açık hava ile cümle

açık hava kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Gözlem yeri 244 metre yükseklikte yer almakta olup açık havada 60 km uzaktaki yerler görülebilmektedir.Sau puteți urca pe terasa aflată la 210m de unde, în zilele senine, se poate privi la 40 km depărtare.
Her nerede isterlerse açık havada gök gürletiyorlar, şimşek çaktırıyorlar.Spre ele se îmbie În zori, plutind ușoară, lumină aburie.
"Festival Images" - Açık hava konulu fotoğraf festivali.Festivalul Acces Art – Festival organizat în aer liber, centrat pe ateliere de arte creative.
Açık hava müzesi, binaların ve eserlerin açık havada sergilendiği bir müzedir.Un muzeu în aer liber este acel tip de muzeu ale cărui exponate / expoziții sunt expuse în aer liber.
Açık havada görülür.Ilma tuntuu olevan paikoillaan.
Eskiden parkın yerinde Akçiçek Açık Hava Sineması bulunmaktaydı.Säästöpankin talon paikalla sijaitsi aiemmin elokuvateatteri Imatra.
Girişin hemen dışında açık hava sergisi için uygun bir alan da yer alır.Sisäänkäynnin edustalla on ulkonäyttelyyn sopiva alue. [2]selvennä
Açık hava basıncı olarak da bilinir.Έτσι απέδειξε ότι υπάρχει ατμοσφαιρική πίεση.
Merkezi yönetimin binaları genellikle tahtadan veya kumtaşından yapılmış açık-hava tapınakları şeklindeydi.Τα κτίρια της κεντρικής κυβέρνησης ήταν συνήθως υπαίθρια ιερά κατασκευασμένα από ξύλο ή ψαμμίτη.
Spa ve açık hava banyosu olanaklarına sahiptir.Lys og luft er vigtigt, nogle børn får lysbad.
Ayrıca, açık havada resim yapmayı reddediyordu.Han savnede meget at male i dagslys.
Her nerede isterlerse açık havada gök gürletiyorlar, şimşek çaktırıyorlar.Og Solen skinner ind i alle Hjerter, den lyser ud af alle Øine i Seirsglæde.
Buraya bir açık hava müzesi yapılmıştır.Det er laget et vannkraftmuseum her.
Merkezi yönetimin binaları genellikle tahtadan veya kumtaşından yapılmış açık-hava tapınakları şeklindeydi.Bygningene til den sentrale regjeringen var typisk sett friluftstempler konstruert av tømmer eller sandstein.
Her nerede isterlerse açık havada gök gürletiyorlar, şimşek çaktırıyorlar.De flyr om natten og kommer gjerne til lys, av og til i store mengder.
Açık hava su yarışmaları ise 9-10 Ağustos tarihlerinde Hyde Park'ta yer alan Serpetine Gölü'nde yapılmıştır.Maratonsvømming fant sted fra 9. til 10. august i Hyde Park.
Alan doğal sit alanı ve açık hava müzesi olarak kontrol altına alınmıştır.Det vedlikeholdes som museum og friluftsområde.
Bu noktada, Nagisa okulun açık hava havuzunu kullanarak bir yüzme kulübü oluşturmayı önerir.Setelah itu, Nagisa memiliki ide untuk membuat sebuah klub renang dan menggunakan kolam renang yang rusak.
Burası büyük bir açık hava pul marketidir.Pasar tersebut biasanya adalah pasar udara terbuka.
1882 Ağustos ayında Theo, Vincent'ın açık havada çalışabilmesi için malzeme satın almasına yardım etti.Vào tháng 8 năm 1882, em trai Theo đã cho ông tiền để mua chất liệu để có thể vẽ ngoài trời (en-plein-air).
Her nerede isterlerse açık havada gök gürletiyorlar, şimşek çaktırıyorlar.Cô rải ngôi sao của mình bất cứ nơi nào mình bay làm thế giới sáng lên.
Açık hava su yarışmaları ise 9-10 Ağustos tarihlerinde Hyde Park'ta yer alan Serpetine Gölü'nde yapılmıştır.Cuộc thi bơi tự do diễn ra từ ngày 09 đến ngày 10 tháng 8 tại Hyde Park.
Açık havada görülür.Trưng bày ngoài trời.
Her nerede isterlerse açık havada gök gürletiyorlar, şimşek çaktırıyorlar.お祈りをするとイヤリングが光り出し、どこにでも雨を降らす事が出来る。
"Sivil Hava Trafiğine Açık Havaalanları".僕にとって空気清浄機のような存在」。
Açık havada görülür.大気の見通し。
Bu gösterilerden yüzlercesi açık hava altında, genelde sokaklarda yapılır.人類如果進入靈街,一般會有十分鐘失明。
Medyayı oynat 100 m (yüz metre) Atletizimde en kısa açık hava Kısa mesafe koşusudur.100米(100米)是最短的奧運户外田径短跑项目。
Bisiklet pisti, 70–90 m uzunluğundaki açık havada, toprak zeminde düzenlenen, bisiklet yarışlarıdır.자전거 스피드웨이는 대개 70~90m의 야외 비포장 트랙에서 겨루는 자전거 경기이다.
