açıcı ile cümle

açıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Genelde hiç iç açıcı değiliz.Secara umum, kita tidak terlalu menyenangkan.
Genelde hiç iç açıcı değiliz.Voor het grootste deel, zijn we helemaal niet zo aardig.
Genelde hiç iç açıcı değiliz.Στο μεγαλύτερο ποσοστό, δεν είμαστε ιδιαίτερα ευχάριστοι.
Genelde hiç iç açıcı değiliz.Като цяло, изобщо не сме особено приятни.
Genelde hiç iç açıcı değiliz.По большей же части, мы не очень приятные.
Genelde hiç iç açıcı değiliz.על פי רוב, אנחנו לא נעימים במיוחד.
Genelde hiç iç açıcı değiliz.بالنسبة للقسم الأكبر، نحن ليسوا لطيفين إطلاقا.
Genelde hiç iç açıcı değiliz.祖先のサルよりはかなり大きな脳を持っています
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.Còn gì bổ dưỡng và thú vị với bộ óc chủ động và ham học hỏi bằng sự ngạc nhiên và sự choáng ngợp?
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.활발하고 호기심에 찬 마음에는 놀라고 경이롭게 느끼는 것보다 더 영양가 있고 더 자극이 되는 것은 없습니다.
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.Nic bardziej nie karmi ani stymuluje żywego, dociekliwego umysłu niż zaskoczenie, zadziwienie.
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.Niets is voedzamer, stimulerender voor een actieve, onderzoekende geest dan je laten verrassen en verbluffen.
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.Nimic nu e mai hrănitor, mai stimulant, pentru o minte activă, curioasă, decât surprizele, uimirea.
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.Nulla è più stimolante per una mente attiva e curiosa di essere sorpresi, di essere meravigliati.
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.Найкорисніше і найзбудливіше для допитливого розуму - це стан здивованості, враженості.
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.Ничего так не воспитывает, так не стимулирует пытливый, любознательный ум, как состояние изумления, удивления.
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.שום דבר לא מזין יותר, מעורר יותר למוח פעיל וחוקר מאשר להיות מופתע,
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.لا شيء أكثر تغذية أو أكثر تحفيزًا للعقل النشط المتحقق من المفاجأة والدهشة
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.驚くことや感心することを 最大の糧にして そこから刺激を受けます だからこそみんなTEDに来ているのですよね?
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.A következő évek sem hoztak javulást, továbbra is rossz híreket kaptunk szegénységben felnövő gyerekekről.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.Durante los años siguientes, las demás historias que escuchaba sobre los pobres no eran más positivas.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.In de jaren die volgden, waren andere verhalen die ik hoorde over opgroeien in armoede niet positiever.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.In den folgenden Jahren waren die Geschichten, die ich über aufwachsende Arme hörte, nicht positiver.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.Jak léta plynula slyšela jsem další zprávy o nárustu chudoby, které vůbec nebyly dobré.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.그 뒤로 수 년 동안, 제가 자라면서 들은 가난한 사람들에 대한 이야기들은 그보다 낫지 않았습니다.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.Les années qui ont suivi les autres histoires que j'ai entendues sur les pauvres n"étaient pas plus positives.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.Nhiều năm sau, tôi thấy nghèo đói càng tăng cao và không có gì khả quan.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.Nos anos seguintes, as outras histórias que ouvi sobre o aumento dos pobres não eram mais positivas.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.V letih, ki so sledila, zgodbe, ki sem jih med odraščanjem slišala o revnih, niso bile nič bolj pozitivne.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.V nasledujúcich rokoch príbehy, ktoré som počula o chudobných, neboli o nič lepšie.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.Vuosien mittaan kasvaessani muut köyhistä kuulemani tarinat eivät olleet sen positiivisempia.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.W kolejnych latach, nowe historie na temat ubogich nie napawały optymizmem.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.Годы шли, а истории о бедных, которые я слышала, взрослея, не становились положительнее.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.Надалі, підростаючи, розповіді про бідняків, які я чула, були не більше позитивними.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.През следващите години другите истории за бедните, които чух, не бяха по-позитивни.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.ובשנים הבאות, הסיפורים ששמעתי אודות העניים לא היו יותר חיוביים.
