açıkla ile cümle

açıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Onu açıklayayım.Let me explain that.
Ne aptalca bir açıklama!What a foolish statement!
Ben bir açıklama yaptım.I made a statement.
Kurbanların hiçbirinin adı açıklanmadı.None of the victims' names have been released.
O, kazayı ayrıntılı olarak açıkladı.He described the accident in detail.
Mahkemenin kararı bugün açıklanabilir.The court's decision could be announced today.
Tom'un ne demek istediğini açıklamasını istedim.I asked Tom to explain what he meant.
Tom'dan ne demek istediğini açıklamasını istedim.I asked Tom to explain what he meant.
Tom kararını pazartesi günü açıkladı.Tom announced his decision Monday.
Bu açıklamaya katılıyorum.I agree with this statement.
Ben Tom'un açıklamasını istedim.I asked Tom to explain.
Anlamam için daha basitçe açıklayabilir misiniz?Could you explain a bit easier for me to understand?
Daha kolay anlaşılacak biçimde açıklayın lütfen.Please explain it in a way that's easier to understand.
Lütfen onu daha basitçe açıklayın.Please explain it more simply.
Tom'un onu bana açıklamasına gerek yok. Ben zaten onu anlıyorum.Tom doesn't need to explain it to me. I already understand it.
Lütfen onu daha sade bir şekilde açıklar mısın?Would you please explain it more simply?
Tom'un onu bize açıklamasına gerek yok.Tom doesn't need to explain that to us.
Tom'u neden sevmediğini açıklayabilir misin?Can you explain why you don't like Tom?
Tom fikrini Mary'ye açıklamaya çalıştı.Tom tried to explain his idea to Mary.
Sanırım bu her şeyi açıklar.I think that would explain everything.
Bunun her şeyi açıklayacağını düşünüyorum.I think that would explain everything.
Tom zaten onu bize açıkladı.Tom has already explained that to us.
Tom onu bana açıklamak zorunda değil.Tom doesn't have to explain it to me.
Tom bir şey açıklamak zorunda değil.Tom doesn't have to explain anything.
Tom onu bana açıklamak zorunda değildi.Tom didn't have to explain it to me.
Tom'un yapacak bir sürü açıklaması var.Tom has a lot of explaining to do.
Bunu Tom'a açıklamam gerekiyor mu?Do I need to explain this to Tom?
Her iki açıklama da doğru olabilir.Both statements could be true.
Tom onu çok iyi açıkladı.Tom explained that very well.
O, gecikmeyi açıklar.That would explain the delay.
İşte kısa bir açıklama.Here is a brief explanation.
Bunu açıkladığın için teşekkürler.Thanks for clarifying that.
Onu kısaca açıklayabilir misin?Can you explain it briefly?
Tom sebebini açıklayamadı.Tom couldn't explain why.
Sadece onu açıklayayım.Let me just clarify that.
Onu açıklamak istiyorum.I'd like to clarify that.
Tom onu açıklayamadı.Tom couldn't explain it.
Tom durumu açıklayabilir.Tom can explain the situation.
Tom onu bana açıklayacak.Tom is going to explain it to me.
Tom onu Mary'ye açıklayacak.Tom is going to explain it to Mary.
Tom bunu çok iyi açıklamadı.Tom didn't explain it very well.
Her şey açıklanamaz.Not everything can be explained.
Tom durumu sana açıklayacak.Tom will explain the situation to you.
Onu bana açıklayabilir misin, lütfen?Can you explain it to me, please?
Sana zaten açıklandı: Savaş, disiplin ve koordinasyon gerektirir.It has already been explained to you: a battle requires discipline and coordination.
Tom bunu hepimize açıklayacak.Tom is going to explain it to all of us.
Tom zaten bana kuralları açıkladı.Tom has already explained the rules to me.
Felaketin sebebini ilk biz açıklayacağız.We will first describe the cause of the catastrophe.
Daha az grafikler ve daha fazla başlık açıklamayı daha net yapabilir.Fewer graphics and more captions would make the description clearer.
Olayların bu açıklaması tamamen abartılmış, üstelik doğru olsa bile.This description of events is completely exaggerated, even if it's essentially true.
"Onu nasıl açıklarsın?" "Açıklayamam.""How do you explain that?" "I can't."
Mükemmel açıklaman için sana teşekkür ederim.Thank you for your thorough explanation.
Ayrıntılı açıklaman için sana teşekkür ederim.Thank you for your detailed explanation.
Hiçbir mali ayrıntı açıklanmadı.No financial details were disclosed.
Hiçbir ayrıntı açıklanmadı.No details were made public.
O, polise her şeyi açıkladı.He explained everything to the police.
Tom herhangi bir açıklama sağlamadı.Tom didn't provide any explanation.
Onu ayrıntılarıyla açıklayabilir misin?Can you expand on that?
Bilim adamları yerçekimi dalgalarını keşfettiklerini açıkladı.Scientists have announced that they have discovered gravitational waves.
Gerçekten nedenini açıklayamam.I really can't explain why.

İlgili Sayfalar