şule ile cümle
şule kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Daarna gaf hij zijn zoon Salomo opdracht een tempel te bouwen voor de HERE, de God van Israël.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.David a chemat pe fiul său Solomon, şi i -a poruncit să zidească o casă Domnului, Dumnezeul lui Israel.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.David appela Salomon, son fils, et lui ordonna de bâtir une maison à l`Éternel, le Dieu d`Israël.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Derpå lod han sin Søn Salomo kalde og bød ham bygge HERREN, Israels Gud, et Hus.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Então chamou a Salomão, seu filho, e lhe ordenou que edificasse uma casa ao Senhor Deus de Israel.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Entonces David llamó a su hijo Salomón y le mandó que edificase una casa a Jehovah Dios de Israel
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Hivatá azért Dávid az õ fiát, Salamont, és meghagyá néki, hogy az Úrnak, Izráel Istenének házat csináltasson.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.In pokliče sina svojega Salomona in mu zapove zgraditi hišo GOSPODU, Bogu Izraelovemu.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Ja hän kutsui poikansa Salomon ja käski hänen rakentaa temppelin Herralle, Israelin Jumalalle.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.다윗이 그 아들 솔로몬을 불러 이스라엘 하나님 여호와를 위하여 전을 건축하기를 부탁하여
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Och han kallade till sig sin son Salomo och bjöd honom att bygga ett hus åt HERREN, Israels Gud.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Og han kalte sin sønn Salomo til sig og bød ham bygge et hus for Herren, Israels Gud.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Poi chiamò Salomone suo figlio e gli comandò di costruire un tempio al Signore Dio di Israele
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Potom povolal Šalamúna, svojho syna, a prikázal mu, aby vystavil dom Hospodinovi, Bohu Izraelovmu.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Potom povolav Šalomouna syna svého, přikázal mu, aby vystavěl dům Hospodinu Bohu Izraelskému.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Tedy zawołał Salomona, syna swego, a przykazał mu, aby zbudował dom Panu, Bogu Izraelskiemu.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Und er rief seinem Sohn Salomo und gebot ihm, zu bauen das Haus des HERRN, des Gottes Israels,
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.И призвал Соломона, сына своего, и завещал ему построить дом Господу Богу Израилеву.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Тогава повика сина си Соломона, та му заръча да построи дом за Господа Израилевия Бог.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.ויקרא לשלמה בנו ויצוהו לבנות בית ליהוה אלהי ישראל׃
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.ودعا سليمان ابنه واوصاه ان يبني بيتا للرب اله اسرائيل.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.對 所 羅 門 說 、 我 兒 阿 、 我 心 裡 本 想 為 耶 和 華 我 神 的 名 建 造 殿 宇
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.對 所羅門 說 、 我 兒阿 、 我心裡 本 想 為 耶和華 我 神 的 名 建造 殿宇
Davut oğlu Süleyman krallığını sağlamlaştırdı. Çünkü Tanrısı RAB onunlaydı ve onu çok yüceltti.다윗의 아들 솔로몬의 왕위가 견고하여가며 그 하나님 여호와께서 저와 함께하사 심히 창대케 하시니라
Davut oğlu Süleyman krallığını sağlamlaştırdı. Çünkü Tanrısı RAB onunlaydı ve onu çok yüceltti.Megerõsödék királyságában Salamon, a Dávid fia; és az Úr az õ Istene vele volt, és õt igen felmagasztalá.
Davut oğlu Süleyman krallığını sağlamlaştırdı. Çünkü Tanrısı RAB onunlaydı ve onu çok yüceltti.Salomo, Davids Søn, fik sikret sig Magten, og HERREN hans Gud var med ham og gjorde ham overmåde mægtig.
Davut oğlu Süleyman krallığını sağlamlaştırdı. Çünkü Tanrısı RAB onunlaydı ve onu çok yüceltti.Salomo, Davids sønn, blev en mektig konge; Herren hans Gud var med ham og lot ham bli overmåte stor.
Davut oğlu Süleyman krallığını sağlamlaştırdı. Çünkü Tanrısı RAB onunlaydı ve onu çok yüceltti.Salomone figlio di Davide si affermò nel regno. Il Signore suo Dio era con lui e lo rese molto grande
Davut oğlu Süleyman krallığını sağlamlaştırdı. Çünkü Tanrısı RAB onunlaydı ve onu çok yüceltti.Salomón hijo de David se afianzó en su reino. Jehovah su Dios estaba con él y le engrandeció sobremanera
Davut oğlu Süleyman krallığını sağlamlaştırdı. Çünkü Tanrısı RAB onunlaydı ve onu çok yüceltti.Zmocnił się tedy Salomon, syn Dawidowy, w królestwie swem, a Pan, Bóg jego był z nim, i uwielbił go wysoce.
