şunlara ile cümle
şunlara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şunlara dikkat etmelisin.You should be careful with those.
Şunlara ihtiyacım var.I need those.
Şunlara bak.Look at those.
Şunlara bak.....(Video) Diver 1: (In squeaky voice) Look at those ...
Şunlara bak!Go for it!
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Well, so I looked at these things called Brownian motion -- just goes around.
Şunlara bak, Kumrular gibi!Look at them, they are saying love words too!
"Sınır"da (frontier) 3 yoldan şunlara sahibiz; 146, 140 ve 118 maliyete sahip olanlar.Of the 3 paths on the frontier, we have ones with a cost of 146, 140, and 118.
Onların yerine şunlara yoğunlaşalım-- "anti-sosyal beceriler."Instead, we'll be working on -- let's call them "anti-social skills."
Dedik ki, "Şunlara bir bakalım."So we said, "Let's look at these."
Evet, şunlara bak.Yeah, look at this.
Şunlara bir baksanıza.Boy! Just take a look at these.
Şimdi sor şunlara: "Kızlar Rabbinin de oğlanlar onların mı?"Now ask them if their Lord has daughters, and they sons?
Dedi: "Adem! Onların isimlerini şunlara haber ver."Then He said to Adam: "Convey to them their names."
Doğrusu, kendilerine gerçek ve apaçık bir elçi varıncaya kadar şunlara ve atalarına imkan tanıdım.Indeed, I provided for these and their fathers until the truth and a manifest apostle came to them.
Onların isimlerini şunlara haber ver."Tell them their names."
Tamamlayıcı optiğe göre odaklayıcı optik şunlara izin verir:With respect to collimated optics, focusing optics allow:
IEEE 754 standardı bir binary32'yi şunlara sahip olmasıyla belirtiyor:The IEEE 754 standard specifies a binary32 as having:
Temel seti şunlara atıfta bulunabilir:Basis set may refer to:
Michael, Mick veya Mike Price için şunlara bakılabilir:Michael, Mick or Mike Price may refer to:
Descartes teoremi, şunlara atıfta bulunabilir:Descartes' theorem may refer to:
İlk olarak, temel eşitsizlikler nedeniyle şunlara sahip olduğumuzu not ediyoruz:We first note that due to the initial inequalities we have that:
Back end (Türkçe: Arka uç), back-end veya backend şunlara işaret edebilir:Back end, back-end or backend may refer to:
Kantabriya ve Kantabriyalılar şunlara atıfta bulunabilir:Cantabrian or Cantabrians may refer to:
AD Block şunlara işaret edebilir:AD Block may refer to:
Dorchester şunlara atıfta bulunabilir;Dorchester may refer to:
John Finch şunlara atıfta bulunabilir;John Finch may refer to:
Zeki Türkçe erkek adı olarak şunlara işaret edebilir:Zeki as Turkish masculine name and may refer to:
Zeynel bir Türkçe erkek adıdır ve şunlara atıfta bulunabilir:Zeynel is a Turkish name and may refer to:
Şunlara atıfta bulunabilir:It can refer to:
Bilişsel yüke işaret eden göz hareketleri ve gözbebeği tepkileri incelenirken şunlara bakılır:Established eye movement and pupillary response indicators of cognitive load are:[24]
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Bene, osservai queste cose chiamate moto browniano -- qualcosa che gira intorno.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Bien, entonces observé esto que se llama movimiento browniano, que se desplaza.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Eh bien, j'ai examiné ces trucs qu'on appelle le mouvement brownien -- ça tourne en rond.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Ei bine, m-am uitat la aceste lucruri numite mișcări Browniene — se mișcă aleator.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Então olhei para estas coisas denominadas de "movimento Browniano", sempre em movimento.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Ik keek dus naar deze dingen die Brownse beweging worden genoemd - draait gewoon rond.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Joten katsoin Brownin liikettä -- ne menevät ympäriinsä.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.그래서 저는 브라운 운동이라 불리는 불규칙한 운동을 쳐다보았습니다.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Nos, tehát néztem ezeket a Brown féle mozgásnak nevezett dolgot -- csak forog körbe.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Nuž, pozrel som sa na tieto veci, zvané Brownov pohyb -- iba to chodí dokola.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Popatrzyłem więc na tzw. ruchy Browna -- chaotyczne ruchy.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.So schaute ich mir eben diese Gebilde an - Brownsche Bewegungen genannt -, die sich permanent im Kreis drehen.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Tak jsem se podíval na tento jev zvaný Brownův pohyb -- který se objevuje dost často.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Tôi quan sát cái này thứ được gọi là Chuyển động Brown - chỉ quay vòng tròn.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Οπότε μελέτησα αυτά τα αντικείμενα που ονομάζονται κίνηση Μπράουν - απλά γυρίζει.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.И така, разгледах тези неща, наречени брауново движение... просто се движи наколо.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.Я стал изучать всё, что входит в категорию Броуновского движения.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.אז, הבטתי בדברים שנקראים תנועה בראונית -- רק הולך מסביב.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.حسنا، لذلك قمت بالنظر إلى هذه الأشياء المسمّاة بالحركة براونية -- ظهرت للتوّ.
Aslında, Brownian hareketleri adı verilen şunlara baktım -- sadece etrafında dolanıyor.ブラウン運動と呼ばれる軌跡 単にさまよっているようです しばらくの間 それにいたずらをしてみて
Bu büyük dataya olan çoğu yaklaşımın ana vurgusu şunlara odaklanıyor.Accentul major în abordarea bazei de date uriașă
Bu büyük dataya olan çoğu yaklaşımın ana vurgusu şunlara odaklanıyor.A maior parte das abordagens aos metadados concentra-se em:
Bu büyük dataya olan çoğu yaklaşımın ana vurgusu şunlara odaklanıyor. "Bu veriyi nasıl depolarım?Der Schwerpunkt der meisten Ansätze bei Datenmengen besteht in:
Bu büyük dataya olan çoğu yaklaşımın ana vurgusu şunlara odaklanıyor. "Bu veriyi nasıl depolarım?La plupart des approches des méga-données se concentrent principalement sur "Comment stocker ces données ?
Bu büyük dataya olan çoğu yaklaşımın ana vurgusu şunlara odaklanıyor.De belangrijkste nadruk op de meeste benaderingen van big data ligt op:
Bu büyük dataya olan çoğu yaklaşımın ana vurgusu şunlara odaklanıyor.'빅 데이터'에 대한 대부분의 접근법의 주요한 쟁점은
Bu büyük dataya olan çoğu yaklaşımın ana vurgusu şunlara odaklanıyor.Podejścia do zbiorów danych skupiają się na pytaniach:
Bu büyük dataya olan çoğu yaklaşımın ana vurgusu şunlara odaklanıyor.הדגש העיקרי של רוב הגישות למידע רב
Bu büyük dataya olan çoğu yaklaşımın ana vurgusu şunlara odaklanıyor.التركيز الأكبر لأغلب التوجهات للبيانات الكبيرة
İlgili Sayfalar