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.وفي السنوات التالية بدأت اسمع قصص أُخرى عن الفقراء بينما انا اكبر في العمر ولم تكن ايجابية اكثر
İzleyen yıllarda yoksul kimselerin yaşantısına dair dinlediklerim hiç de olumlu, iç açıcı şeyler değildi.貧困の話をいろいろ聞きましたが 暗い話ばかりでした 例えば 悲しみにくれて苦しんでいる人たちの
Tam Metin AçıcıCommentFulltext ExtractorComment
Tam Metin AçıcıCommentVolltextextrahiererComment
Tam Metin AçıcıCommentΕξαγωγέας πλήρους κειμένουComment
Tam Metin AçıcıCommentИзвличаща програма на пълен текстComment
Tam Metin AçıcıCommentالنازعComment
Tam Metin AçıcıCommentフルテキストエクストラクタComment
Ve buna uhu yöntemi dememim nedeni -- çok iştah açıcı değil.E lo chiamo metodo epossidico perché... non è molto appetitoso.
Ve buna uhu yöntemi dememim nedeni -- çok iştah açıcı değil.Ich nenne es die Epoxid-Methode, weil - es ist nicht sehr appetitlich.
Ve buna uhu yöntemi dememim nedeni -- çok iştah açıcı değil.Ik noem het een epoxymethode omdat - het klinkt niet erg smakelijk.
Ve buna uhu yöntemi dememim nedeni -- çok iştah açıcı değil.Je l'appelle la méthode époxy parce que
Ve buna uhu yöntemi dememim nedeni -- çok iştah açıcı değil.에폭시 방식이라고 부른 이유는 -- 사실 식욕을 돋구는 이름은 아니라는 걸 저도 압니다.
Ve buna uhu yöntemi dememim nedeni -- çok iştah açıcı değil.Nazywam ją tak, ponieważ nie jest zbyt apetyczna.
Ve buna uhu yöntemi dememim nedeni -- çok iştah açıcı değil.Saya menyebutnya metode epoksi karena -- memang tidak menggugah selera.
Ve buna uhu yöntemi dememim nedeni -- çok iştah açıcı değil.Şi o numesc metoda epoxidică pentru că -- nu este foarte apetisant.
Ve buna uhu yöntemi dememim nedeni -- çok iştah açıcı değil.Наричам я епоксиден метод, защото... не е много апетитно.
Ve buna uhu yöntemi dememim nedeni -- çok iştah açıcı değil.ואני מכנה אותה "השיטה האפוקסית" כי - השם לא הכי מעורר תיאבון, אני יודע -
Ve buna uhu yöntemi dememim nedeni -- çok iştah açıcı değil.ودعوناها الايبوكسي والذي اعلم انه اسم لا يثير الشهية كثيرة - انا اتفهم هذا -
Ve buna uhu yöntemi dememim nedeni -- çok iştah açıcı değil.なぜエポキシ製法かというと そうですね
Ve ne oldu biliyor musunuz? 21. yüzyıl parası elde ettik ve bu çığır açıcı bir olaydı.És mit ad isten, 21. századi pénzt is kerestünk vele, és ez forradalmi volt.
Ve ne oldu biliyor musunuz? 21. yüzyıl parası elde ettik ve bu çığır açıcı bir olaydı.Ganhámos dinheiro do século XXI e isso foi inovador.
Ve ne oldu biliyor musunuz? 21. yüzyıl parası elde ettik ve bu çığır açıcı bir olaydı.Hicimos dinero del siglo XXI y eso fue revolucionario.
Ve ne oldu biliyor musunuz? 21. yüzyıl parası elde ettik ve bu çığır açıcı bir olaydı.Vydělali jsme i peníze 21. století a to bylo převratné.

İlgili Sayfalar