Davut oğlu Süleyman krallığını sağlamlaştırdı. Çünkü Tanrısı RAB onunlaydı ve onu çok yüceltti.И утвердился Соломон, сын Давидов, в царстве своем; и Господь Бог его был с ним, и вознес его высоко.
Davut oğlu Süleyman krallığını sağlamlaştırdı. Çünkü Tanrısı RAB onunlaydı ve onu çok yüceltti.ויתחזק שלמה בן דויד על מלכותו ויהוה אלהיו עמו ויגדלהו למעלה׃
Davut oğlu Süleyman krallığını sağlamlaştırdı. Çünkü Tanrısı RAB onunlaydı ve onu çok yüceltti.وتشدد سليمان بن داود على مملكته وكان الرب الهه معه وعظّمه جدا.
Davut oğlu Süleyman krallığını sağlamlaştırdı. Çünkü Tanrısı RAB onunlaydı ve onu çok yüceltti.大 衛 的 兒 子 所 羅 門 、 國 位 堅 固 、 耶 和 華 他 的 神 與 他 同 在 、 使 他 甚 為 尊 大
Davut oğlu Süleyman krallığını sağlamlaştırdı. Çünkü Tanrısı RAB onunlaydı ve onu çok yüceltti.大衛 的 兒子 所羅門 、 國位 堅固 、 耶和華 他 的 神與 他 同在 、 使 他 甚 為 尊大
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:A gdy się przybliżał czas śmierci Dawidowej, rozkazał Salomonowi, synowi swemu, mówiąc:
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:A keď sa priblížily dni Dávidove, aby zomrel, prikázal Šalamúnovi, svojmu synovi, a riekol:
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:Als nun die Zeit herbeikam, daß David sterben sollte, gebot er seinem Sohn Salomo und sprach:
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:Cuando se acercaban los días de la muerte de David, mandó a su hijo Salomón diciendo
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:Da det led mot den tid at David skulde dø, bød han sin sønn Salomo og sa:
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:Da det nu lakkede ad Enden med Davids Liv, gav han sin Søn Salomo disse Befalinger:
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:Då nu tiden tillstundade att David skulle dö, bjöd han sin son Salomo och sade:
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:David approchait du moment de sa mort, et il donna ses ordres à Salomon, son fils, en disant:
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:David se apropia de clipa morţii, şi a dat îndrumări fiului său Solomon, zicînd:
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:Davidu pa so se bližali dnevi, da umrje. In zapove sinu svojemu Salomonu, rekoč:
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:Když se pak čas smrti Davidovy přiblížil, dával přikázaní Šalomounovi synu svému, řka:
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:Khi ngày của Ða - vít hầu trọn , người truyền lịnh cho Sa-lô-môn , con_trai mình , mà rằng :
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:Khi ngày của Ða-vít hầu trọn, người truyền lịnh cho Sa-lô-môn, con trai mình, mà rằng:
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:다윗이 죽을 날이 임박하매 그 아들 솔로몬에게 명하여 가로되
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:Kun lähestyi aika, jolloin Daavidin oli kuoltava, käski hän poikaansa Salomoa sanoen:
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:Mikor pedig elközelgett Dávidnak ideje, hogy meghaljon, parancsot ada Salamonnak az õ fiának, ezt mondván:
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:Ora, aproximando-se o dia da morte de Davi, deu ele ordem a Salomão, seu filho, dizendo:
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:Sentendo avvicinarsi il giorno della sua morte, Davide fece queste raccomandazioni al figlio Salomone
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:Toen koning David zijn einde voelde naderen, gaf hij zijn zoon Salomo de volgende opdracht:
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:Επλησιασαν δε αι ημεραι του Δαβιδ να αποθανη και παρηγγειλε προς τον Σολομωντα τον υιον αυτου, λεγων,
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:И когато наближи на Давида времето да умре, заръча на сина си Соломона, казвайки:
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:Приблизилось время умереть Давиду, и завещал он сыну своему Соломону, говоря:
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:ויקרבו ימי דוד למות ויצו את שלמה בנו לאמר׃
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:ولما قربت ايام وفاة داود اوصى سليمان ابنه قائلا
Davutun ölümü yaklaşınca, oğlu Süleymana şunları söyledi:大 衛 的 死 期 臨 近 了 、 就 囑 咐 他 兒 子 所 羅 門 說