-er ile cümle
-er kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ben her zaman John'u ve onun ikiz erkek kardeşini karıştırırım.I always confuse John and his twin brother.
Ben her zamanki gibi erken kalktım.I got up early as usual.
Her zamankinden biraz daha erken yatmaya gittim.I went to bed a little earlier than usual.
Ben her zamankinden daha erken kalktım.I got up earlier than usual.
Ben her zaman ev ödevimi yapmayı ertelerim ve başım belaya girer.I always put off doing my homework and get into trouble.
Ben her zaman erken kalkarım.I always get up early.
Ben her zaman erken kalkmam.I don't always get up early.
Her zaman biraz erken gelirim.I always arrive a little ahead of time.
Bir kamera aldım fakat ertesi gün onu kaybettim.I bought a camera, but I lost it the next day.
Ona ertesi gün gelmesini söyledim.I told him to come the following day.
Hiç bu kadar erken kalkmadım.I've never woken up this early.
Toplantının ertelenmesini önerdim.I suggested that the meeting be put off.
Mektubu yanıtlamayı bir hafta erteledim.I put off answering the letter for a week.
İki erkek çocuktan daha meşgulüm.I have been busier than the two boys.
Daha çok çalışması için erkek kardeşimi ikna ettim.I persuaded my brother to study harder.
Erkek kardeşimle oynamak istiyorum.I would play tricks on my brother.
Erkek kardeşime çoğunlukla ev ödevinde yardım ederim.I often help my brother with his homework.
Sabahleyin erken yürüdüm.I used to take a walk early in the morning.
Bir erkek kardeşim var.I have one brother.
İlk treni yakalamak için yeterince erken kalktım.I got up early enough to catch the first train.
İlk treni yakalamak için ertesi sabah erken kalktım.I got up early the next morning to catch the first train.
Kalkışımızı yağmur nedeniyle erteledik.We put off our departure because of the rain.
Ben, birkaç saatliğine ev işimi yapmayı erteledim.I postponed doing my housework for a few hours.
Ben toplantının ertelenmesini öneriyorum.I suggest that the meeting be postponed.
Zamanında toplantıda olmak için evden erken ayrıldım.I left home early so I'd be on time for the meeting.
Toplantıya katılmak için erken kalktım.I got up early in order to attend the meeting.
Hava ısınıncaya kadar İngiltere'ye olan ziyaretimi erteleyeceğim.I'll put off my visit to England till the weather is warmer.
Erkek kardeşini çok iyi tanıyorum.I know your brother very well.
Erkek kardeşimle tenis oynadım.I played tennis with my brother.
Erkek kardeşime bisikletimi tamir ettirdim.I had my brother repair my bicycle.
Erkek kardeşimi uğurlamak için istasyona gittim.I went to the station to see my brother off.
Erkek kardeşimle gurur duyuyorum.I'm proud of my brother.
Bu sabah onunla erken karşılaştım.I met him early this morning.
Sabah erken saatte güvenli şekilde buraya geldim.I arrived here safely early this morning.
Bu sabah Nagoya'ya erken vardım.I reached Nagoya early this morning.
Bugün başvuru formumu patrona verecektim ama o erken davrandı.I was going to hand in my application form to the boss today, but he beat me to the punch.
Erkek kardeşime kompozisyonumdaki hataları düzelttirdim.I had my brother correct the errors in my composition.
Ben dün erken kalktım.I got up early yesterday.
İşi beklediğimden daha erken bitirebildim.I was able to finish the work earlier than I had expected.
Solak erkek arkadaşımla ortak çok şeyim yok.I don't have much in common with my left-handed boyfriend.
Dişçiye gitmeyi ertelemeliyim.I must postpone going to the dentist.
Bir saat aldım ve ertesi gün onu kaybettim.I bought a watch and I lost it the next day.
Bisikletimi erkek kardeşime tamir ettirdim.I had my bicycle fixed by my brother.
Ben erkek çocukların şarkı söylediğini duydum.I heard the boys singing.
Gün ışığından yararlanma saatinin geçen hafta sona erdiğini unuttum.I forgot that the daylight saving time ended last week.
Geçenlerde erkek kardeşini gördüm.I saw your brother the other day.
Erken kalkmak istemedim.I didn't want to get up early.
Ben ilk trene yetişebilmek için erken kalktım.I got up early, so that I could catch the first train.
Ben erken kalktım.I got up early.
Erken kalkmam.I do not get up early.
Erken kalkmak zorundaydım.I had to get up early.
Ben erken kalkmayı bir kural haline getirdim.I make it a rule to get up early.
Ben erkenden yatmaya gittim, zira yorgundum.I went to bed early, for I was tired.
Ben erken kalkmaya alışkın değilim.I'm not used to getting up early.
Ben erken kalkma alışkanlığı edinmek zorundayım.I have to form the habit of getting up early.
Erken kalkmaya inanıyorum.I believe in early rising.
Erken kalkma pratiği yaparım.I practice early rising.
Ben genellikle sabah erken kalkarım.I usually get up early in the morning.
Bu sabah dışarı erken çıktım.I went outside early in the morning.
Ben sabahleyin erken kalktım.I got up early in the morning.