açık ile cümle
açık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Tom kendi sırrını açıklamadı.Tom didn't reveal his secret.
Bunu bizim için açıklayabilir misin?Can you clarify this for us?
Açık bir evlilikleri var.They have an open marriage.
Onlar burada açık bir şekilde acı çekti.They clearly suffered here.
En azından Tom acıkmayacak.At least Tom won't go hungry.
Kanun gayet açık.The law is perfectly clear.
Yasa tamamen açıktır.The law is perfectly clear.
Meydan okuma şu anda açıktır.The challenge now is clear.
Analiz çok açık.The analysis is very clear.
Açıkçası yemek pişirmeyi seviyorsun.Obviously you love cooking.
Eğilim yeterince açık.The trend is clear enough.
Mesaj çok açıktır.The message is very clear.
Kapı biraz açık.The door is slightly ajar.
Kapılarımız her zaman açıktır.Our doors are always open.
Tom bu konuda çok açıktı.Tom was very clear on that.
Bu açıklama uygun mu?Does that description fit?
Açık bir seçeneğe sahipler.They have a clear choice.
Tom bir açıklama getiremedi.Tom didn't have an answer.
Bir çan kadar açıktır.It's as clear as a bell.
Bunu nasıl açıklayabiliriz?How can we explain this?
Yasa oldukça açık.The law is quite clear.
Tom biraz acıkmıştı.Tom was a little hungry.
Açık bir zaferdi.It was a clear victory.
O birini bana açıkla.Explain that one to me.
Kanun çok açık.The law is very clear.
Tom'un kapısı açık değildi.Tom's gate wasn't open.
Gerçekten açıktı.It was really obvious.
Açıkça fauldü.It was clearly a foul.
Ben bir açık hava insanıyım.I'm an outdoor person.
Senin için açık olacağım.I'll be clear for you.
Açıklamam gerekiyor mu?Do I need to explain?
Tom açıkça başardı.Tom clearly succeeded.
Tom açıkça kayboldu.Tom was clearly lost.
Bu çok açıktı.It was very obvious.
O Ramen dükkanı gece geç saatlerde açıktır.That Ramen shop is open late night.
Tom oldukça açıktı.Tom was pretty open.
Basınç açık.The pressure is on.
Açıklık kapandı.The gap has closed.
Açık olmak istiyorum.I want to be clear.
Yol açık.The road is clear.
O açıkça çalıştı.It clearly worked.
Açıklamaya çalışayım.Let me try to explain.
Sanırım Tom acıkmış olmalı.I think Tom must be hungry.
Elbphilharmonie nihayet açık.The Elbphilharmonie is finally open.
O oldukça açık.That's pretty obvious.
Tom genellikle pencereleri açıkken uyur.Tom usually sleeps with his windows open.
Süreci Tom'a açıkladım.I explained the process to Tom.
Durumu açıklayayım.Let me explain the situation.
Ameliyattan hemen sonra o açık okyanusta yüzmemelidir.He should not swim in the open ocean so soon after his surgery.
Tom'un özrü acıklıydı.Tom's excuse was pathetic.
Lütfen açık saçık konuşma.Please, no obscene language.
Onu sana açıklamaya çalışayım.Let me try to explain it to you.
Hava açık olduğunda biri adayı görebilir.When the weather is clear one can see the island.
Ne yapılması gerektiğini açıklayayım.Let me explain what needs to be done.
Kar yağıyor ama yol açık.It's been snowing, but the road is clear.
Tom bana kuralları açıkladı.Tom explained the rules to me.
Kapıyı onun için açık tuttum.I held the door open for him.
Onun için kapıyı açık tuttum.I held the door open for her.
Tom için kapıyı açık tuttum.I held the door open for Tom.
Tom açıkçası etkilendi.Tom was obviously impressed.