açık hava ile cümle

açık hava kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu bizim açık havada yaptığımız ilk test, her yaprak kendi başına arama yapıyor.Так, это первый тест, который мы проводили снаружи, и каждая из панелей ищет индивидуально.
Bu bizim açık havada yaptığımız ilk test, her yaprak kendi başına arama yapıyor.Това е първият тест, когато го изнесохме отвън и всяко от венчелистчетата търсеше индивидуално.
Bu bizim açık havada yaptığımız ilk test, her yaprak kendi başına arama yapıyor.אז זה הניסוי הראשון שביצענו בחוץ וכל אחד מעלי-הכותרת מחפש באופן עצמאי.
Bu bizim açık havada yaptığımız ilk test, her yaprak kendi başına arama yapıyor.هذه أول تجربة حيث أخرجناه وقامت كل بتلة بالتتبع منفردة
Bu gerçek bir -- endüstriyel bir video -- ama açık hava sinemalarında gösterildi 1961'de --이 특별한 영상은, 상업적인 것이지만, 1961년 디트로이트 지역
Bu gerçek bir -- endüstriyel bir video -- ama açık hava sinemalarında gösterildi 1961'de --גלגלת-סרט מסויימת זו -- זה סרט תעשייתי -- אבל הוא הוצג בבתי-קולנוע דרייב-אין
Bu gerçek bir -- endüstriyel bir video -- ama açık hava sinemalarında gösterildi 1961'de --ان هذا الشريط ( الفيديو ) هو فيديو ترويجي كان يعرض في دور السينما
Bu gerçek bir -- endüstriyel bir video -- ama açık hava sinemalarında gösterildi 1961'de --産業ビデオなのですが、 1961年にデトロイト市地域のドライブインシアターで なんと
Bu resmi de açık havada yapıyor.Denk dran! Er malt das im Freien.
Bu resmi de açık havada yapıyor.Nezapomeňte, že tvořil venku.
Bu resmi de açık havada yapıyor.Pamiętajmy, że obraz ten malował w plenerze.
Bu resmi de açık havada yapıyor.Ми пам'ятаємо, що він теж малював надворі.
Değişik çevrelerde, normal oyun ve açık havada yapılan etkinlikler çocuk için yeterlidir.Des jeux normaux et des sorties dans différents environnements suffisent.
Değişik çevrelerde, normal oyun ve açık havada yapılan etkinlikler çocuk için yeterlidir.las actividades lúdicas normales y las actividades al aire libre en diferentes entornos son suficientes.
Değişik çevrelerde, normal oyun ve açık havada yapılan etkinlikler çocuk için yeterlidir.Как правило, достаточно обычных игр и прогулок на свежем воздухе.
En kötü etkiler genellikle çocuklar, astımlılar ve yaşlıların yanı sıra açık havada spor yapanlarda görülür.De ernstigste gevolgen worden doorgaans waargenomen bij kinderen, astmatici, bejaarden en buitensporters.
En kötü etkiler genellikle çocuklar, astımlılar ve yaşlıların yanı sıra açık havada spor yapanlarda görülür.Värst drabbade är i allmänhet barn, astmatiker och äldre, samt personer som motionerar utomhus.
Gökyüzünün altında açık havada yaşam.La vie à ciel ouvert.
Gökyüzünün altında açık havada yaşam.Viviendo bajo el cielo abierto.
Gökyüzünün altında açık havada yaşam.Но никому из чиновников до них нет дела.
Helsinki'de spor ve açık hava faaliyetleriFince _ İsveççe _ İngilizceActivités physiques et en plein air à Helsinkifinnois _ suédois _ anglais
Helsinki'de spor ve açık hava faaliyetleriFince _ İsveççe _ İngilizceDeporte y actividades al aire libre en Helsinkifinés _ sueco _ inglés
Helsinki'de spor ve açık hava faaliyetleriFince _ İsveççe _ İngilizceLiikunta ja ulkoilu Helsingissäsuomi _ ruotsi _ englanti
Helsinki'de spor ve açık hava faaliyetleriFince _ İsveççe _ İngilizceMotion och friluftsliv i Helsingforsfinska _ svenska _ engelska
Helsinki'de spor ve açık hava faaliyetleriFince _ İsveççe _ İngilizceСпорт и физкультура на свежем воздухе в Хельсинкифинский _ шведский _ английский
Helsinki'de spor ve açık hava faaliyetleriFince _ İsveççe _ İngilizceالرياضة والتجول في الهواء الطلق في هلسنكيالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
Helsinki'de spor ve açık hava faaliyetleriFince _ İsveççe _ İngilizce赫尔辛基提供的体育和户外运动芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
Manzara ressamları, yüzyıllar boyunca açık havada çalıştılar.Damals hatten Landschaftsmaler Freiluftstudien für Jahrhunderte gemacht.
Manzara ressamları, yüzyıllar boyunca açık havada çalıştılar.Pejzażyści opracowywali technikę setki lat.
Manzara ressamları, yüzyıllar boyunca açık havada çalıştılar.Právě malíři krajiny dělali venkovní studie stovky let.
Manzara ressamları, yüzyıllar boyunca açık havada çalıştılar.Художники-пейзажисти проводили дослідження на вільному повітрі сотні років.
Örneğin Helsinki’deki Seurasaari ve Turku’daki El Sanatları Müzesi tanınmış Fin açık hava müzeleridir.Kända finska friluftsmuseer är till exempel Fölisön i Helsingfors och hantverksmuseet på Klosterbacken i Åbo.
