şu hâlde ile cümle

şu hâlde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Şu halde boş kaldığın zaman, durmaksızın (dua ve ibadetle) yorulmaya-devam et.So when you are free work diligently,
Şu halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.So serve your Lord with full dedication and sacrifice.
Şu halde, eğer iman etmiş kimseler iseniz onlardan korkmayın, benden korkun.But do not fear him, fear Me, if indeed you are believers.
Şu halde (Ey yahudiler ve hakimler!) İnsanlardan korkmayın, benden korkun.So, therefore, do not fear men, fear Me, and barter not My messages away for a paltry gain.
Şu halde O'na kulluk et; O'na kulluk etmek için sabırlı ve metanetli ol.Therefore worship Him, and be constant in His worship.
Şu halde bana uyunuz ve emrime itaat ediniz.So follow me and obey my command."
Şu halde, üstün gelen onlar mı?Would they still prevail?
Şu halde onlar, ayakları üzerine dururken üzerlerine Allah'ın ismini anınız (ve kurban ediniz).So pronounce the name of God over them as they stand with their forefeet in a line.
Şu halde, kim bunun ötesine gitmek isterse, işte bunlar, haddi aşan kimselerdir.But those who covet more than this will be transgressors;
Şu halde siz Allah'tan korkmaz mısınız! de.Say: "Then why do you not obey and fear Him?"
Şu halde, kim bunun ötesine gitmeyi isterse, işte bunlar, haddi aşan kimselerdir.But those who covet more than this will be transgressors;
"Şu halde siz Allah'tan korkmaz mısınız?" de.Say: "Then why do you not obey and fear Him?"
Ad (kavmi) de yalanladı. Şu halde Benim azabım ve uyarmam nasılmış?The tribe of A’ad denied – so how did My punishment turn out, and My warnings?
İşte bu, hak gündür. Şu halde dileyen Rabbine bir dönüşyolu edinsin.That is the True Day; therefore whoever wills may take the path towards his Lord.
"(Bunlar da) Allah'ındır" diyecekler. Şu halde siz Allah'tan korkmaz mısınız! de.Thereupon they will say, “Such greatness is only that of Allah”; say, “So why do you not fear?”
"(Onlar da) Allah'ındır." diyecekler. "Şu halde siz Allah'tan korkmaz mısınız?" de.Thereupon they will say, “Such greatness is only that of Allah”; say, “So why do you not fear?”
Şu halde sabret. Şüphesiz (güzel olan) sonuç takva sahiplerinindir.So be patient; the issue ultimate is to the godfearing.)
Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Şu halde elçilere düşen apaçık bir tebliğden başkası mı?So did those before them; yet is aught for the Messengers, but to deliver the manifest Message?
Bu, Allah'ın yaratmasıdır. Şu halde, O'nun dışında olanların yarattıklarını Bana gösterin.This is God's creation; now show me what those have created that are apart from Him!
Şu halde sen sabret. Gerçekten Allah'ın va'di haktır.So be thou patient; surely God's promise is true.
Şu halde sen, Bizim zikrimize sırt çeviren ve dünya hayatından başkasını istemeyenden yüz çevir.So turn thou from him who turns away from Our Remembrance, and desires only the present life.
Şu halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin.Refrain; better is it for you.
Şu halde sen sabret.Wherefore persevere thou.
Şu halde sakın kuşkuya kapılanlardan olma.So be you not one of those who doubt.
Şu halde 'güvenlik içinde olmak bakımından' iki taraftan hangisi daha hak sahibidir?(So) which of the two parties has more right to be in security?
Şu halde yaptığınız bu alış-verişten dolayı sevinip-müjdeleşiniz.Then rejoice in the bargain which you have concluded.
De ki: Gördünüz mü şu halde, onu bırakıp kimlere kulluk etmedesiniz?Surely, they will say: "Allah (has created them)."
Şu halde kâfir olan bir toplum için üzülme!So be not sorrowful over the people who disbelieve.
Şu halde ona uyun. Sizi O'nun yolundan ayıracak (başka) yollara uymayın.And do not follow the other paths, lest they divert you from His path.
Şu halde kimin daha doğru yolda olduğunu Rabbin daha iyi bilir."Your Lord knows best who is better guided in the way.”
Şu halde, kim ahdini bozarsa, artık o, ancak kendi aleyhine ahdini bozmuş olur.Whoever breaks his pledge breaks it to his own loss.
O'ndan başka İlah yoktur. Şu halde (yalnızca) O'nu vekil tut.There is no god but He, so take Him as a Trustee.
Şu halde onları affet; bağışlanmaları için dua et; iş hakkında onlara danış.So pardon them, and ask forgiveness for them, and consult them in the conduct of affairs.
