şua ile cümle
şua kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.De är stillsamma jättar som jag har haft glädjen att få möta öga mot öga många gånger under vattnet.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Dit zijn zachtaardige reuzen, waarvan ik vele malen het genoegen had ze persoonlijk onder water te ontmoeten.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Estes são os amáveis gigantes que eu tive o prazer de conhecer cara a cara muitas vezes debaixo de água.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Estos son los gigantes amables que he tenido el placer de conocer cara a cara muchas veces debajo del agua.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Ezek azok a gyengéd óriások, akikkel volt szerencsém szemtől szemben találkozni több ízben is.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.이녀석들은 제가 바다 아래서 여러번 직접 마주쳤던 반가운 녀석들이네요.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Ne ovat lempeitä jättiläisiä, joita olen monta kertaa päässyt näkemään silmästä silmään veden alla.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Sono i giganti buoni che ho avuto il piacere di incontrare molte volte sott'acqua.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.To so prijazni velikani, ki sem jih na moje veliko veselje srečala iz oči v oči velikokrat pod vodo.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Tu sú tí nežní obri, ktorých som mala možnosť toľkokrát stretnúť tvárou tvár pod vodou.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Wiele razy miałam okazję spotkać te łagodne olbrzymy oko w oko w głębinach morskich.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Πράοι γίγαντες που είχα την ευχαρίστηση να συναντήσω πρόσωπο με πρόσωπο πολλές φορές υποβρυχίως.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Това са учтиви гиганти, с които имах удоволствието да се срещна много пъти лице в лице под водата.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Это ласковые гиганты, с которыми мне посчастливилось встретиться лицом к лицу много раз под водой.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.אלו הם ענקים עדינים שהיה לי את העונג לפגוש פנים אל פנים פעמים רבות מתחת למים.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.هذه حيتان ضخمة مهذبة كان لي شرف مقابلتها وجهاً لوجه عدة مرات تحت الماء.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.嬉しく感じる生き物です クジラにじっと見られるのは何ともいいようのない体験です
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.Acolo, Iuda a văzut pe fata unui Cananit, numit Şua; a luat -o de nevastă, şi s'a culcat cu ea.
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.Der så Juda en Datter af Kana'anæeren Sjua, og han tog hende til Ægte og gik ind til hende.
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.Di situ Yehuda berkenalan dengan seorang gadis Kanaan, anak Sua, lalu mereka kawin
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.És meglátá ott Júda egy Súah nevû Kanaánbeli férfiúnak leányát, és elvevé azt, és beméne hozzá.
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.e viu Judá ali a filha de um cananeu, que se chamava Suá; tomou-a por mulher, e esteve com ela.
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.Hij ontmoette daar een Kanaänitisch meisje en trouwde met haar. Zij was de dochter van Sua.
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.In ko je Juda videl tam hčer nekega Kanaanca, ki mu je bilo ime Šuva, jo vzame ter se združi ž njo.
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.I ujrzał tam Judas córkę męża Chananejskiego, którego zwano Sua; a pojąwszy ją, wszedł do niej.
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.I uzřel tam Juda dceru muže Kananejského, kterýž sloul Sua; a pojav ji, všel k ní.
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.Judá vio allí a la hija de un hombre cananeo llamado Súa, y la tomó y se unió a ella
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.유다가 거기서 가나안 사람 수아라 하는 자의 딸을 보고 그를 취하여 동침하니
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.Là, Juda vit la fille d`un Cananéen, nommé Schua; il la prit pour femme, et alla vers elle.
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.Qui Giuda vide la figlia di un Cananeo chiamato Sua, la prese in moglie e si unì a lei
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.Siellä Juuda näki Suua nimisen kanaanilaisen miehen tyttären, ja hän otti tämän luokseen ja yhtyi häneen.
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.Tại đó , Giu-đa thấy con_gái của một người Ca-na-an , tên là Su - a , bèn cưới làm vợ , và ăn_ở cùng nàng .
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.Tại đó, Giu-đa thấy con gái của một người Ca-na-an, tên là Su-a, bèn cưới làm vợ, và ăn ở cùng nàng.
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.Tam videl Júda dcéru kananejského muža, ktorému bolo meno Šuva, a vzal si ju a vošiel k nej.
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.Und Juda sah daselbst eines Kanaaniter-Mannes Tochter, der hieß Sua, und nahm sie. Und da er zu ihr einging,
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.И увидел там Иуда дочь одного Хананеянина, которому имя: Шуа; ивзял ее и вошел к ней.
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.И Юда като видя там дъщерята на един ханаанец, на име Суя, взе я и влезе при нея.
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.וירא שם יהודה בת איש כנעני ושמו שוע ויקחה ויבא אליה׃
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.ونظر يهوذا هناك ابنة رجل كنعاني اسمه شوع. فاخذها ودخل عليها.