Örneğin Helsinki’deki Seurasaari ve Turku’daki El Sanatları Müzesi tanınmış Fin açık hava müzeleridir.المتاحف الفنلندية المشهورة هي على سبيل المثال سيوراساري في هلسنكي ومتحف الأشغال اليدوية لوستارينماكي في توركو.
Sanatçı da bu resmi kırsalda açık havada değil, Londra'daki stüdyosunda yapıyor.Constable tento obraz nenamaloval na venkově, ale ve svém londýnském ateliéru.
Sargent bu resmi açık havada, işin açığını isterseniz kendi bahçesinde yapmış.Sargent namaloval tento obraz v plenéru, konkrétně u sebe na zahradě.
Seurasaari açık hava müzesiFince _ İsveççe _ İngilizce _ Fransızca _ AlmancaFölisöns friluftsmuseumfinska _ svenska _ engelska _ franska _ tyska
Seurasaari açık hava müzesiFince _ İsveççe _ İngilizce _ Fransızca _ AlmancaMusée Seurasaarifinnois _ suédois _ anglais _ français _ allemand
Seurasaari açık hava müzesiFince _ İsveççe _ İngilizce _ Fransızca _ AlmancaMuseo al aire libre de Seursaarifinés _ sueco _ inglés _ francés _ alemán
Seurasaari açık hava müzesiFince _ İsveççe _ İngilizce _ Fransızca _ AlmancaSeurasaaren ulkomuseosuomi _ ruotsi _ englanti _ ranska _ saksa
Seurasaari açık hava müzesiFince _ İsveççe _ İngilizce _ Fransızca _ AlmancaSeurasaari露天博物馆芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语 _ 法语 _ 德语
Seurasaari açık hava müzesiFince _ İsveççe _ İngilizce _ Fransızca _ AlmancaМузей под открытым небом Сеурасаарифинский _ шведский _ английский _ французский _ немецкий
Seurasaari açık hava müzesiFince _ İsveççe _ İngilizce _ Fransızca _ Almancaالمتحف الخارجي سيوراساريالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية _ الفرنسية _ الألمانية
Sonra hayvan açık havada tasmayla dolaşmayı ve hedef saptamayı öğrenir.ひもを付けられた状態で歩き ターゲットを見つける訓練をします そして次に 地雷原で本物の地雷を
Sonra hayvan açık havada tasmayla dolaşmayı ve hedef saptamayı öğrenir.Apoi animalul învață să umble în lesă pe afară și să găsească obiective.
Sonra hayvan açık havada tasmayla dolaşmayı ve hedef saptamayı öğrenir.Dan leert het dier buiten aan de leiband te lopen en stoffen op te sporen.
Sonra hayvan açık havada tasmayla dolaşmayı ve hedef saptamayı öğrenir.Dann lernt das Tier, im Freien an der Leine zu gehen und Zielobjekte zu finden.
Sonra hayvan açık havada tasmayla dolaşmayı ve hedef saptamayı öğrenir.Depois o animal aprende a andar na coleira ao ar livre e achar alvos.
Sonra hayvan açık havada tasmayla dolaşmayı ve hedef saptamayı öğrenir.Ezután megtanítjuk pórázon sétálni kint, nyílt területen s arra, hogy ott keresse a célpontot.
Sonra hayvan açık havada tasmayla dolaşmayı ve hedef saptamayı öğrenir.Kemudian binatang ini belajar untuk berjalan melalui lubang itu dan menemukan sasarannya.
Sonra hayvan açık havada tasmayla dolaşmayı ve hedef saptamayı öğrenir.그리고는 열린 공간에서 쥐를 가죽끈에 매어 목표물을 찾도록 학습시킵니다.
Sonra hayvan açık havada tasmayla dolaşmayı ve hedef saptamayı öğrenir.Luego el animal aprende a caminar con una correa al aire libre y encontrar los objetivos.
Sonra hayvan açık havada tasmayla dolaşmayı ve hedef saptamayı öğrenir.Poi l'animale impara ad andare al guinzaglio all'aperto e ad individuare gli obiettivi.
Sonra hayvan açık havada tasmayla dolaşmayı ve hedef saptamayı öğrenir.Potem zwierzę uczy się chodzić na smyczy na otwartym terenie i znajdować cele.
Sonra hayvan açık havada tasmayla dolaşmayı ve hedef saptamayı öğrenir.Potom sa zviera učí chodiť na vodítku v otvorenom priestore a hľadať ciele.
Sonra hayvan açık havada tasmayla dolaşmayı ve hedef saptamayı öğrenir.Potom se zvíře naučí chodit na vodítku ve volném prostoru a nacházet cíle.
Sonra hayvan açık havada tasmayla dolaşmayı ve hedef saptamayı öğrenir.Puis l'animal apprend à marcher en laisse à l'air libre et à trouver les cibles.
Sonra hayvan açık havada tasmayla dolaşmayı ve hedef saptamayı öğrenir.Sau đó, con vật học đi bộ với dây buộc một một đầu mở và tìm các mục tiêu.
Sonra hayvan açık havada tasmayla dolaşmayı ve hedef saptamayı öğrenir.Sitten eläin oppii kävelemään ulkona hihnassa ja löytämään kohteita.
Sonra hayvan açık havada tasmayla dolaşmayı ve hedef saptamayı öğrenir.Τότε το ζώο μαθαίνει να περπατάει στα ανοιχτά με λουρί και να βρίσκει στόχους.
Sonra hayvan açık havada tasmayla dolaşmayı ve hedef saptamayı öğrenir.Потом она учится ходить на поводке и находить цели.

İlgili Sayfalar