1 inci ile cümle

1 inci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Formula 1'in incisidir.Pfaffsche Formen sind 1-Formen.
Nihayet İncil'deki bir öyküden ilham alarak oğlunu kurban etmeye kalkar.Er beklagt die Tötung des Sohnes und bittet den Sieger, ihn in seine (des Bruders) Kleider zu hüllen.
Oyunun müziğini Tahsin İncirci bestelemiştir.Die Musik der Operette ist also ein Pasticcio.
Artık Angelus insanları incitmek istememektedir, çünkü vicdan azabı çekmektedir.Weil Nicholas nichts mehr zu verlieren hat, willigt er ein.
Örnek: İncil'de açıkça "yanlış tanıklık yapmamalısın" der.Zum andern lehrt die Kirche ausdrücklich: „Die Kirche betet darum, dass niemand verlorengeht“.
Amerika'da İncil'den sonra yirminci yüzyılın en çok satan kitabı unvanına sahiptir.Das Werk gilt als das in den USA zweitbestverkaufte Buch des 20. Jahrhunderts.
Girdiği hiçbir ülkede de alimlerin incitilmesine müsaade etmemiştir.Sie entdeckte kein Land, und Tiefenlotungen ließen auch kein nahes Land erwarten.
Kurucusu Cevdet İnci'dir.Das Kfz-Kennzeichen ist PIR.
İncilden sahnelerin yer aldığı Ağaçaltı Kilisesi eski bir kilisedir.Eine alte Holzschnitzerei in der Kirche zeigt diese Szene.
Bu durumda Yuhanna İncili'ndeki Vaftizci Yahya'nın ele alınışı da açıklığa kavuşmuş olur.Es wird davon ausgegangen, dass schon der Heilige Joakim aus ihr trank.
Düşerek dirseğini incitti.Elle se blessa le coude en tombant.
İncil'i kim yazdı?Qui a écrit la Bible ?
Bugün Esperantoca'nın 125'inci yıl dönümünü kutluyoruz!Aujourd'hui nous célébrons le 125e anniversaire de l'espéranto !
Kimseyi incitmiyorum.Je ne blesse personne.
Eğer Tanrı'nın ilhamıyla yazıldıysa neden İncil ve Kur'an da öyle olmasın?S'ils ont été inspirés par Dieu, pourquoi pas la Bible ou le Coran également ?
Yahuda öpücüğü (Judas Kiss), İncil de İsa'nın Yahuda'yı öpmesi.La trahison de Judas, ou baiser de Judas.
Abba Bahrey (Ge'ez ባሕርይ bāḥriy, "inci") 16. yüzyılda yaşamış Etiyopyalı bir keşiş, tarihçi ve ethnograf.Abba Bahrey (አባ ባሕርይ) était un moine, historien et ethnographe éthiopien de la fin du XVIe siècle.
Bir böceği bile incitemez.Il ne ferait pas de mal à une mouche.
Derinden incindim.Je devins grave.
Bunun yanında ayva, armut, incir gibi ürünler de vardır.Par contre, les parements et les retroussis ainsi que le gilet sont écarlates.
Mayıs 2001'de başlatıldı ve 8 Mart 2006'da 100.000'inci maddesi oluşturuldu.Créée en mai 2001, elle atteint 100 000 articles le 8 mars 2006.
Suetonius, aynı zamanda Caligula'nın Incitatus'u Konsül yapmayı planladığını yazar.Suétone écrivit également que Caligula envisageait de nommer Incitatus consul.
İncil sözlüğü.Bible Words.
Bana inan oğlum, işte o incir çekirdeğindeki boşluk o öz ile doludur.Ce chat est caractérisé par sa courte queue qui est enroulée sur elle-même.
4 Kadın, mor ve kırmızı giysilere bürünmüş, altınlar, değerli taşlar, incilerle süslenmişti.4 La femme, vêtue de pourpre et d'écarlate, étincelait d'or, de pierres précieuses et de perles.
Yakup İncili, bir çocukluk incilidir.C’est une autobiographie, un voyage en enfance.
Dört incil'de de bu olay aynı şekilde anlatılır.Cette scène est décrite de façon similaire dans les quatre Évangiles.
Kaliforniya eğer bir ülke olsaydı, dünyanın en büyük 8'ıncı ekonomisine sahip olurdu.Si le Texas était un pays indépendant, son économie serait la douzième du monde.
Hristiyan incillerinin sunduğu vaad budur.”Et c'est bien là ce que doit se proposer tout chrétien ! ».
