açıkla ile cümle

açıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Hükümetin iç politikası açıklandı.The Government's domestic policy was announced.
Elimden geldiği kadar onu sana açıklamaya çalışacağım.I'll try to explain it to you to the best of my ability.
Lütfen bunu açıklayın.Please explain it.
Onu açıklamamı ister misin?Would you like me to explain it?
Açıklama için zaman yoktu.There was no time left for explanation.
Öğretmen bize şiirin anlamını açıkladı.The teacher explained to us the meaning of the poem.
Öğretmen bize kelimenin anlamını açıkladı.The teacher explained the meaning of the word to us.
Öğretmen açıklamamı dikkatle dinledi.The teacher listened attentively to my explanation.
Elimden geldiğince onu açıklamaya çalışacağım.I'll try to explain it to the best of my ability.
Başkan yarın bir açıklama yapacak.The President is to make a statement tomorrow.
Gecikmenizi açıklamanızı istiyoruz.We ask you to account for your delay.
Niçin geç kaldığını açıklayabilir misin?Can you explain why you were late?
Bazı kelimeleri açıklamak zordur.Some words are hard to define.
Şirket, vergi sonrası 200 milyon dolar kar açıkladı.The company announced a profit of $200 million after tax.
Uzmanlar patlamanın neden olduğuna dair bir açıklama yapmayı başaramadı.Experts have failed to come up with an explanation of why the explosion happened.
Konuşmam için izin verirseniz, her şeyi açıklayabilirim.If you permit me to speak, I can explain everything.
Onun gerçekten nasıl biri olduğunu açıklamayı imkansız buldum.I found it impossible to explain what he is really like.
Onun açıklaması hiç bir şekilde tatminkâr değildir.His explanation is by no means satisfactory.
Onun sözlerinin anlamını nasıl açıklarım bilmiyorum.I don't know how to interpret his words.
Onun en son çalışmaları belediye binasında sergileniyor. Onlar açıklama ötesinde harika.His latest works are on display at the city hall. They are fabulous beyond description.
Açıklaması çok baştan savmaydı. Onu anlamadım.His explanation was too sketchy. I didn't understand it.
Açıklaması tatmin edici olmaktan uzak.His explanation is far from satisfactory.
Onun açıklaması anlaşılır değil.His explanation is not clear.
Onun açıklaması hiç bir şekilde tatminkâr değildi.His explanation was by no means satisfactory.
Onun açıklaması hiç mantıklı değil.His explanation doesn't make sense at all.
Onun açıklaması inandırıcı değil.His explanation is unconvincing.
Onun güzelliği açıklama ötesinde idi.Her beauty was beyond description.
O, orada ne bulduğunu açıklamadı.He didn't make public what he had discovered there.
O, konu hakkında bir şey bilmediğini açıkladı.He explained that he knew nothing about the matter.
O, gizemi açıklamada zorluk çekmedi.He had no difficulty explaining the mystery.
O, makineyle ilgili bir açıklama yaptı.He gave an explanation of the machine.
O, ifadenin tam anlamını açıkladı.He explained the literal meaning of the phrase.
Plana karşı olduğunu açıkladı.He made it clear that he was against the plan.
Planın asıl amacını açıkladı.He explained the main purpose of the plan.
O, meseleyi bana açıkladı.He explained the matter to me.
O, kazaya ayrıntılı bir açıklama getirdi.He gave a detailed description of the accident.
Gizemi açıklamada zorluk çekmedi.He had no difficulty in explaining the mystery.
Konuyu detaylı olarak açıkladı.He explained the matter in detail.
O onları bir araya getirme sürecini açıkladı.He explained the process of putting them together.
Bunu uzunca açıkladı.He explained it at length.
O, akşam yemeği partisi ile ilgili bir dakikalık açıklama verdi.He gave a minute description of the dinner party.
O, nasıl kaçtığını açıklamak durumunda kaldı.He gave an account of how he had escaped.
Niçin gelmediğine dair bir açıklama yapmadı.He gave no explanation why he had been absent.
Bir tekneyi yapma sürecini açıkladı.He explained the process of building a boat.
O, Mary'ye neden onun doğum günü için geç kaldığını açıkladı.He explained to Mary why he was late for her birthday party.
Sade, basit açıklamalar yapar.He gives plain, simple explanations.
O, ne olduğunu tam olarak açıkladı.He described exactly what happened.
O, nasıl ateş yakacağını açıkladı.He explained how to make a fire.
Kuralları ayrıntılı olarak açıkladı.He explained the rules in detail.
O planını hem oğluma hem de bana açıkladı.He explained his plan both to my son and to me.
O, neye karar verildiğini uzun uzadıya açıkladı.He explained at length what had been decided.
Bir profesyonele göre, bugünkü oyunda kendisiyle ilgili garip bir açıklama yaptı.For a professional, he gave a poor account of himself in today's game.
Parası olmadığını bana açıkladı.He explained to me that he had no money.
Makinenin nasıl kullanılacağını bana açıkladı.He explained to me how to use the machine.
O, kuralı bana açıkladı.He explained the rule to me.
Bir açıklama için bana baktı.He looked at me for an explanation.
Açıklamamdan tatmin olmuş görünüyordu.He seems satisfied with my explanation.
Açıklamamdan memnun görünüyordu.He looked satisfied with my explanation.
Niçin yağmur yağdığını oğluma açıkladı.He explained to my son why it rains.
Kısa bir kaza açıklaması yaptı.He gave a short account of the accident.

İlgili Sayfalar