açıklama ile cümle
açıklama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Hiç kimsenin bir açıklaması yok.No one has an explanation.
Şimdi açıklamalar için zamanı değil.Now is not the time for explanations.
Bir açıklama olmalı.There has got to be an explanation.
Açıklamak için zaman yok.There isn't time to explain.
Bunu açıklamak biraz zaman alacak.This is going to take some time to explain.
Açıklamak için ne var?What's there to explain?
Bunu sana kaç kez açıklamak zorundayım?How many times do I have to explain this to you?
Açıklaman için teşekkürler. Bu, cümleyi doğru anlamaya yardımcı olur.Thanks for your explanation. It helps to understand the sentence correctly.
Öğrenciler öğretmenin açıklamasını anlamadı.The students didn't understand the teacher's explanation.
Bu tek olası açıklama.It's the only possible explanation.
Daha bariz bir açıklama olduğunu düşünüyorum.I think there is a more obvious explanation.
Bunu açıklamak zor olabilir.That might be difficult to explain.
O olası bir açıklama.That's a possible explanation.
Kendini açıklamak için bol fırsatın olacak.You'll have plenty of opportunity to explain yourself.
Tom onu benim anlamam için yeterince iyi açıklamadı.Tom didn't explain it well enough for me to understand.
Tom bir açıklama için Mary'ye baskı yapmadı.Tom didn't press Mary for an explanation.
Tom Mary'ye bir açıklama borçlu olduğunu hissetti.Tom felt he owed Mary an explanation.
Tom'un ne istediğini açıklama sorunu vardı.Tom had trouble explaining what he wanted.
Tom bize bir açıklama borçlu.Tom owes us an explanation.
Tom durumu sabırla Mary'ye açıklamaya çalıştı.Tom patiently tried to explain the situation to Mary.
Sadece bir açıklama var.There's only one explanation.
Bunun tek bir makul açıklaması var.There's only one possible explanation.
Birkaç şeyi açıklamam gerekiyor.I need to explain a few things.
Bunun için bir bilimsel açıklama olmalı.There must be a scientific explanation for this.
Ertesi sabah herhangi bir açıklama yapmadan ortadan kayboldu.The next morning, he vanished without any explanation.
Tom, Mary'nin olanlarla ilgili açıklamasıyla hiç ilgilenmiyor gibiydi.Tom didn't seem to be at all interested in Mary's explanation about what had happened.
Tom Mary'nin açıklamasına bir saniyede inanmaz.Tom doesn't buy Mary's explanation for a second.
Açıklamaya gerek yok.There's no need to explain.
Açıklamaya hacet yok.There's no need to explain.
Tom yapacak bir açıklaması olduğunu biliyor.Tom knows that he's got some explaining to do.
Tom ne olduğunu açıklamak için iyi bir yol düşünemedi.Tom couldn't think of a good way to explain what had happened.
Tom, neden bir zaman kaybı olacağını açıklamaya çalıştı.Tom tried to explain why it would be a waste of time.
Bir açıklama ister misiniz?Would you like an explanation?
Tom'a ne olduğu hakkında hiçbir açıklama yok.There's no explanation for what happened to Tom.
Ne demek istediğimi açıklamak için Tom bana şans vermedi.Tom didn't give me a chance to explain what I meant.
Sadece bana bir açıklama yap.Just give me an explanation.
Bana bir açıklama şansı ver.Give me a chance to explain.
Bana bir açıklama yapar mısın?Can you give me an explanation?
Tom bana herkesin bilmediği sırrını açıklamadı.Tom didn't let me in on his secret.
Sadece onu açıklamak istedim.I just wanted to clarify that.
Riskleri açıklamak çok önemli.Explaining the risks is very important.
Mary'nin açıklamaları beni büyüledi ve birdenbire beni üzdü.Mary's explanations enchanted me and desolated me all at once.
Çoğu dilde ölüm ve ölmeyi açıklamak için örtülü ifadeler vardır.Most languages have euphemistic expressions to describe death and dying.
O bunu onlara açıklamayacak.She is not going to explain it to them.
Açıklamam gereken bir şey var.There's something I need to explain.
Yapılacak birçok açıklaman var.You've got a lot of explaining to do.
Sadece nedenini açıklamak zorundayız.We just have to explain why.
Tüm açıklama izaha muhtaç.The entire statement is in need of explanation.
Açıklamak istiyorum.I want to explain.
Sen bile açıklamak zorunda değilsin.You don't even have to explain.
Tom, Mary'ye bir açıklama borçlu olduğunu hissetti.Tom felt that he owed Mary an explanation.
Başka hangi açıklama var?What other explanation is there?
Tom'un yapacak bir açıklaması var.Tom has got some explaining to do.
Açıklamama izin verin.Allow me to explain.
Açıklamama izin ver.Allow me to explain.
Açıklamaları cümlelerin bir parçası olarak dahil etmeyin.Don't include annotations as part of sentences.
Hiçbir şey zor bir şeyi basit şekilde açıklamak kadar zor değildir.Nothing is as difficult as explaining something difficult in a simple manner.
Bunu açıklamanın iyi bir yoluna sahip değildim.I didn't have any good way of explaining it.
Tom'un bana birkaç şey açıklaması gerekiyor.Tom needs to explain a few things to me.
Herhangi başka açıklama görmüyorum.I don't see any other explanation.