanced himself from Kamo's gang and never publicized his role in the robbery.
Şov, Springfield'ın konumunu kasten açıklamamaktadır.The show is intentionally evasive in regard to Springfield's location.
Yerbenzeri gezegenlerin büyük uyduları yoktur ve bu Ay'ı açıklamamaktadır.Terrestrial planets would have no major moons which does not account for Luna.
Rowling gerekli büyüyü hiç açıklamamıştır.Rowling has never published the actual enchantment.
Muharebenin ana kaynağı olan Honiatis, çatışmayı herhangi bir taktiksel detayda açıklamamaktadır.Choniates, the main source for the battle, does not describe the conflict in any tactical detail.
Ailesi ölüm sebebini açıklamamıştır ve "huzur içinde öldü" açıklamasını yapmıştır.His family stated that he "died peacefully".
İspanya henüz temsilcisini nasıl belirleyeceğini açıklamamıştır.People still can't located its original position.
Kredi kölesi, bu uygulamayı biraz açıklamama izin verin.So they became a debt slave.
Yani aramızdaki bağın ne olduğunu açıklamam gerekir.I have to give an explanation th en for the nature of that tie.
Bunu daha net açıklamama izin verin.Let me make that clear.