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.猶 大 在 那 裡 看 見 一 個 迦 南 人 名 叫 書 亞 的 女 兒 、 就 娶 他 為 妻 、 與 他 同 房
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şuaydı. Yahuda kızla evlendi.猶大 在 那 裡看見 一 個 迦南人 名叫 書亞 的 女兒 、 就 娶 他 為妻 、 與 他 同房
Örneğin, Amerikan devrimi gibi ama devrim şuan gerçekleşirse desteklenmezИ, конечно, в краткосрочной перспективе сопротивление играет колоссальную роль.
Öyleyse, bunu 1994'te yapsaydım, şuan Walmart'ın ne durumda olacağını tahmin edebilirdim.그래서 제가 이것을 1994년에 한 경우, 저는 월마트가 지금 어떻게 될지 예측할 수 있었습니다
Öyleyse, bunu 1994'te yapsaydım, şuan Walmart'ın ne durumda olacağını tahmin edebilirdim.Alors si j'avais fait ça en 1994, j'aurais pu prédire ce que Walmart serait aujourd'hui.
Öyleyse, bunu 1994'te yapsaydım, şuan Walmart'ın ne durumda olacağını tahmin edebilirdim.Als ik dit zou hebben gedaan in 1994, had ik kunnen voorspellen wat Walmart nu zou zijn.
Öyleyse, bunu 1994'te yapsaydım, şuan Walmart'ın ne durumda olacağını tahmin edebilirdim.Čiže keby som to urobil v roku 1994, mohol som predpovedať, aký by Walmart mal byť teraz.
Öyleyse, bunu 1994'te yapsaydım, şuan Walmart'ın ne durumda olacağını tahmin edebilirdim.Deci, dacă aş fi făcut asta în 1994, aş fi anticipat ceea ce Walmart ar face acum.
Öyleyse, bunu 1994'te yapsaydım, şuan Walmart'ın ne durumda olacağını tahmin edebilirdim.Então se eu tivesse feito isto em 1994, podia ter previsto o que a Walmart seria agora.
Öyleyse, bunu 1994'te yapsaydım, şuan Walmart'ın ne durumda olacağını tahmin edebilirdim.Gdybym sporządził taki wykres w 1994, mogłem przewidzieć, gdzie Walmart będzie dziś.
Öyleyse, bunu 1994'te yapsaydım, şuan Walmart'ın ne durumda olacağını tahmin edebilirdim.Jadi kalau saya melakukan ini di 1994, saya bisa memprediksi seperti apa Walmart sekarang.
Öyleyse, bunu 1994'te yapsaydım, şuan Walmart'ın ne durumda olacağını tahmin edebilirdim.Nên nếu tôi đã làm điều này vào năm 1994, tôi đã có thể đoán ra Walmart sẽ như thế nào vào hiện tại.
Öyleyse, bunu 1994'te yapsaydım, şuan Walmart'ın ne durumda olacağını tahmin edebilirdim.Quindi se avessi disegnato questo grafico nel '94 avrei potuto prevedere come sarebbe stata Walmart oggi.
Öyleyse, bunu 1994'te yapsaydım, şuan Walmart'ın ne durumda olacağını tahmin edebilirdim.Så hvis jeg havde gjort dette er 1994, kunne jeg have forudsagt hvad Walmart ville være nu.
Öyleyse, bunu 1994'te yapsaydım, şuan Walmart'ın ne durumda olacağını tahmin edebilirdim.Si lo hubiera hecho así en 1994, habría podido predecir cómo estaría Walmart ahora.
Öyleyse, bunu 1994'te yapsaydım, şuan Walmart'ın ne durumda olacağını tahmin edebilirdim.Takže pokud bych to provedl v roce 1994, byl bych schopen odhadnout, kde bude Walmart teď.
Öyleyse, bunu 1994'te yapsaydım, şuan Walmart'ın ne durumda olacağını tahmin edebilirdim.Tehát, ha ezt csináltam volna 1994-ben, meg tudtam volna jósolni, milyen lenne a Walmart most.
Öyleyse, bunu 1994'te yapsaydım, şuan Walmart'ın ne durumda olacağını tahmin edebilirdim.Wenn ich das nun 1994 gemacht hätte, hätte ich vorhersagen können wo Walmart heute steht.
Öyleyse, bunu 1994'te yapsaydım, şuan Walmart'ın ne durumda olacağını tahmin edebilirdim.Έτσι αν το είχα κάνει το 1994, θα μπορούσα να είχα προβλέψει τι θα ήταν τώρα η Γουόλμαρτ.
Öyleyse, bunu 1994'te yapsaydım, şuan Walmart'ın ne durumda olacağını tahmin edebilirdim.Если бы я сделал это в 1994-м, я смог бы предсказать, чем Walmart был бы сейчас.
Öyleyse, bunu 1994'te yapsaydım, şuan Walmart'ın ne durumda olacağını tahmin edebilirdim.Така че, ако бях направил това през 1994 година, щях да предвидя какъв щеше да бъде Walmart сега.