İncil'den bölümler oynanır.Ils étudient tous deux la Bible.
Jack Sparrow Siyah İnci'nin kaptanıyken bir gece isyan çıktı.Jack Sparrow redevint donc capitaine du Black Pearl.
"İnci Küpeli Kız", aşağıdaki anlamlara gelebilir: İnci Küpeli Kız, Johannes Vermeer'in bir tablosu.La Dame au collier de perles, tableau de Johannes Vermeer.
Formula 1'in incisidir.Puis, vient la Formule 1.
Incitatus Roma İmparatoru Caligula'nın en sevdiği atının adıdır.Il fait référence à Incitatus, le cheval favori de l'empereur romain Caligula.
Barok kelimesi, Portekizce düzensiz inci anlamına gelen barroco sözcüğünden türemiştir.Le mot « baroque » vient vraisemblablement du portugais barroco qui désigne des perles de forme irrégulière.
Çünkü onu inciteceğini düşünüyordu.Il lui fait comprendre qu'elle n'avait pas l'intention de lui faire du mal.
"Davud, alışılmamış zırhı reddediyor" (13. yüzyıl Morgan İncili'nde bulunan bir resmin sadece bir bölümü).La clef de voûte subsistante, bien que très abimée, présente très certainement une étoile de David.
Ama Siyah İnci'nin Laneti hem gişede çok başarılı oldu hem de birçok olumlu eleştiri ile karşılandı.Cependant, La Malédiction du Black Pearl devient un succès commercial et est très prisé par les médias.
Her vaaz dinleyişinden ve İncil okuyuşundan sonra ağlıyordu.Elle s'appuie sur la prière, s'aidant de versets de la Bible.
Hristiyan dünyâsında, İsa'nın yaşamına dair ana kaynaklar Yeni Ahit'teki dört kanonik incildir.Les principales sources sur la vie de Jésus de Nazareth sont les quatre évangiles canoniques.
4 yıllık devir İncil'i yazan 4 vaizle ilişkilendirilmiştir.Il leur demande de travailler pour quatre ans sur l'enluminure d'une Bible.
Siyah inci nadir bulunduğundan daha değerlidir.La robe noire est plus rare.
Öte yandan İncil’de ya da diğer kutsal kitaplarda “vampir” sözcüğü hiç kullanılmamıştır.Même dans la Bible, les mots proscrits par la bonne société ne manquent pas.
Kilisenin yeni bölümünde İncil’den sahneler bulunmaktadır.Sur le pourtour sont représentées 27 scènes de la Bible.
Herhalde, incillerdeki çelişkili hikâyeler değil..Mais d'histoires entre homos, non.
Enbe Orkestrası & Büşra Periz) İncir (feat.Tania et Sklade Blase) Merci Messenger (Feat.
Değerli taş Mücevher tasarımcısı ^ inci.À présent atelier de fabrication de bijoux.
Gülümsediği zaman dişleri inci gibi par­lardı.Ses mâchoires étaient caractérisée par des dents en forme de pieu.
Grup, ayrılırken Mr. Eko'nun ölümüne şahit olur ve onu, İnci'ye yakın bir yere gömerler.Alors qu'ils quittent la station, le groupe est témoin de la mort de M. Eko et l'enterrent.
Yalnız incitmemeye değil asıl incinmemeye alışmak gerek.Il leur faut agir vite pour éviter qu'elle ne soit blessée.
İlk dört kitapçık İncil'i oluşturur.Et l'homme créa la Bible.
Ağaç incir kuşları çoğunlukla ağaçlardaki tüneklerinde bulunurlar.Les oiseaux sont souvent perchés en groupes sur les arbres.
Sean Lennon, 9 Ekim 1975'te, babasının 35'inci doğum gününde New York'ta doğdu.Sean Lennon naît le jour même du 35e anniversaire de son père, John Lennon.
Diğer çocukluk incilleri gibi, İsa'nın yetişkinlik döneminden önceki yıllarını konu edinmektedir.Comme tous les enfants, Jésus a perdu à un certain âge ses dents de lait.
Onu incittim mi?¿Le he hecho daño?
Beni incitme!¡No me hagas daño!
Tom bizi incitmek istemez.Tom no quiere herirnos.
Mary kalbimi incitmedi mi?¿Mary no me hirió el corazón?
Beni çok incitiyorsun.Me haces mucho daño.
Brabenec (sf.156) n'inci terim testi olarak adlandırır.Brabenec (p.156) solo lo denomina test del término n-ésimo.

İlgili Sayfalar