açık ile cümle
açık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Balım, açıklayabilirim.Honey, I can explain.
Tatlım, açıklayabilirim.Honey, I can explain.
Biri bunu açıklayabilir mi lütfen?Could anyone explain this, please?
Pencereler açıktır.The windows are open.
Açıkçası, senin görüşünü sevmiyorum.Frankly speaking, I don't like your idea.
Perdeleri açık bıraktıkları zamanı seviyorum.I love it when they leave the curtains open.
O, açık minimum.That's the bare minimum.
Prosedürleri ona açıkladım.I explained the procedures to him.
Yöntemi ona açıkladım.I explained the procedure to him.
Yazın, açık hava sporlarını severiz.In the summer, we enjoy outdoor sports.
Ben üstü açık bir arabayla ABD çapında dolaşmak isterim.I'd like to drive across the USA in a convertible.
Hissettiğim şey kelimelerle açıklanamaz.What I feel cannot be described with words.
O evlenme niyetini açıkça ortaya koydu.He made his intentions clear.
O, açık ara farkla en uzun kızdır.She's by far the tallest girl.
Konuşmama izin verirsen, her şeyi açıklayabilirim.If you allow me to speak, I'll be able to explain everything.
Yıl boyunca sabah ondan akşam altıya kadar açıktır.It's open year-round from 10 a.m. to 6 p.m.
Bir açıklama için bir zaman yoktu.There was no time left for an explanation.
Bu açık seçik.That's as plain as the nose on your face.
Bar sabah altıya kadar açık.The bar is open until six in the morning.
Dükkan dokuzdan altıya kadar açık.The store is open from nine to six.
Tiyatro geç saatlere kadar açık kalırdı.The theater used to stay open till late.
Tiyatro gün boyu açık kalırdı.The theater used to stay open all day long.
Tiyatro yaklaşık olarak bu zamanda açık olurdu.The theater used to open up about this time.
Işık açıkken uyumayın.Don't go to sleep with the light on.
Daha şimdiden acıktım.I'm already hungry.
Bu tek açıklama.It's the only explanation.
Onun hakkında çok açık olmak istiyorum.I want to be very clear about that.
Seni açık bir biçimde duymadım. Bir daha söyler misin lütfen?I didn't hear you clearly. Would you please say it again?
Çantanız açık.Your purse is open.
Tom açık kalp ameliyatı oldu.Tom had open heart surgery.
Yasa açık olmalıdır.The law should be clear.
Açıkçası, ben senin düşünceni beğenmiyorum.Frankly, I don't like your idea.
Hiç kimsenin önermek için yeni bir şeyi olmadığı açıktır.It is clear that no one has anything new to suggest.
Ben istesem bile orada ne olduğunu asla açıklayamadım.Even if I wanted to, I could never explain what happened in there.
Bu mekan herkese açıktır.This place is open to everybody.
O yer herkese açıktır.That place is open to everybody.
Onu kolaylıkla açıklayamıyorsan, onu hâlâ anlamıyorsun.If you can't explain it easily, you don't yet understand it.
Biri bana burada neler döndüğünü açıklasın.Somebody explain to me what's going on here.
Bir süre için pencereyi açık bırak.Leave the window open for a while.
O açık fikirli.He's open-minded.
Kapıyı açık bıraktın.You left the door open.
Şimdi her şeyi açıklayamam.I can't explain everything now.
Açıklamaya vakit yok.There is no time for explanation.
Neden toplantı odasındaki ışığı açık bıraktın?Why did you leave the light on in the meeting room?
Toplantı odasının kapısı açık.The door of the meeting room is open.
Onun sıkı bir bütçeyle yaşamaya alışkın olmadığı açıktır.It's obvious that he's not used to living on a tight budget.
Ben festivalin açıklaması üzerine odaklanacağım.I will focus on the explanation of the festival.
Açık saçık fıkralar bilirim ama asla onları anlatmam.I know dirty jokes, but I never tell them.
Asla açık saçık fıkralar dinlemem.I never listen to dirty jokes.
O şemayı bana açıklar mısın ?Would you explain that diagram to me?
O grafiği bana açıklar mıydınız?Would you explain that graph to me?
O çizelgeyi bana açıklar mısın?Would you explain that chart to me?
Ayrıntılı bir biçimde açıklamak için vaktim yok.I don't have time to explain in detail.
Bu birçok şeyi açıklıyor.It explains a lot.
Kuralları detaylarıyla açıkladı.She explained the rules in detail.
Hiç ofisini açık bıraktın mı?Have you ever left your office open?
O açıkça yalan söyledi.He clearly lied.
Açıklamayı kabul ediyor musunuz?Do you accept the explanation?
Hala bu açıklamaya eklenecek bir şey var mı?Is there still something to add to his explanation?
Bu acıklı.This is pathetic.