1 inci ile cümle

1 inci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kimse incinmediği için şanslıyız.We're lucky nobody got hurt.
Cüzdanı uzatın ve kimse incinmiyor.Hand over the wallet, and nobody gets hurt.
Bunun Tom'u inciteceğini biliyordum ama yinede yaptım.I knew it was going to hurt Tom, but I did it anyway.
Tom'un okuduğu tek kitap İncil'dir.The only book Tom reads is the Bible.
İncil'i düzenli olarak okuyor musun?Do you regularly read the Bible?
Sevilen birini incitme korkusundan daha kötü bir hapishane yoktur.There is no worse prison than the fear of hurting a loved one.
İncinmiş olabilirsiniz.You may be hurt.
Söylemediğim şey tarafından hiç incinmedim.I have never been hurt by what I have not said.
Tom incinmemiş olabilir.Tom may be unhurt.
Tom Mary'ye, incinmiş gibi davranmayı bırakması gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she should quit pretending to be hurt.
Tom'un hislerini incitebilecek bir şey yapmak istemiyorum.I don't want to do anything that might hurt Tom's feelings.
Bacağım incimeseydi seninle kamp yapmaya giderdim.I'd go camping with you if my leg didn't hurt.
Tom bunu yapmaya çalışırken kendini incitti.Tom hurt himself trying to do that.
Tom pazartesi günü bileğini incitti.Tom sprained his wrist on Monday.
Tom, Mary'nin incinmediğine sevindiğini söyledi.Tom said he's glad Mary wasn't hurt.
Nasıl incindiğini biliyorum.I know how you got hurt.
Onu yaparken incindim.I got hurt doing that.
Tom sağ elini incitti.Tom hurt his right hand.
İncil'i okuyor musun?Do you read the Bible?
Duygularım incindi.My feelings are hurt.
Hiç incinmedim.I wasn't hurt at all.
Biraz incir alabilir miyiz?Can we buy some figs?
Tom sol bacağını incitti.Tom hurt his left leg.
Tom sol kolunu incitti.Tom hurt his left arm.
Tom incinmemiş olduğunu söyledi.Tom said he's unhurt.
Tom Mary'nin incinmemiş olduğunu söyledi.Tom said Mary was unhurt.
İncinmiş gibi görünüyorsun.You look hurt.
Tom'un beni incitmeyeceğini biliyordum.I knew Tom wouldn't hurt me.
Tom incinmiş gibi görünüyordu.Tom looked like he was hurt.
Tom incinmiş gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to be hurt.
Tom incinmiş gibi görünüyor.Tom looks like he's hurt.
Tom incinmiş görünmüyordu.Tom didn't seem hurt.
Sami, İncil'i az çok biliyordu.Sami knew the Bible back and forth.
Sami, İncil'i aşağı yukarı biliyordu.Sami knew the Bible back and forth.
Sami'yi incitecek hiçbir şey yapmadım.I didn't do anything to hurt Sami.
Tom kimseyi incitmeyecek.Tom won't hurt anyone.
Tom bunu yaparsa muhtemelen incinecek.Tom is probably going to get hurt if he does that.
Eğer dikkat etmezse Tom kendini incitir.Tom will hurt himself if he's not careful.
Tom yere düştü ve dizini incitti.Tom fell down and hurt his knee.
Tom, Mary'nin incinmediğini söyledi.Tom said that Mary wasn't hurt.
Tom incindiğini söyledi.Tom said that he was hurt.
Tom çok incindi.Tom was very hurt.
Dizini incittin mi?Did you hurt your knee?
Sami bir İncil profesörüydü.Sami was a Bible professor.
Tom hiç kimseyi incitmeyecek.Tom will never hurt anyone.
Tom ve Mary her ikisi de dizlerini incitti.Tom and Mary both hurt their knees.
Tom, Mary'nin inci kolyeyi nerede satın aldığını bilmiyor.Tom doesn't know where Mary bought her pearl necklace.
Tom basketbol oynarken dizini incitti.Tom hurt his knee playing basketball.
Tom Mary'nin incindiğini söyledi.Tom said that Mary was hurt.
Tom kimseyi incitmiyor.Tom isn't hurting anyone.
Bunu yapmayı denemek incitmezdi.It won't hurt to try doing that.
Tom hiç kimseyi incitmeyeceğini söyledi.Tom said he'd never hurt anybody.
Tom incitmedi, ama Mary incindi.Tom wasn't hurt, but Mary was.
Tom İncil'i baştan sona okumamış hiç.Tom has never read the whole Bible.
Tom, Mary'yi incittiğini biliyordu.Tom knew he had hurt Mary.
Tom, Mary'nin incinmesini istemiyor.Tom doesn't want Mary to get hurt.
Sami daha önce Leyla'yı incitti.Sami has hurt Layla before.
Sağlığınız için incir yiyin.Eat figs for your health.
Sağlığın için incir ye.Eat figs for your health.
Onu o kuru incir torbasıyla yalnız bırakma.Don't leave him alone with that bag of dried figs.

İlgili Sayfalar