şua ile cümle
şua kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şuahlı Bildat şöyle yanıtladı:Then Bildad the Shuhite answered,
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.Whatever is sold in the butcher shop, eat, asking no question for the sake of conscience,
Medyen (toplumuna da) kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik.Remember, We sent to Midian their brother Shu'aib.
Şuayb onlara:) Dedi ki: "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka İlahınız yoktur."O you people," he said, "worship God, for you have no other god but He.
(Şuayb:) "Biz istemesek de mi?" dedi.But he remarked: "Even if we are disgusted with it?
Medyen (halkına da) kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik).We sent to Midian their brother Shu'aib.
Hani onlara Şuayb: "Sakınmaz mısınız?" demişti.When Shu'aib said to them: "Will you not take heed?
Medyen halkına da kardeşleri Şuayb'ı gönderdik, onlara şöyle dedi: "Ey milletim!Remember, We sent to Midian their brother Shu'aib.
Medyen halkına kardeşleri Şuayb'ı gönderdik.We sent to Midian their brother Shu'aib.
Şuayb: "Rabbim yaptıklarınızı çok iyi bilir" dedi.(Shu'aib) said: "My Lord knows well what you are doing."
Hani Şuayb, onlara demişti ki: Hala mı çekinmezsiniz?When Shu'aib said to them: "Will you not take heed?
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Şöyle dedi: "Ey toplumum!Remember, We sent to Midian their brother Shu'aib.
Medyen'e, kardeşleri Şuayb'ı göndermiştik.We sent to Midian their brother Shu'aib.
Yapıp ettiklerinizden mutlaka sorgu-suale çekileceksiniz.But you will surely be questioned about what you used to do.
Şuayb onlara demişti ki: "Hâlâ sakınmıyor musunuz?"When Shu'aib said to them: "Will you not take heed?
Şuayb dedi: "Yapmakta olduğunuzu Rabbim daha iyi bilir."(Shu'aib) said: "My Lord knows well what you are doing."
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik.To Midian We sent their brother Shu'aib.
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik).Remember, We sent to Midian their brother Shu'aib.
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim!We sent to Midian their brother Shu'aib.
(Şuayb'ın kavmi olan) Medyen halkı da(Şuayb'ı) yalanladılar.And the people of Midian too.
Şuayb onlara şöyle demişti: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?When Shu'aib said to them: "Will you not take heed?
Şuayb: Rabbim yaptıklarınızı en iyi bilendir, dedi.(Shu'aib) said: "My Lord knows well what you are doing."
(Şuayb'ın) iki kızından biri: Babacığım! Onu ücretle (çoban) tut.Said one of the maidens: "O father, employ him.
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik ve Şuayb: Ey kavmim!To Midian We sent their brother Shu'aib.
(Şuayb'ın kavmi olan) Medyen halkı da (Şûayb'ı) yalanladı.And the people of Midian too.
Hani Şuayb onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?"When Shu'aib said to them: "Will you not take heed?
Şuayb, "Rabbim, yaptıklarınızı en iyi bilendir" dedi.(Shu'aib) said: "My Lord knows well what you are doing."
(Şuayb'ın) iki kızından biri: "Babacığım! Onu ücretle (çoban) tut.Said one of the maidens: "O father, employ him.
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik ve Şuayb, "Ey kavmim!To Midian We sent their brother Shu'aib.
Semûd kavmi, Lut kavmi ve Eykeliler (Şuayb kavmi) de yalanlamışlardı.And the Thamud, the people of Lot, as well as the dwellers of the Wood, had denied.
Medyen halkına da kardeşleri Şuayb'ı gönderdik.We sent to Midian their brother Shu'aib.
Şuayb: “Rabbim sizin yaptıklarınızı çok iyi biliyor.” dedi. [7,88; 11,87](Shu'aib) said: "My Lord knows well what you are doing."
Medyen halkına da kardeşleri Şuayb'ı gönderdik, onlara dedi ki: “Ey benim halkım!To Midian We sent their brother Shu'aib.
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Dedi ki: "Ey halkım, ALLAH'a kulluk edin.Remember, We sent to Midian their brother Shu'aib.
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı...We sent to Midian their brother Shu'aib.
Kardeşleri Şuayb onlara demişti ki, "Erdemli olmayacak mısınız?"When Shu'aib said to them: "Will you not take heed?
"Ey Şuayb" dediler. "Senin söylediklerinin çoğunu biz 'kavrayıp anlamıyoruz'.They said, “O Shuaib!
Milletinin inkar eden ileri gelenleri, "Şuayb'a uyarsanız, and olsun ki siz kaybedersiniz" dediler.And the disbelieving leaders of his people said, “If you obey Shuaib, you will indeed be in a loss.”
Şuayb onlardan döndü de, "Ey milletim!So Shoaib turned away from them saying, “O my people!
"Ey Şuayb!They said, “O Shuaib!
"Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyor ve doğrusu seni aramızda güçsüz görüyoruz.They said, “O Shuaib!
Medyen halkına kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. O, "Ey milletim!And We sent towards Madyan, their fellowman Shuaib – he therefore said, “O my people!
Medyen'e, kardeşleri Şuayb'ı göndermiştik. Dedi ki: "Ey toplumum!And to Madyan their fellow man Shuaib; he said, “O my people!
Dediler ki: "Ey Şuayb!They said, “O Shuaib!
Dediler ki: "Ey Şuayb! Söylediklerinin birçoğunu anlamıyoruz.They said, “O Shuaib!
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Şöyle dedi: "Ey toplumum, Allah'a ibadet edin.And We sent towards Madyan, their fellowman Shuaib – he therefore said, “O my people!
(Şuayb), onlardan yüz çevirdi ve (içinden) dedi ki: "Ey kavmim!So Shoaib turned away from them saying, “O my people!
Dediler ki: Ey Şuayb!They said, “O Shuaib!
(Şuayb'ın) iki kızından biri: Babacığım!One of the two women said, “O my father!
(Şuayb'ın) iki kızından biri: "Babacığım!One of the two women said, “O my father!
Şuayb: “Ey milletim!He said, “O my people!
Halkının ileri gelen inkarcıları, "Şuayb'a uyarsanız kaybedenlerden olursunuz," dediler.And the disbelieving leaders of his people said, “If you obey Shuaib, you will indeed be in a loss.”
Medyen halkına kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Şöyle dedi: "Ey milletim!And to Midian their brother Shuaib; he said, 'O my people, serve God!
Ey Şuayb dediler, söylediğin sözlerin çoğunu anlamıyoruz ve seni de içimizde zayıf görmedeyiz.They said, 'Shuaib, we do not understand much of what thou sayest.
(Şuayb'ın kavmi olan) Medyen halkı da(Şuayb'ı) yalanladılar. Musa da yalanlanmıştı.and the men of Midian; to Moses also they cried lies.
(Şuayb'ın kavmi olan) Medyen halkı da (Şûayb'ı) yalanladı. Musa da (Firavun tarafından) yalanlandı.and the men of Midian; to Moses also they cried lies.
"Ey Şuayb" dediler.They said: "O Shu'aib!
Şuayb'ı yalanlayanlar, yurtlarında sanki hiç yaşamamışlar gibi oldular, izleri bile kalmadı.Those who belied Shu'aib, became as if they had never dwelt there (in their homes).
Mahvolanlar, Şuayb'ı yalanlayanlar oldu.Those who belied Shu'aib, they were the losers.
Buyruğumuz gelince, Şuayb'ı ve beraberindeki inananları katımızdan bir rahmet olarak kurtardık.And when Our Commandment came, We saved Shu'aib and those who believed with him by a Mercy from Us.