Şu halde ona uyun ve korkup-sakının. Umulur ki esirgenirsiniz.Follow it, then, and become God-fearing; you may be shown mercy.
Şu halde onun omuzlarında yürüyün ve O'nun rızkından yiyin.So traverse in its tracks and partake of the sustenance He has provided.
Hepsi ona (hak olduğuna) şahitlerdi. Şu halde (Ey yahudiler ve hakimler!)They judged by the Book of Allah for they had been entrusted to keep it, and bear witness to it.
Şu halde yerin omuzlarında (üzerinde) dolaşın ve Allah'ın rızkından yeyin.So traverse in its tracks and partake of the sustenance He has provided.
Bu Benim dosdoğru olan yolumdur. Şu halde ona uyun.And (He commandeth you, saying): This is My straight path, so follow it.
Şu halde, sen bundan dolayı davet et ve emrolunduğun gibi doğru bir istikamet tuttur.Unto this, then, summon (O Muhammad).
Şu halde yarışmak isteyenler, bunun için yarışsınlar.So for this let the competitors compete.
Şu halde bil; gerçekten, Allah'tan başka İlah yoktur.Know that God is the only Lord.
Şu halde namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve Allah'a ve O'nun Resûlü’ne itaat edin.At least be steadfast in prayer, pay the religious tax, and obey God and His Messenger.
Şu halde namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin.At least be steadfast in prayer, pay the religious tax, and obey God and His Messenger.
Yoksa onların ortakları mı var? Şu halde eğer doğru sözlü kimselerse, ortaklarını getirsinler.Or have they associates if they are truthful.
Şu halde mutlu sona ihtiyacım var!Also, ich brauche noch ein Happy End!
Sizin asıl Rabbiniz Rahman (olan Allah)dır; şu halde bana uyun ve emrime itaat edin" demişti.Und euer Liebstes zu erretten, fallt freudig, wie ich euch ein Beispiel gebe.
Şu halde kara deliği oluşturan enformasyon kayıp mıdır, değil midir?Alors, l’information qui a formé le trou noir est-elle perdue ou pas ?
Şu halde muhtemelen evren GUT teorisinin uygulanma alanı bulduğu bir evre geçirmiş olmalıdır.Il est donc probable que l’Univers ait connu une phase où la théorie grand unifiée était de mise.
Şu halde, bir elemanın yerini tespit etmek mümkün değildir.Le retrait d'un élément n'est pas possible.
Şu halde Allah'ın nimetlerini hatırlayın, yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın.¡Sé bueno, como Alá lo es contigo!¡No busques corromper en la Tierra, que Alá no ama a los corruptores!
Sizin asıl Rabbiniz Rahman (olan Allah)dır; şu halde bana uyun ve emrime itaat edin" demişti.Llevaréis al lugar elegido por el Señor, vuestro Dios para morada de su nombre todo lo que yo os prescribo".
Şu halde, bir elemanın yerini tespit etmek mümkün değildir.O son incapaces de encontrar un lugar donde depositar los mismos.
Şu halde tüm iyi niyet ve düşüncelere rağmen, insanlar hatasız olamayacaktır.Después con el compromiso y la profesionalidad de todos no tendremos problemas.
Şu halde Antalya ve havalisi 1390-1391 veya 1392 senelerinden birinde alınmış olmaktadır.Existe la posibilidad de que pasase un tiempo en Florencia alrededor de 1389 o 1390.
Şu halde Allah'ın nimetlerini hatırlayın, yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın.ناقة صالح قال تعالى : (هذه ناقة الله فذروها تأكل في أرض الله ولا تمسُّوها بسوء) (هود 64).
Sizin asıl Rabbiniz Rahman (olan Allah)dır; şu halde bana uyun ve emrime itaat edin" demişti.“ربى ..أنت في عين كل ناظر” “بيتك مني في الآخرة كقلبك مني في الدنيا.”
Sizin asıl Rabbiniz Rahman (olan Allah)dır; şu halde bana uyun ve emrime itaat edin" demişti.E o segundo é: Amai (ágape) vosso próximo como a vós mesmos.
Şu halde, ideal olan ile gerçek, düşünce ile varlık bir ve aynıdır.É simultaneamente o ser e o pensamento, a ideia e o mundo ideal.
Sizin asıl Rabbiniz Rahman (olan Allah)dır; şu halde bana uyun ve emrime itaat edin" demişti.Twoimi byli i Ty Mi ich dałeś, a oni zachowali słowo Twoje”.
Şu halde bu eser müslümanların orijinal bir çalışmasıdır..."Niech dzień ten stanie się dniem wstydu dla chińskich oprawców”.

İlgili Sayfalar