açıkla ile cümle

açıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bunu açıklayabilir misiniz?Could you explain that?
Bunu bize açıklayacaksın, değil mi?You're going to explain it to us, aren't you?
Tüm açıklama izaha muhtaç.The entire statement is in need of explanation.
Sakıncası yoksa bunu açıklar mısınız?Would you mind explaining this?
Çizim oldukça açıklayıcı mıdır?Is the drawing quite explanatory?
Açıklamak istiyorum.I want to explain.
Keşke bunun benim için ne kadar önemli olduğunu sana açıklayabilsem.I wish I could explain to you how important this is to me.
Sen bile açıklamak zorunda değilsin.You don't even have to explain.
Tom, Mary'ye bir açıklama borçlu olduğunu hissetti.Tom felt that he owed Mary an explanation.
Sebebini açıklayayım.Let me explain why.
Bunu Tom'a nasıl açıklarım?How do I explain that to Tom?
Başka hangi açıklama var?What other explanation is there?
Bu sözcüğü anlamıyorum. Onu açıklayabilir misin?I don't understand this word. Could you paraphrase it?
Tom, açıkladığından çok daha fazlasını biliyor.Tom knows a lot more than he lets on.
Tom'un neden toplantıda olmadığını açıklayabilir misin?Can you explain why Tom wasn't at the meeting?
Bana bana izin verirsen onu sana açıklayabilirim.I can explain it to you if you let me.
Sadece onu bana açıkla.Just explain it to me.
Tom onu tekrar açıkladı.Tom explained it again.
Onu mükemmel biçimde açıkladın.You made that perfectly clear.
Tom'un yapacak bir açıklaması var.Tom has got some explaining to do.
Tom her şeyi açıklayacak.Tom will explain everything.
Açıklamama izin verin.Allow me to explain.
Açıklamama izin ver.Allow me to explain.
Tom'un neden burada olmadığını açıklayabilir misin?Can you explain why Tom isn't here?
Bunu nasıl açıklarım?How do I explain it?
Tom bunu nasıl açıklayacağını tam olarak bilmiyor.Tom doesn't know exactly how to explain it.
Tom daha sonra sana her şeyi açıklayacak.Tom will explain everything to you later.
Tom daha sonra açıklayacak.Tom will explain later.
Tom gitmek istediğini açıkladı.Tom made it clear that he wanted to leave.
Tom Mary'ye şakayı açıkladı.Tom explained the joke to Mary.
Bu çok açıklayıcıdır.This is very telling.
Açıklamaları cümlelerin bir parçası olarak dahil etmeyin.Don't include annotations as part of sentences.
Hiçbir şey zor bir şeyi basit şekilde açıklamak kadar zor değildir.Nothing is as difficult as explaining something difficult in a simple manner.
Bunu açıklamanın iyi bir yoluna sahip değildim.I didn't have any good way of explaining it.
Belki bu benim durumumu açıklayan en iyi söz.Perhaps it's the best word to describe my condition.
Tom'un bana birkaç şey açıklaması gerekiyor.Tom needs to explain a few things to me.
Herhangi başka açıklama görmüyorum.I don't see any other explanation.
O çok sarhoştu, onun açıklamaları saçma sapandı.He was so drunk, his explanations were nonsensical.
Sadece var olan bir şey keşfedilebilir ve açıklanabilir.Only something that exists can be explored and explained.
Bunu Tom'a açıklamama izin ver.Let me explain it to Tom.
Tom'a durumu açıkladın mı?Did you explain the situation to Tom?
Tom'un beyin ölümü açıklandı.Tom has been declared brain dead.
Kendini bana açıklamak zorunda değilsin.You don't have to explain yourself to me.
Bunu nasıl çalıştığını açıklayayım.Let me explain how this works.
O olayın başka açıklama gerektirdiğini sanmıyorum.I don't think that incident requires any further explanation.
Sen pozisyonunu açıkladın.You've made your position clear.
Onu bana açıklamak zorunda değilsin.You don't have to explain it to me.
Bunu nasıl açıklarız?How do we explain this?
Tüm bunları nasıl açıklarsınız?How do you explain all this?
Biri bunu açıklayabilir mi?Can someone explain this?
Riskleri açıklamak çok önemlidir.To explain the risks is very important.
Riskleri Tom'a açıklamak çok önemli.It's very important to explain the risks to Tom.
Lütfen açıklamama izin ver.Please let me explain.
Tom polise yanlış açıklama yaptı.Tom made a false statement to the police.
Lütfen burada ne olduğunu açıkla.Please explain what's happening here.
Onu bir kez daha açıklayacağım.I'm going to explain it once more.
Açıklaması biraz zor.It's a little difficult to explain.
Ben şu anda onu açıklamak için zamanım olduğunu sanmıyorum.I don't think I have time to explain it right now.
İngilizcem, sıkıntılarımı açıklamaya yetecek kadar iyi değil.My English is not good enough to explain my trouble.
Fransızcanın sorunu açıklamak için yeterince iyi olduğunu düşünüyor musun?Do you think your French is good enough to explain the problem?

İlgili Sayfalar