Avlanması için açık hava gerekir ama yoğun yağmur ormanlarından yarı kurak bozkıra kadar yaşayabilir.큰 비는 주로 우기에 오기 때문에 양곤은 열대 몬순 기후로 분류할 수 있다.
Her nerede isterlerse açık havada gök gürletiyorlar, şimşek çaktırıyorlar.햇빛이 잘 드는 곳에서 번창하나 반그늘에서도 잘 자란다.
Burada bulunan eserler Erdek Hükümet Konağı karşısındaki açık hava müzesinde sergilenmektedir.מה שמייחד את המלון זה מופע מזרקות מרהיב בחזית המלון.
Açık hava eşyasında fırınlar da vardır.בלי ספק היה יותר מדי פלפל באוויר.
Gagarin'in planladığı uçuş faaliyetleri, açık hava koşullarına ve dış tanklara ihtiyaç duymadı.Планираният полет на Гагарин се е нуждаел от добро време и никакви външни резервоари.
Açık hava su yarışmaları ise 9-10 Ağustos tarihlerinde Hyde Park'ta yer alan Serpetine Gölü'nde yapılmıştır.Състезанието в открити води ще се проведе на 9 и 10 август в езерото Серпентайн в Хайд Парк.
Her nerede isterlerse açık havada gök gürletiyorlar, şimşek çaktırıyorlar.Както радият, те всички светят, като на тъмно се наблюдава зелено светене.
Karatepe-Aslantaş Açık Hava Müzesi’nin bulunduğu yer, Anadolu’daki diğer ören yerlerinden çok farklıdır.Климатът на Източна Усамбара се различава до голяма степен от този в останалата част на Танзания.
Şehrin geneli Ortaçağ mimarisinin zengin kültürel mirasını gösteren bir açık hava müzesi gibidir.Mjesto je pravi muzej na otvorenom sa srednjovjekovnom arhitekturom i bogatim kulturnim nasljeđem.
Nüfusu civar ormanlara ve mağaralara kaçıp açık havada ve soğuk yerlerde vakit geçirmek zorunda kaldı.Zrejme využíval jaskyne a pukliny, aby sa ukryl pred chladným počasím.
Alan doğal sit alanı ve açık hava müzesi olarak kontrol altına alınmıştır.Areál je prístupný verejnosti ako prírodné múzeum pod šírim nebom.
Gagarin'in planladığı uçuş faaliyetleri, açık hava koşullarına ve dış tanklara ihtiyaç duymadı.Gagarinov načrtovani let bi moral potekati v jasnem vremenu in brez zunanjih rezervoarjev.
"Ziynet Sali İlk Açık Hava Konserini Verdi"."Pudding Fields pripravljajo zadnji koncert".
Birçok engeli içeren konkuhipik parkuru, açık havada ya da kapalı alanda kurulabilir.Obstaja nevarnost eksplozije par (hlapov) v zaprtih in odprtih prostorih.
Her nerede isterlerse açık havada gök gürletiyorlar, şimşek çaktırıyorlar.Normalno se zenica ob osvetlitvi zoža, v temi pa razširi.
En iyi dereceleri 2005'te salonda yaptığı 2,40 metre ve 2004'te açık havada elde ettiği 2,36 metredir.Njegov najdaljši skok/polet meri 230,5 metra, ki ga je dosegel v Planici leta 2005.
Açık Hava Kütüphanesi.Šilutės biblioteka.
Albümü Wacken Açık Hava Festivali'nde inanılmaz bir performans takip eder.Grojo Vokietijoje prestižiniame festivalyje Wacken Open Air.
Mozole alanı bugün açık hava müzesi olarak düzenlenmiştir.Dabar ferma veikia kaip muziejus po atviru dangumi.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.16살이고요, 사냥과 낚시, 야외 활동,
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.16 tuổi, thích săn bắn câu cá và các hoạt động ngoài trời và bất cứ việc gì liên quan đến đôi bàn tay.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Are 16 ani, îi place să vâneze şi să pescuiască şi să fie în aer liber şi să facă orice cu mâinile.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Er ist 16, liebt das Jagen, Fischen und Draußensein und alles, was er mit seinen Händen tun kann.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Han är 16 år gammal, älskar jakt och fiske och att vara utomhus och att jobba med sina händer.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Hij is 16, houdt van jagen, vissen en om buiten te zijn en om van alles te doen met zijn handen.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Il a 16 ans, il aime la chasse, la pêche et être à l'extérieur et faire ce qu'il veut avec ses mains.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Ma 16 lat, uwielbia polować, łowić ryby, przebywać na powietrzu i wykonywać zajęcia manualne.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Má 16, miluje lov a rybolov, byť vonku a prácu s rukami.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Tem 16 anos, adora caçar, pescar, estar ao ar livre e fazer qualquer coisa que envolva as mãos.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Tiene 16 años, le encanta cazar, pescar y estar al aire libre y hacer tareas manuales.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Usianya 16 tahun, menyukai berburu dan memancing dan melakukan banyak hal dengan tangannya.

İlgili Sayfalar