açıcı ile cümle
açıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bikinili güzel kız sahilde bir göz açıcı idi.The pretty girl in the bikini was an eye-opener on the beach.
O iştah açıcı görünüyor.It looks appetizing.
Çevre kriziyle ilgili bu belgesel gerçek bir göz açıcıydı.That documentary about the environmental crisis was a real eye-opener.
Bu çok iştah açıcı görünmüyor.It doesn't sound very appetizing.
Yemek çok iştah açıcı görünmüyordu.The food didn't look very appetizing.
Bazen bir kutu açıcı olarak makas kullanırım.Sometimes I use the scissors as a can opener.
O iç açıcı bir hikayeydi.That was a heartwarming story.
Bu, zihin açıcı bir kitap.This is a thought provoking book.
O çok iştah açıcı görünmüyor.That doesn't look very appetizing.
Salyangoz çok iştah açıcı gelmiyor.Escargot doesn't sound very appetizing.
Açlık en iyi iştah açıcıdır.Hunger is the best appetizer.
Tom'un anlattığı hikaye çok iç açıcıydı.The story Tom told was very heartwarming.
Tom'un bize anlattığı hikaye çok iç açıcıydı.The story Tom told us was very heartwarming.
Zenginlerin iç açıcı durumuna bakıp ekonomiyi değerlendirmek yanıltıcı olabilir.It may be misleading to measure the economy by how well rich people are doing.
Deney düzeneğimi geliştirdikten sonra Millikan ufuk açıcı çalışmasını 1913’te yayınladı.After improving his setup, Millikan published his seminal study in 1913.
1982'de, Bruce Day ve Steve Warrior ile çığır açıcı Hellhammer grubunu kurdu.Together with Bruce Day and Steve Warrior, he formed the seminal metal band Hellhammer in 1982.
Başka bir araştırmaya göre de sakız çiğnemenin iştah açıcı etkisini ortaya koymuştur.Some studies have even shown that it stimulates the respiratory system.
Sodyum hidroksit (NaOH): Sabun, lavabo açıcı.Helium Baby: Toilet water.
Demet enerjisi 8-20 keV aralığındadır ve oranın açıcı 1–4 derecedir.The beam energy is typically in the range 8–20 keV and the angle of incidence is 1–4°.
Bütün bu gelişmelere rağmen İspanya kırsalında durum iç açıcı değildir.In spite of all these measures, traffic in Rome remains an unsolved problem.
Ve buna uhu yöntemi dememim nedeni -- çok iştah açıcı değil.And I call it an epoxy method because -- it's not very appetizing.
Genelde hiç iç açıcı değiliz.For the most part, we're not particularly pleasant at all.
Ayrıca eğer mutfakta lavabo açıcı kullanırsak bunun işe yarayacağını biliyoruz.And then we know that if we sprinkle Drano around the kitchen, that helps.
Eğitim konusu da iç açıcı değil.And education is not keeping up.
Evet durum bu, yani çok iç açıcı değil.So that's the state we're at; it's not very good.
21. yüzyıl parası elde ettik ve bu çığır açıcı bir olaydı. Vay canına!We made 21st century money, and that was groundbreaking.
İbretle bakılası, gönüller açıcı şeyler olarak; hakka yönelen her kula öğüt olarak.As instruction and reminder to every penitent creature.
Melekleri gördükleri gün, suçlular için iç açıcı bir gün olmayacaktır.On the Day when they behold the angels, there will be no glad tidings for the sinners.
Geçersiz komut satırı açıcısı! Açıcı '-' ile başlamalı!Invalid command line switch! Switch must start with '- '!
Geçersiz komut satırı açıcısı! Backslash enson' da yer alamazInvalid command line switch! Backslash cannot be the last character
Geçersiz komut satırı açıcısı! Kapatılmamış parantez!Invalid command line switch! Unclosed quotation mark!
Dosya ve Adres açıcıNameFile and URL opener
+ / - yerine üçgen ağaç açıcı kullanUse triangle tree expander instead of +/ -
Tam Metin AçıcıCommentGeolocation from GPS address.
Bir raw kod açıcı.A raw decoder.
Fakat gerçek o ki göçmenlerin yaşamları videoda gösterilen kadar iç açıcı değil.The reality of most migrants’ lives is far less colourful than the video above suggests.
Çığır açıcı özellikteki buluş serebral kanamaları önleyebilir.The ground-breaking find may help prevent cerebral haemorrhages.
Kaçak istihdam hesaba katılsa bile rakamlar hiç de iç açıcı değil.Even taking into account grey market employment, the situation does not look good.
Bretton Woods Konferansı'nın ardındaki ufuk açıcı fikir, açık pazarlar fikriydi.The seminal idea behind the Bretton Woods Conference was the notion of open markets.
Kitap, Durumcu hareket için ufuk açıcı bir metin olarak kabul edilir.The book is considered a seminal text for the Situationist movement.
Çalışan hayvanların eti sertti ve iştah açıcı değildi.Meat of working animals was tough and unappetizing.
O dönemde krallığın içinde bulunduğu durum hiç iç açıcı değildir.Seine überragende Stellung in der Schachwelt jener Zeit ist unbestritten.
İştah açıcıdır.Le ventre est clair.
1982'de, Bruce Day ve Steve Warrior ile çığır açıcı Hellhammer grubunu kurdu.Avec Bruce Day et Steve Warrior, il forme Hellhammer en 1982.
Ayrıca iştah açıcı özelliklere de sahiptir.Il doit aussi recevoir des injections.
Bir sonraki yıl, 1876’da, insani düşüncesinin gelişiminde çığır açıcı bir noktaydı.El año siguiente, 1876, era un punto fundamental en el desarrollo del pensamiento humano.
1982'de, Bruce Day ve Steve Warrior ile çığır açıcı Hellhammer grubunu kurdu.Junto con Bruce Day y Steve Warrior, formó la banda de metal Hellhammer en 1982.
Başka bir araştırmaya göre de sakız çiğnemenin iştah açıcı etkisini ortaya koymuştur.Rapidamente si scopre che il ragazzo ha anche bisogno di un trapianto di fegato.
İştah açıcıdır.Il ventre è chiaro.
Demet enerjisi 8-20 keV aralığındadır ve oranın açıcı 1–4 derecedir.O feixe de energia normalmente está na faixa de 8–20 keV e o ângulo de incidência é de 1–4°.
Bu çığır açıcı rapor onun tezine dayanır.Seu segredo sujo agora esta exposto.
1982'de, Bruce Day ve Steve Warrior ile çığır açıcı Hellhammer grubunu kurdu.Juntamente com Bruce Day e Steve Warrior formou a seminal banda de metal Hellhammer em 1982.
O dönemde krallığın içinde bulunduğu durum hiç iç açıcı değildir.Seus deslocamentos nesta época não são exatos.
Bütün bu gelişmelere rağmen İspanya kırsalında durum iç açıcı değildir.Ondanks deze maatregelen werd het niet veiliger in Zuid-Vietnam.
Ancak Meksika’ya çıktıklarında gördükleri durum hiç de iç açıcı değildir.Wanneer zij op Madagaskar aankwamen is niet duidelijk.
İştah açıcıdır.Brzuch jest jasny.
Ayrıca iştah açıcı özelliklere de sahiptir.De har även kurser för personer med dövblindhet.
Ayrıca iştah açıcı özelliklere de sahiptir.Він також зберігає помітні вушні отвори.
Ancak sezonun sonlarına doğru takımın sonuçları pek iç açıcı değildi.Sezóna byla vlastně až na výsledky dost smolná.
İştah açıcıdır.Břicho je světlé.