açıklama ile cümle

açıklama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Onun açıklaması hiç bir şekilde tatminkâr değildir.His explanation is by no means satisfactory.
Onun en son çalışmaları belediye binasında sergileniyor. Onlar açıklama ötesinde harika.His latest works are on display at the city hall. They are fabulous beyond description.
Açıklaması çok baştan savmaydı. Onu anlamadım.His explanation was too sketchy. I didn't understand it.
Açıklaması tatmin edici olmaktan uzak.His explanation is far from satisfactory.
Onun açıklaması anlaşılır değil.His explanation is not clear.
Onun açıklaması hiç bir şekilde tatminkâr değildi.His explanation was by no means satisfactory.
Onun açıklaması hiç mantıklı değil.His explanation doesn't make sense at all.
Onun açıklaması inandırıcı değil.His explanation is unconvincing.
Onun güzelliği açıklama ötesinde idi.Her beauty was beyond description.
O, orada ne bulduğunu açıklamadı.He didn't make public what he had discovered there.
O, gizemi açıklamada zorluk çekmedi.He had no difficulty explaining the mystery.
O, makineyle ilgili bir açıklama yaptı.He gave an explanation of the machine.
O, kazaya ayrıntılı bir açıklama getirdi.He gave a detailed description of the accident.
Gizemi açıklamada zorluk çekmedi.He had no difficulty in explaining the mystery.
O, akşam yemeği partisi ile ilgili bir dakikalık açıklama verdi.He gave a minute description of the dinner party.
O, nasıl kaçtığını açıklamak durumunda kaldı.He gave an account of how he had escaped.
Niçin gelmediğine dair bir açıklama yapmadı.He gave no explanation why he had been absent.
Sade, basit açıklamalar yapar.He gives plain, simple explanations.
Bir profesyonele göre, bugünkü oyunda kendisiyle ilgili garip bir açıklama yaptı.For a professional, he gave a poor account of himself in today's game.
Bir açıklama için bana baktı.He looked at me for an explanation.
Açıklamamdan tatmin olmuş görünüyordu.He seems satisfied with my explanation.
Açıklamamdan memnun görünüyordu.He looked satisfied with my explanation.
Kısa bir kaza açıklaması yaptı.He gave a short account of the accident.
O, onun tuhaf davranışı için özel bir açıklama yapmadı.He offered no specific explanation for his strange behavior.
O bize yeni bir faturalama sistemi hakkında bir açıklama yaptı.He gave us an explanation about the new billing system.
O, onu hiç açıklamadı.He didn't explain it at all.
Bir açıklama için ona baskı yapmadı.He didn't press her for an explanation.
Gerçekten ne demek istediğini açıklamaya çekiniyordu.He was reluctant to reveal what he really meant.
Beyzbol oyunu ile ilgili açıklama yapmak zorunda kaldı.He had to write an account of the baseball game.
O olayla ilgili birkaç konvansiyonel açıklama yapmıştı.He made a few conventional remarks about the event.
Onun açıklaması hiçbir şekilde tatmin edici değil.Her explanation is by no means satisfactory.
Onun açıklaması tam isabetliydi.Her explanation was to the point.
Özenle açıklamasını yaptı.She's accounted diligent.
Korkarım ki açıklamamı kabul etmeyecek.I'm afraid she won't accept my explanation.
Onun açıklamasını hatırlayamıyorum.I can't remember his explanation.
Bu konuda pek haklı değilsin. Açıklamama izin ver.You aren't quite right about that — let me explain.
O açıklamaya inanıyor musun?Do you buy that explanation?
Ben bir özür istemiyorum. Ben bir açıklama istiyorum.I don't want an apology. I want an explanation.
Ek açıklamalar katmayın.Don't add annotations.
Sana açıklamak çok uzun sürer.It would take too long to explain to you.
Sana bütün durumu açıklamama izin ver ve daha iyi anlayabileceksin.Let me explain the whole situation to you and you'll be able to understand better.
Hadi, bunu ona tekrar açıklamak zorundasın.Come on, you have to explain it again to him.
Öğretmen kısa bir açıklama yaptı.The teacher gave a brief explanation.
Benim açıklamam açık mıdır?Is my explanation clear?
O, işkence acısı altında bile bilgileri açıklamadı.He didn't divulge the information, not even under pain of torture.
Tom'un açıklaması çok ayrıntılı.Tom's explanation is very elaborate.
Açıklama neydi?What was the explanation?
Tom'un açıklaması özenle hazırlanmış.Tom's explanation is very elaborate.
Çok kısa bir uyarı veya açıklama akıllı bir kişi için yeterlidir.A very brief warning or explanation is enough for an intelligent person.
O, ona bir açıklama için baskı yapmadı.She didn't press him for an explanation.
Onun olayla ilgili açıklaması sizinki ile uyuyor.Her account of the incident agrees with yours.
Onun sorunla ilgili açıklaması saçmaydı.Her explanation of the problem was nonsense.
Sorunla ilgili açıklaması mantıksızdı.Her explanation of the problem made no sense.
Tom'un açıklaması çok karmaşık.Tom's explanation was too complicated.
Benim bir açıklamaya ihtiyacım yok.I don't need an explanation.
O, niçin gelmediği hakkında bir açıklama yaptı.He gave an explanation about why he had been absent.
Onun o konuyla ilgili açıklaması seninkine uyuyor.Her explanation concerning that matter matches yours.
Tom genellikle anlaşılması kolay açıklamalar yapar.Tom usually gives easy-to-understand explanations.
Tom durumu Mary'ye açıklamaya çalıştı.Tom tried to explain the situation to Mary.
Tom, Mary'e bunun nasıl çalıştığının ayrıntılı açıklamasını verdi.Tom gave Mary a detailed explanation of how it worked.

İlgili Sayfalar